Adım adım okul!

 Anne-babaların sabırsızlıkla beklediği okula başlama çağı çocukların zihinlerinde unutulmaz hatıralar olarak kalacaktır. Keyifli olduğu kadar zor da olan bu ilk ayrılışın olabildiğince kolay geçebilmesi için anne babalara bazı görevler düşmektedir.

Okula uyum sürecinde çocuklarda sıklıkla karşılaşılan sorunlar anne-babadan ayrılamama, servisle okula gelen çocuklarda araca binmek istememe, sınıfa girmeme, sınıfın girişinde anne babanın beklemesini isteme, gün boyunca yemek yememe, etkinliklere katılmama, devamlı olarak annem ne zaman gelecek diye sorular sorma şeklinde ortaya çıkar. Okulun ilk haftalarında karşılaşılan bu sorunlar normal kabul edilmeli ancak daha uzun sürdüğünde uzman desteğine başvurulmalıdır.

Evinden ilk defa ayrılan çocuğun artık sevilmediğini, istenmediğini; bu yüzden okula gönderildiğini düşünmesi oldukça doğaldır. Bu düşüncelerin ortaya çıkmasını engellemek adına anne- babaların çocuklarını zihinsel ve duygusal olarak okula hazırlaması gerekmektedir.

Zihinsel Hazırlık

Okul çocuk için oldukça yabancı bir ortamdır. Yaşı itibari ile yer ve zaman kavramlarını somutlaştıramayan çocuk, okuldaki ilk günlerinde belirsizlik hissiyle birlikte yoğun bir kaygı hisseder. Evinin nerede olduğunu, okulda ne kadar süre kalacağını bilemeyen çocuğun zihnindeki en büyük soru işareti ise akşam annesinin onu almaya gelip gelmeyeceğidir.

Tüm bu korkuların giderilmesi için çocuk zihinsel olarak okula hazırlanmalıdır. Okulda neler yapılacağı hakkında tüm olumlu bilgiler çocuğa aktarıldıktan sonra çocukla birlikte okul gezilmeli, öğretmenlerle beraber tanışılmalıdır. Aralıklarla yapılan okul ziyaretleri ile çocuğun sınıfını, kullanacağı mekânları görmesi, okul personeli ile tanışması yaşayacağı ayrılık kaygısının giderilmesinde oldukça faydalı olacaktır. Bu ziyaretlerin mümkünse yürüyerek yapılması çocuğun okul ve evi arasındaki mesafeyi algılamasını sağlayıp; kendini evine ulaşamayacağı bir uzaklıkta hissetmesini engellemiş olacaktır.

Okul hakkında genel bilgiler verilirken gidiş geliş saatleri hakkında konuşulup çocuğun anlayacağı terimlerle okulda ne kadar kalacağı, kim ile eve döneceği belirtilmeli ve o süreyi geçirmeden çocuk okuldan alınmalıdır.

Duygusal Hazırlık

Zihinsel hazırlık aşamasından sonra çocuk duygusal olarak okula hazırlanmalıdır. Çocuğun korkularına karşı küçümseyici, alaycı ve kıyaslayıcı bir tavır takınılması bu korkuların büyümesine sebep olacaktır. Anne ve babalar çocuklarınakendi okula başlama süreçlerini anlatarak onların duygularını ifade etmesine yardımcı olmalıdır.

 

Bunların dışında çocuğu okula hazırlarken yapılması tavsiye edilenlerşunlardır:

•      Okula başlayan bir çocuğu konu alan hikaye kitaplarının okunması

•      Yaş olarak çocuğa yakın olan başka çocukların olumlu okul deneyimlerinin paylaştırılıp, çocuğun okula özendirilmesi

•      Okullar açılmadan birkaç hafta önce günlük yaşamın daha kurallı hale getirilip, uyku saatlerinin okula göre düzenlenmesi

•      Çocuğun okula başladığı ilk günlerdeki başarılarının yakından takip edilerek sözel olarak ödüllendirilmesi, sevdiği yiyecekler vb. şeyler hazırlanarak olumlu yönde pekiştirilmesi

•      Okul dönüşünde gün içinde neler yapıldığının karşılıklı olarak paylaşılıp, anne ve babanın da çocuğuna onu özlediğini ifade etmesi

 

Tüm bunların yanında anne-babaların okulun ilk günü kararlı ve sabırlı olması, sakin bir tutum izlemesi gerekmektedir. Anne ve babanın kaygılı bir yüz ifadesi takınması çocuğun paniklemesine ve kaygısının artmasına sebep olacaktır. Çocuğun daha az bağımlı olduğu ebeveyni ile okula gelmesi uyum sürecini kolaylaştıracaktır.

Anne ve baba çocuğa onu nerede beklemesini istediğini sorduktan sonra okula alışana kadar yanında olacağını belirtmeli,  sonra çocuğun istediği yerde beklenmelidir. Ardından çocukla anlaşarak kademeli olarak bekleme mesafesi arttırılmalıdır. Beklemeye sınıfın içinde başlandıysa bekleme kapının önüne ardından bahçeye ve ardından eve kadar taşınmalıdır. Uzaklaşmayı gerçekleştirirken asla yalan söylenmemeli, bekleneceği söz verilen yer ve beklenecek süreye riayet edilmelidir.  Çocuğun güveni sarsıldığı anda uyum sürecinde ciddi zorluklarla karşılaşılacağı unutulmamalıdır.

 

Çocuğun okulu reddetmesi durumunda anne-baba ve diğer aile bireyleri ortak bir tutum sergilemeli, uyum içinde hareket etmelidir.

Uyum sorunları hafta başından hafta sonuna doğru azalsa da hafta sonundan sonra tekrar artış gösterebilir. Bu zaman diliminde anne baba kararlı ve sakin duruşundan taviz vermemeli, çocukla güç savaşına girmekten de yalvarır bir tutumla okula gitmesini istemekten de kaçınarak dengeli bir tavır izlemelidir.

Okula uyum ile ilgili karşılaşılan zorluklarda rehberlik servisine başvurulması gerektiği unutulmamalıdır.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR