Süper Timsah

Çocuk ve tik!

Tikler yineleyici istem dışı, amaca yönelik olmayan ancak baskılanabilen garip hareket ve ses çıkarmalar olarak tanımlanabilir. Erkeklerde kızlara oranla daha fazla görülen tiklerle özellikle 11-13 yaşlarında  karşılaşılır.Tiklerin oluşumunda ise kalıtımsal yatkınlık , psikolojik faktörler, nörobiyolojik faktörler etkili olur.

Tikler vokal ve motor tikler olarak ikiye ayrılır. Ses çıkarmaya yardımcı olan kaslardaki tiklere vokal tikler denir. Vokal tiklere öksürme, aksırma, ıslık çalma, boğaz temizleme, tuhaf sesler çıkarma örnek verilebilir. Motor kaslarındaki tekrarlanan istemsiz hareketlere ise motor tikleri denir.  Göz kırpma, kaş kaldırma, parmak çıtlatma, dudak ısırma, diş gıcırdatma motor tiklere verilebilecek örneklerdendir. Bazı vakalarda ise motor ve vokal tikler bir arada görülebilir.

Tiklerin en belirgin tetikleyicisi ise strestir. Özellikle tik anında ebeveyni tarafından sert ve sürekli bir şekilde uyarılan çocuğun gerginliği daha da artar, bu ikazlarla tiklerde artma görülür. Peki tik anında ne yapılmalıdır, tik oluşumu hangi yaklaşımlarla azaltılabilir?

Çocuğumuzda tikler oluşmaya başladıysa  yapmamız gereken ilk şey tike neden olan sebebi bulmaya çalışmaktır. Çünkü tik ana problem değil çocuğun ruh dünyasında yaşadığı bir problemin dışa yansıması, asıl problemi keşfedebilmemiz için bizlere gönderdiği işaret fişeğidir. Çocuğun yaşadığı bir durum; çocukta gerginlik uyandıran kişi ve ya kişiler;  çocuğu korkutan nesneler çocuğu gerginliğe sürüklemiş ve tikler olarak kendini göstermiş olabilir. Bunun önüne geçmek için tik anında gerginliğe sebep olan durum, kişi ve ya nesneyi bulup ; problemi ortadan kaldırarak çocuğumuzun gerginliğini azaltmamız gerekir.

Tik anında ebeveynin sergilediği tutumda diğer önemli noktalardandır. Ebeveynlerin unutmaması gereken konu tiklerin istemsiz hareketler olduğu ve tiki var diye bir çocuğu suçlamanın yersiz olduğudur. Hoş olmayan bu hareketleri durduramayan çocuk zaten kendisini çaresiz ve suçlu hisseder;  ebeveyni tarafından azarlanır, desteksiz bırakılırsa daha da yalnızlaşır,  özgüvenini yitirir. Ebeveynler bu gerçeği unutup sert ceza ve uyarılarla tiki yok etmeye çalışırlarsa çocukları daha da panikleyip tikini devam ettirir. 

Bu gibi istenmeyen durumlarla karşılaşmamak için ebeveynler tikleri olan çocuklarına karşı destekleyici olmalı, sert tepkiler vermekten kaçınmalıdırlar. Tik anında yapılması en makul olan davranış ise tik davranışını görmezden gelerek çocuğun dikkatini başka bir yöne çekmeye çalışmaktır.

Ebeveynler olarak üstünde düşünmemiz gereken önemli bir konu ise çocuğumuza aşırı baskı yapıyor olup olmadığımızdır. Çünkü çocuk sürekli okul başarısı gibi konularda yetersiz görülüyor, potansiyelinin üstünde bir başarı beklentisi ile ebeveynleri tarafından yoruluyorsa kaygı ve stresi artacak sonunda da tik ve benzeri davranışlar ortaya çıkacaktır. Ayrıca aile içi stres, anne-baba arasındaki gerginlik gibi durumların çocuğa yansıdığı unutulmamalı; ev içi huzurun tik gibi stres kökenli problemlerin çözümünde mihenk taşı olduğu bilinmelidir.

Tik sergileyen çocuklarda uzun vadede karşılaşılan en önemli problem özgüven zedelenmesidir. Çocuğun özgüveninin zayıflamasını engellemek için yapmamız gerekenler ise çocuğu farklı hobi alanlarına yönlendirmek; müzik, spor, resim gibi alanlarda bireysel ve grupla etkinliklere katılmasını sağlamaktır.  Böylece çocuğun odak noktası tiklerden pozitif yönlerine, başarılarına kaymış olacak, özgüveni güçlenecektir.

Okul çağında olan çocuklarda ise öğretmen desteği çok önemlidir. Öğretmen çocuğun tiki konusunda bilgilendirilmeli ve çocuğun bireysel ve sosyal gelişimi için öğretmenden destek istenmelidir.

Son olarak bilinmesi gereken konu  tik ve benzeri hareketlerin sinir sistemindeki bazı hastalıkların belirtisi olabileceğidir. Bu sebeple aileler çocuklarında ortaya çıkan bu hareketlerin tik olup olmadığı konusunda kesin bir bilgi edinmek için hekime başvurmalı, gerekli tetkikleri gerçekleştirmelidirler.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR