ÇOCUKLU CAFE

Bozbey'den gündeme dair çarpıcı sözler

20 Ekim 2018 Cumartesi 10:47

bozbeyden-gundeme-dair-carpici-sozler

CHP Bursa teşkilatlarında en çok konuşulan isim olan Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, rotabursa.com'a özel ve çok çarpıcı açıklamalar yaptı. Bozbey, Büyükşehir'e mi aday olacak? Nilüfer'de devam mı edecek? Başka partiden mi aday olacak? Veya kenara mı çekilecek? Hepsi ve daha fazlasının cevabı bu röportajda...

İŞTE MUSTAFA GÜLTEKİN'İN O RÖPORTAJI 

Yerel seçimlere az bir zaman kaldı. Parti kulisleri çok hareketli. Belediye başkanlığı, meclis üyeliği düşleyenler veya görevlerine devam etme arzusunda olanların hepsi derin bir heyecan içindeler.  

Bursa'da en çok merak edilen konu, partilerin, daha doğrusu Ak Parti ve CHP'nin Büyükşehir Belediye Başkan adayının kim olacağı. Ak Parti'de bu süreç daha sakin işlerken CHP'de hararet tavan yapmış vaziyette.  

Malumunuz, Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey CHP içinde en çok tartışılan isim. Kimileri, O'nu ısrarla Büyükşehir adayı yapmak isterken kimileri de Nilüfer'de devam etmesinin daha doğru olacağını savunuyor.  

Biz de işte bütün bunları kendisine soralım istedik ve bir röportaj gerçekleştirdik. Biraz uzun oldu fakat bir nefeste okuyacağınızı umuyorum. Zira Başkan Bozbey, merak edilen konularda çarpıcı açıklamalar yaptı. 

Sohbete en son gündemden, yani, Mudanya'da 2700 yıllık Antik Kent'in üzerine ve tartışmalı bir şekilde kurulan AVM'nin açılışına katılmasından başladık.  

Bozbey, lafını hiç eğip bükmeden, "Siz şimdi Mudanya belediyesi olarak işletme ruhsatını vermişsiniz. Çalışma iznini vermişsiniz. Böyle bir durumda eğer bir kurum, Mudanya belediyesi işletme ruhsatını çalışma iznini vermişse ben oraya giderim. İlçe halkını da orada gördük. Tekrar söylüyorum. Bir şey varsa bunun nasıl yapılacağı bellidir. Siz o konuda adım atmazsanız, işletme ruhsatını da verirseniz  sorumluluk sizindir benim değil" noktayı koydu.  

Gelelim, adaylık konusuna. Mustafa Bozbey, "ben şu an hiç bir yere aday değilim, müracaatım da yok diyerek başladı söze ve tabiri caiz ise adrese teslim mesajlar verdi. Büyükşehir adaylığında hiç gönlü olmadığını gizlemedi. Hatta bunun kasıtlı bir tartışma olabileceğini bile söyledi. Dahası, Nilüferlilerin de bu tartışmadan rahatsız olduğunu ve kendisini Nilüfer'de görmek istediklerinin altını çizdi.  

Ve tabii ki; CHP İl Başkanlığı'nın yaptırdığı ve medyaya da konu olan, tartışılan anket konusuna da girdik. Başkan Bozbey "20 yıldır kent yöneticisiyim, 20 yıldır böyle anket görmedim" diyerek başladığı söze, "ben ilin bu araştırmayı genel merkeze götürmesini bile zul kabul ediyorum..." diyerek devam etti.  

Mustafa Bozbey, Muharrem İnce lehine verdiği imzanın haklılığını ve imza sahiplerinin hala imzalarının arkasında olduğunu ifade ettiği ve parti içerisinde çok tartışılacak sözlerinin finalini, "Hedefimiz önümüzdeki süreçte de yine Nilüferlileri maksimum düzeyde gülümsetmek..." diyerek bitirdi.


Buraya kadar böyleyken böyle,

Şimdi daha fazlasını buyurun kendi ağzından dinleyelim.  

"SORUMLULUK MUDANYA BELEDİYESİ'NİN" 

--Mudanya'da 2700 yıllık Antik Kent üzerine tartışmalı bir sürecin sonunda AVM yapıldı ve siz de açılış girdiniz. O fotoğraf sizin seçmeninizde büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Neden oradaydınız? 

Önce tabii ki; tarihe sahip çıkmak, tarihi değerlere sahip çıkmak hepimizin sorumluluğu. Bir kere oradan başlayalım. Çünkü biz de Nilüfer'de 2700 yıllık var, 8500 yıllık tarihe tanıklık eden yerlerimiz var. Onunla birlikte koruma yaptığımız ve ileriki yıllara, yüzyıllara aktarmaya çalıştığımız  tarihi alanlarımız var, Misi gibi, Gölyazı gibi... onun için biz yıllardır bu kentte tarih konusunda ne kadar hassas olduğumuzu ortaya koyduk ve koymaya devam ediyoruz. Mudanya'daki olaya gelince, şunu belirtmek gerekir ki; öncelikli olarak bu konuda, o AVM bugün yapılmadı, önce ona bakmak lazım. Mevcut AVM'nin adı değişti, sahibi değişti. Daha önce de orda vardı zaten. Reklam yapmamak için isim vermek istemiyorum. Anıtlar Kurulu bu konuda kararlarını vermiş. Davalar açılmış ve sonuçlanmış. Dünyanın birçok yerinde bu tür yerlerin koruma kurullarınca nasıl korunacağına dair örnekleri de mevcut. Bunlar yapılabilir ama burada en önemli olay şu, elbette ki bir yerli firmanın böyle bir işletme açması ve bunun yanında bir destek olarak yeni bir alan açmasına yönelik desteğimizi ona sunmak bir vatandaşlık görevi olarak görüyorum. Ama onun bir öncesinde de şunu da vurgulamak istiyorum.burada işletme ruhsatı var mı yok mu? Siz şimdi Mudanya belediyesi olarak işletme ruhsatını vermişsiniz. Çalışma iznini vermişsiniz. Böyle bir durumda eğer bir kurum, Mudanya belediyesi işletme ruhsatını çalışma iznini vermişse ben oraya giderim. İnsanlar bunu sorgularken, buraya katılanlar yasadışı bir yere mi katıldı gibi bir olayla o insanların tümünü farklı görmek doğru değil. Tabii ki; tarihe sahip çıkmak zorundayız. O işletme sahibine, tarihe sahip çıkmadığı şeklinde bir şey söylemek de doğru değil. Az çok Bursa kamuoyu o kişiyi tanıyor.  Hem bir işadamı olarak, aynı zamanda da bu konulardaki duyarlılığı, hayırseverliliği konusundaki duyarlılığını göz önüne aldığımızda hakikaten bir Bursa markası olarak değerlendirdiğimizde. Orada bir işetmenin açılışında bulunmak kadar güzel bir olay yok diye düşünüyorum. Bunu böyle incelemek lazım diye düşünüyorum. Gerekirse tarih varsa çıkarılır. Haa Mudanya belediyesi 4 yıldır, 5 yıldır orada, 5 yılda eğer bir şey varsa çok basit, bu tür yerleri biz ne yapıyoruz? Kamulaştırma kararı alıyoruz, kamulaştırıyoruz, bedelini öderiz ve orada da sorunu çözeriz. Ama bunu böyle yapmadan siz başka türlü uğraşırsanız, doğru değil. O gün Mudanya'nın neredeyse yarısı oradaydı zaten. İlçe halkını da orada gördük. Tekrar söylüyorum. Bir şey varsa bunun nasıl yapılacağı bellidir. Siz o konuda adım atmazsanız, işletme ruhsatını da verirseniz  sorumluluk sizindir benim değil. 

-- Sorumluluk Mudanya Belediyesi'ne ait diyorsunuz. 

Aynen öyle... 

"AK PARTİ İLÇE BAŞKANI DOĞRU BİR LAF DEMEMİŞ" 

--Ak Parti Nilüfer İlçe Başkanı, Anadolu Arastası projesinin 10 yıldır tamamlanamadığını açıkladı ve bunun bir "fiyasko" olduğunu iddia etti. Bu proje bunca yıldır neden bitirilemedi? 

Şimdi Anadolu Arastası tabii bizim çok önem verdiğimiz bir proje. Ak Parti İlçe Başkanı aslında Nilüfer'i tanıyor, biliyor. Birçok yaptığımız hizmetleri de bildiği halde eğer "10 yıldır" diyorsa o zaman onu sadece siyaseten söylediğini söylerim. Doğru bir laf dememiş, doğru bir söz ifade etmemiş. Bizim başlangıç süremiz belli. Ama o projeyi bizim ortaya koyma süremiz tabii ki, epey uzun ama inşaata başlama sürecimiz daha sonra ve o süreç öyle 10 yıl değil. İkincisi orada şu anda Büyükşehir Belediyesi'nin uzun zamandır bir çalışması var. Bu çalışma da oradaki Nilüfer Çayı hattını değiştirmeyi düşünüyor. İmar plan çalışması da var orada. Hatta o hattın değişikliğinde imarlı yerlere de hat giriyordu, Nilüfer Çayı'nı biraz daha güneye kaydırmayı planlıyorlar. Orada bir es yapıyor. O esi kaldırarak daha düzgün akması için bir çalışma yaptıklarını bize ilettiler, plan çalışmalarını bize gönderdiler. Orada Büyükşehir tarafından, Buski tarafından bir imar çalışması da mevcut... 

Ama diğer taraftan da çok büyük boyutlu bir proje ve şu anda tamamen altyapıyı yaptık, üst yapıdan da birçok binamızı tamamladık. Kaba inşaat olarak yüzde 80 tamamlandı.  Ama üçüncü adımı bunun esas projeye başlarken hemşeri derneklerini üye yaptığımız bir kooperatifimiz var.Arasta Kooperatifi. Ve bu kooperatifteki amacımız ince işlerle ilgili o kooperatif üyesi olan derneklerimizle o illere ait malzemeyi temin edip buraya getirerek biz işçiliğini yapacağız. Şimdi yavaş yavaş üçüncü adıma doğru gidiyoruz. Tabii ki; uzun soluklu proje, ben kısa vadede bitecek demedim zaten. Mali açıdan da yüzmilyonları geçen bir proje. Bir ilçe belediyesinin Türkiye'de üstlendiği bana göre en büyük projelerden bir tanesi. Tabii ki; sürece yaymak zorundayız. Ama bitecek mi? Tabii ki; bitecek ve nasıl diğer projelerimiz örnek olmuşsa bu projemiz de dünyaya örnek olacak. Bakın sadece Türkiye'ye değil, dünyaya örnek olacak. Çünkü biz orda barışın projesini yapıyoruz. Konumuna baktığınız zaman hem hızlı trene, hem otobana, hem deniz yoluna yakın mesafede olması turizmi de tetikleyecek bir yer olacak orası. 

"HİÇBİR YERE ADAY OLMAYABİLİRİM" 

--31 Mart 2019'da belediye başkanlığına aday mısınız? Nilüfer'den mi, Büyükşehir'den mi adaysınız? Zira Partinizin sizi Büyükşehir'den aday yapma isteği  ortada...   

Tabii, partimizin isteği olabilir ama ben yöneticilerimizin araştırmalara göre ve mevcut konjonktürel siyasal yapıya göre bir karar oluşturacağı düşüncesindeyim. Ama bunu yaparken mutlaka Mustafa Bozbey'in de görüşünü alarak yapacaklarına inanıyorum. Ben Mustafa Bozbey olarak hiçbir yere aday olmayabilirim de. Yani çok net söylüyorum. İlla ben şuraya aday olacağım, buraya aday olacağım diye bir sözüm yok, olmadı da zaten. Neticede 20 yıl bu kentte yöneticilik yaptım. Daha önceki dönemlerde de aday olmadığım süreçler yaşanmıştı ama parti tekrar göstermiştir biz yolumuza devam etmişizdir. Onun için bu sürecin de böyle değerlendirilebileceğini düşünüyorum. Bugün sorduklarında çok rahatlıklar diyebilirim, ben hiçbir yere aday değilim. Ama eğer bir talep varsa, bir katkı sunacaksam ki; gördüğüm kadarıyla kent insanından yoğun bir talep de var. Kent insanı da hangi yönde bir eğilim gösterirse o yönde aday gösteririler ve bu süreç tamamlanmış olur.  

--Genel merkeziniz sizi ısrarla Büyükşehir'de aday görmek isterse tavrınız ne olacak? 

Bakın, ısrar edecekleri konusunda bir düşüncede değilim. Neticede hem genel başkanımız hem de genel başkan yardımcılarımız bir alan kaybetmeyi arzu etmezler, alan kazanmayı isterler. Yani bugün Bursa'da Nilüfer önemli bir merkezdir. Bu merkezde Mustafa Bozbey devam etsin mi etmesin mi veya Büyükşehir'de devam etsin mi etmesin mi tartışmaları olacaktır. Ama bunu tırnak içerisinde söylüyorum. Bir art niyet içerisinde görmeden yapmak lazım.  

--Art niyetli düşünenlerin olduğunu mu düşünüyorsunuz? 

Yani, ben öyle demek istemiyorum. Ama bunu bu şekilde bir kişi üzerinden ve onun  yıpratılması konusundaki davranış biçimiyle bir yere aday gösterilmemesi lazım.  

--Peki, parti içerisinde size karşı böyle bir klik mi oluştu? 

Valla bana gelen bir şey yok. Ama birçok söylem var. Hani dedikodu mahiyetinde çok şey var ama ben sadece şunu görüyorum. Bir kere pazara gittiğimde, markete gittiğimde, sokaklarda dolaştığımda insanların son zamanlardaki basından veya çeşitli yerlerden duyduğu bu söylemlerin bana biraz sitemli iletildiğini görüyorum.  Yani, sitem içerisinde bana iletiyorlar. "Biz sizinle ilgili böyle düşünmüyoruz. Böyle konuşuluyor ama biz sizin Nilüfer'de ağırlıklı olarak devam etmenizden yana bir isteğimiz arzumuz var bunu da dillendiriyoruz, dillendirmeye de devam edeceğiz" gibi vatandaşın söylemi var.

Dediğim gibi bu bir matematik hesabıdır. Ben bugüne değin hep şunu söyledim. Tabii ki; gönlümüzden birçok şey geçer, hedeflerimiz vardır ama şartlar ve zaman... şartların ve zamanın olgunlaştığına bakmak lazım.  

--Şartların ve zamanın sizin Büyükşehir'de kazanmanız noktasında henüz olgunlaşmadığını mı düşünüyorsunuz? 

Yani, şimdi siz bir inciri topluyorsunuz, bir armudu topluyorsunuz, bazen 15 gün önce oluyor bazen 15 gün geç oluyor değil mi? Şartlar oluşuyor. Olgunlaşma süreci var bunun. Şartlar ona göre oluşuyor 15 gün sonra topluyorsun. Böyle bakmak lazım. İlla birilerini bir yere taşıyalım. Falanca bizim arkadaşımız, onu taşırsak diye düşündüğünüzde o zaman o armudu zamansız koparırsınız  gider çöpe atarsınız.      

--Çok siyasi bir cevap oldu. Şöyle diyelim peki, belli ki; siz bunun olgunlaşmadığını düşünüyorsunuz ancak Genel Başkan Sayın Kılıçdaroğlu, kesin bir dille size, şartların olgunlaştığını düşünerek "ya Büyükşehir, ya da hiçbir yer" gibi bir teklifte bulunursa tavrınız ne olacak? Büyükşehir'i kabul mü edeceksiniz, Nilüfer'den bağımsız veya başka partinin adayı mı olacaksınız, kenara mı çekileceksiniz?  

Bakın, bir kere genel başkanımızın bugüne değin böyle bir tavrı olmadığını söyleyebilirim. Yani, Genel Başkan'ımız, bazı söylemleri söyleyenlerden çok daha demokrat, çok daha açık fikirli ve karşıyı dinleyen, ona göre de matematik hesabını yapıp ona göre karar veren bir insan. Bazılarının bilemedikleri belki o... Genel Başkan'ımızın öyle bir emrivaki yaptığını, yapacağını bugüne kadar hiç duymadım, yapacağını hiç düşünmüyorum. Çünkü çok demokrat bir insan. Bir önceki dönemde de aynı şekilde oldu. Araştırmaları götürüyorsunuz, üst üste koyuyorsunuz, matematiğini yapıyorsunuz sonra O zaten sizi yönlendiriyor. Haaa bir başkaları ne düşünür, ne yapar, ne eder... O anda kendi kararını verir. 

--Bu konuda il yönetiminizin görüşü tavrı nedir size ulaşmış bir fikir var mı? 

İl yönetimi farklı düşünebilirler. Yani, onu kendi içinde değerlendirmeleri lazım. Ama il yöneticileri, ya da il başkanı, ya da onlarla birlikte hareket eden insanların ne yapmak istediklerine bakmak lazım. 

--Ne yapmak istiyorlar? 

İşte onu basın olarak sizin de izlemeniz lazım. Ne yapmak istiyorlar? Gerçekten Cumhuriyet Halk Partisi'nin, artı bir belediyeyi alması konusunda mı mücadele veriyorlar yoksa 'Cumhuriyet Halk Partisi'ne ne olursa olsun, biz, bize yakın Ahmet'i Mehmet'i koyalım kaybederse de kaybeder, ne yapalım kısmet bu seçim bu her şey olabilir...' gibi davranış içerisinde midirler? Bu basının işi, benim işim değil, ben bunu gözlemlemiyorum, takip de etmiyorum, içine de girmiyorum. Bu tartışmaların içine kendimi sokmak lüksüm de yok. Benim şu an bir yere aday başvurum yok, adaylığım yok. Bazı konuları basının aslında iyi takip etmesi lazım. Yoksa derinlemesine inmezseniz göremeyiz. Bana birçok şey iletiliyor, birçok şey konuşuluyor. Ben birçoğunun yanlış olduğunu düşünüyorum. Neticede parti kimliğini, partililik kültürünü gerçekten yansıtan bir davranışı gösterip gösteremeyecekleri konusunda endişelerim mevcut mu? Mevcut. Ne demek istediğimi siz de anladınız herhalde... 

"İMZACILAR HALA İMZALARININ ARKASINDALAR"  

--Peki, son  süreçte Genel Merkez nezdinde bir değişim talebi yaşandı ve siz de değişim adına imza verdiniz. Değişim de gerçekleşmedi. Bu imzanızın yerel seçimlerde size bir geri dönüşü olur mu? 

Son belediye başkanları toplantısında da ki; ben neden imza verdiğimi de açıkladım. Aslında bizim gibi düşünen insanlar o imzalarına halen sahip çıkıyorlar. Eğer bir kurultay olmuş olsaydı Genel Başkan belki de daha güçlü bir şekilde gelecekti. Artı insanlar o 24 Haziran'da Cumhuriyet Halk Partisi'ne oy vermiş insanlar, üyeler, delegeler inanılmaz bir karamsarlığa gömüldüler. Hala çıkmışmıdırlar? Hala çıkmadılar, çıkamadılar. Ben size söyleyeyim o duygudan arınamıyorlar. O gece yaşananları bir düşünün. Bu duygularını nerede rahatlatacak insanlar? Bir kurultayda rahatlatacaklar. Gerekirse kürsüye çıkacak konuşacak, ona karşılık neden olduğu anlatılacak ve böylece oradan çıkarken, inanın bana daha güçlü Cumhuriyet Halk Partisi yapısıyla çıkılacaktı. 

--Ama bunu 'çok demokrat' dediğiniz Genel Başkanınız neden müsaade etmedi? 

Hayır hayır bence genel başkanın bu konuda hiçbir şeyi yoktur tanıdığım kadarıyla ama çevresindeki bazıları etkin oldular. 

--Peki, o çevresindeki bazıları sizin Büyükşehir adaylığınız noktasında da etkin olurlar mı? 

Yani, olabilirler. Ben o süreci bilemem. Neticede böyle gittiğinde en son bizim Genel Başkanımızla yapacağımız toplantıdan sonra her şey ortaya çıkar. Ancak ben salt 'ben olayım' anlamında da böyle bir toplantıya, ziyarete gideceğim de düşünülmesin. Her şey tartışılır konuşulur, sonrası birinci adımdaki olaylara göre ikinci adım gerçekleşir, onu ben bilemem 

--İkinci adım ne olur? 

Şu anda öyle bir şey söz konusu olmayacağı için onu bilemem diyorum.  

--Anlaşılan 5. Dönemi de Nilüfer'de talep ediyorsunuz, istiyorsunuz. 'Aday değilim' diyorsunuz ama 'benle burası kazanılır, 'parti buradan bir alan kaybetmemesi gerekir' diyorsunuz. 

Ben öyle demedim de, yanlış anlaşılmasın, öyle bir lafım olmaz. 

--Öyle bir algı var sonuçta. 

Evet, öyle bir algı var, olabilir. Onu incelemek lazım. Ben biraz önce matematikten bahsettim. Ben matematiği severim.  

--Yani, sizin bir talebiniz yok ama 'matematiksel olarak Nilüfer Bozbey ile kazanılır' mı? 

Benim değerlendirmem yanlış olur. Bunu biraz önce söyledim, partililik kültürü içerisinde, partiyi düşünen, 'önce parti' diyen insanların bunu değerlendirerek ortaya koyması lazım. Benim biraz önce söylediğim o. Haa! Başka türlü de değerlendirebilir. 'Bu siyaset, kusura bakmayın ben kendimi düşünüyorum' der biri... Olabilir. Ha o da bilinir. Onun için bu yaklaşımı unutmamak gerekir. Burada illa ben diye bir şey yok . onu da söyledim zaten. Değerlendirecek olanlar da il yönetimidir, genel merkezdir.  

--İl yönetimi ve genel merkez bir değerlendirmenin sonucunda yine size "Büyükşehir'de görmek istiyoruz" derler ise tavrınız ne olacak? 

O andaki götüreceğimiz matematiğin karşılığında ortaya çıkar o. 

--Peki, her şeye rağmen...  

Ama her şeye rağmen diye bir şey olmaz... Her şeye rağmen bir şey olacağını düşünmüyorum. Biraz önce söyledim. Genel Başkan bu konuda çok demokrattır. Ona göre belirler, alan kayıplarını asla istemez. Yani, bunlar da var. Kim ister ki; kazanılmış bir alanı kaybedeyim. 

--Tamam ama daha çok kazanmak isteği olamaz mı?  

İşte onu iyi görmek lazım. Kazanma ihtimali var mı? İhtimal ne kadar? Ya da hiç mi yok? Yoksa yüzde yüz mü? 

--Sizce ne kadar? 

Şimdi onu tam görmeden bir şey söylemek mümkün değil. 

"İL'İN, ANKETİ GENEL MERKEZ'E GÖTÜRMESİNİ ZUL KABUL EDİYORUM" 

--Bir anket, bir araştırma yapmışsınızdır, yapıyorsunuzdur haliyle... 

Henüz elimizde bir belge yok ama önümüzdeki günlerde olacaktır mutlaka. Haa !yapılmışlar var mı? Var. Ama yapılmışların sağlıklı olduğu kanaatini taşımıyorum. 

--Kim yaptırmış? 

İl'in işte, basına da yansıdı. Bakın bu konuda ne düşündüğünüz önemli ama ne yaptığınız daha önemli. Siz bana düşüncelerinizi bir saat boyunca anlatırsınız, ben onları bir yere koyarım ama sizin ne yaptığınıza bakarım. Ne yaptığınız bana düşüncelerinizle çelişip çelişmediğinizi gösterir. Eğer düşünceleriniz doğrultusunda hareket ediyorsanız saygı duyarım. Ama düşünceleriniz ile yaptığınız uygulamalar birbiriyle çelişiyorsa o zaman kusura bakmayın siz yanlış yoldasınız arkadaşlar. Doğur değil, o zaman başka bir menfaat peşindesiniz derim. Başka bir olayın peşindesiniz derim. Ya da başka bir yara açma peşindesiniz derim. Bunu iyi okumak lazım. Burada açıkçası ilin yaptırdığı anket, ben 20 yıldır kent yöneticisiyim 20 yıldır böyle anket görmedim. Kesinlikle görmedim. Siz hiç duydunuz mu? Önce ben şu adaylarla şey yapacağım ey kamuoyu ne düşünüyorsunuz diye, onları araştıracağım. Sosyal medyada başlıyor araştırmaya sosyal medyada başlıyor yarışmaya, ondan sonra çıkıyor bir araştırma kuruluşu da ne yapsın yapacak bir şeyi yok, araştırma kuruluşu da onları araştırıyor. Böyle bir anket olur mu? Anketin gizliliği esastır ve hiç hissettirilmeden yapılması doğru sonuç verir. Şimdi sen diyorsun ki; 'ben gittim bir sokağa, ey arkadaşlar sokakta Ahmet'le Mehmet'i yarıştıracağım. Bir kendi aranızda bir tartışın sonra ben araştırma şirketini sokacağım içeriye...' Yahu böyle araştırma olur mu? Çünkü herkes önce birbirleriyle kavga edecek sonra araştırma şirketi de çıkacak orda sonuç elde edecek. Böyle olmaz. Bizim maalesef il başkanımız ve ildeki bazı arkadaşlarımız bu yanlışa düştü... Yanlışa düşüren kimse onu sorgulamak lazım. İl Başkanı mı yanlışa düştü, ya da kim düşürdü onları  bu hataya. Böyle araştırma oluyor mu diye etrafına bir baktılar mı, bakmadılar mı, zafiyetleri mi vardı? Ben açıkçası  burada iki şey düşünüyorum. Böyle bir araştırma bir: istediğiniz sonucu elde etmek için yapılır. İkincisi de bizim zaten hedefimiz belli önce içerde bir tartışma yaratalım maksadını taşır. Bu doğru bir sonuç vermez. Onun için ben ilin bu araştırmayı genel merkeze götürmesini bile zul kabul ediyorum. Hiç doğruluğu yok. Araştırma tekniği açısından da doğruluğu yok. Ne çıkarsa çıksın. Ne çıktığını ben de bilmiyorum. Şu anda ellerinde, bize de vermiyorlar ya da verme gereğini duymuyorlar. Olabilir yani, belki istedikleri yerde istemedikleri sonuçlar da vardır, bilemem. Ama böyle bir araştırmayı bugüne kadar ben ne gördüm, ne işittim.  Maalesef Bursa ve Cumhuriyet Halk Partisi  böyle bir şeyi yaşadı. Haa! Doğru yaşadı, eğri yaşadı onu yapanlar bilir. Mesuliyette onlarındır.  

"5. DÖNEMİN ANA TEMASI EĞİTİM" 

--4 dönemdir Nilüfer'in başkanısınız, hangi sorununu çözemediniz, neyi başaramadınız da yeniden aday olmak istiyorsunuz? 

Keşke demek çok kötü bir şey ama her istediğimizi yapmış olsaydık zaten daha farklı bir değerlendirme yapabilirdik. Hedefimiz önümüzdeki süreçte de yine Nilüferlileri maksimum düzeyde gülümsetmek. Ama bu kent çok büyüyor, daha da büyüyecek. Şu anda 425 bin nüfustayken 2024'e geldiğimizde Nilüfer'in muhtemelen nüfusunu 700-750 binlerle konuşacağız. Böyle büyüyen bir kentte hizmet talebi de yoğun oluyor, olacaktır. Ama bizim kenti götürmek istediğimiz bir hedef var. O konuda çok yatırım yaptık. Bunların bazıları eksik oldu, daha yapacaklarımız da var. Bu kentte özellikle önümüzdeki süreçte en fazla eğileceğimiz konu eğitim. Biz bir yerel yönetim olmamıza rağmen halkın eğitimi konusunda çok farklı projeleri yaşam alanına sokmak istiyoruz. Birinci konumuz eğitim olacak. Çevre eğitimi, sağlık eğitimi ya da farklı alanlardaki eğitimler... Ama halkın eğitimi, buna ihtiyacımız var. Buna neden ihtiyacımız var? Eğitimli insan çevreyi korur, sağlığını korur. Bugün çevre bilinci oluşmayan toplumların önümüzdeki süreçte ayakta kalma ihtimalleri git gide zayıflıyor. Çünkü çevre insanı yiyecek en sonunda. Oraya doğru gidiyoruz.  Bunu geri döndürmenin veya uzun yıllara yaymanın yolu bilinçli insan oluşturmak. Önümüzdeki sürecin belki ana teması eğitim olacak. Oraya doğru bir hazırlık yapıyoruz şu anda.  

--Bu hazırlığınız da adaylığınızın bir bakıma ilanı mı? 

Olursa tabii, bizim böyle bir hedefimiz var. İlla benimle değil, burada aynı anlayışta birinin olması durumunda da olması gerekenler bunlar. Yani, biz olmayız başkası olur ama birinci iş buradan başlayın deriz. 

"FARUK ÇELİK'İN OLMASINDA FAYDA GÖRÜYORUM"  

--Ak Partili eski bakan Faruk Çelik için, "tecrübesinden Bursa faydalanmalı" dediniz. Bu, Faruk Çelik'in Büyükşehir'de aday olma isteğine bir destek gibi algılandı. Çelik'in adaylığını destekliyor musunuz?  

Şöyle, Sayın Bakanımıza ben her zaman saygı duymuşumdur. Sağ olsun, bakanlığı döneminde de siyasi aktör olduğu dönemde de Nilüfer'deki sorunlara bakış açısı ve sorunların Ankara'da çözümü konusunda çok büyük destekler vermiştir. Ben kendisine Nilüferliler adına teşekkür etmek istiyorum. Çünkü neticede O da Nilüferli. Sadece ben siyasi döneminde tanımıyorum kendisini daha öncesinden tanıyan birisiyim. Ailesini tanırım. Haa! Büyükşehir'de kim olur bilemem ama fayda getireceği düşüncesindeyim.


KAYNAK: rotabursa.com


YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

Ak Parti'de sürpriz aday çalışması!

ak-partide-surpriz-aday-calismasi Ak Parti'de, yeniden aday gösterilmeyecek belediye başkanları tespit edildi.

Vakıfların işi siyaset mi?

vakiflarin-isi-siyaset-mi Gazeteci Ercan Akyıldız, "siyasette vefa" vurgusunu öne çıkardığı son köşe yazsında yaklaşan yerel seçimler öncesi Bursa'da bazı vakıfların ve derneklerin siyasette nasıl baskı aracı olarak

İYİ Parti Bursa'da kimler aday?

iyi-parti-bursada-kimler-aday ROTABURSA.COM Yazarı Mustafa Gültekin, yaklaşan yerel seçimler öncesinde CHP'li Mustafa Bozbey'in, bir son dakika hamlesiyle İYİ Parti'nin Nilüfer adayı olabileceğini ifade etti ve İYİ Parti'nin Bursa

Ak Parti'de büyük değişim beklentisi!

ak-partide-buyuk-degisim-beklentisi Ak Parti Bursa'da hangi belediye başkanları değişecek, hangileri yerlerini koruyacak? Yeni Dönem Gazetesi Yazarı Yüksel Baysal, Ak Parti'de üst düzey bir isme dayandırdığı haberinde Ak Parti Bursa'da üç

Yağmur'dan Gülmez'e sert sözler!

yagmurdan-gulmeze-sert-sozler Usta Gazeteci Özlem Yağmur, CHP Bursa İl Sekreteri Erol Gülmez'i çok sert sözlerle eleştirdi. Yağmur, kendisi hakkında mesnetsiz iddialarda bulunan Gülmez'i sosyal medya hesabında kaleme aldığı bir

Özhaseki: O arkadaşlar aday olmasın!

ozhaseki-o-arkadaslar-aday-olmasin AK Parti’de 31 Mart yerel seçimleri için adaylık başvuruları bugün başlıyor. Partinin yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısı Mehmet Özhaseki, adayları nasıl belirlediklerini anlattı.