Çocuklarda Özgüven Gelişimi

Özgüven, "bireyin kendisi olmaktan memnun ve çevresi ile barışık olma hali" olarak tanımlanabilmektedir. Çocuğun ilerleyen yaşamında karşılaştığı engeller karşısındaki dayanıklılığını belirleyen en önemli etkenlerden birisi özgüven duygusudur.

Başarının temel şartlarından olan özgüven duygusu gelişmemiş çocuklar, verdiği kararlardan sürekli endişe duyarlar. Hata yapmaktan korktukları için performans kaygıları yüksektir. Başkalarının sözlerinden çok etkilenen bu çocuklarda sürekli onaylanma ihtiyacı vardır. Duygu ve düşüncelerini ifade etmekte zorlandıklarından yeni sosyal ortamlara girmekte güçlük yaşarlar. Tüm bu etkenler sosyal ve akademik başarılarında düşüşlere sebep olur.

Çocuklardaki özgüven gelişimini etkileyen en önemli unsur ailenin tutum ve desteğidir.  Destekleyici ve cesaretlendirici ailelerde yetişen çocukların özgüvenleri yüksek olmaktadır. Zamanla oyun arkadaşları, okul ortamında karşılaştığı durumlar ve ergenlik sürecinde yaşanılanlar kişisel özgüveni etkilemektedir.

0-2 yaş güven duygusunun temellerinin atıldığı dönemdir.  Bu dönemde bakım veren kişinin sürekli değişmesi,  annenin huzursuz ve güvensiz tutumlar sergilemesi bebekle anne arasında oluşması gereken bağa zarar verir, güven duygusunu zedeler. Bu dönemde annenin bebeklesevgiyle temellendirilmiş sağlıklı bir iletişim kurması gerekmektedir. 

2 yaşından sonra bebek ayrı bir birey olduğunu farkına varır ve dünyayı keşfetmeye çalışır. Keşif dönemi olarak adlandırılan bu dönemde baskıcı ve aşırı koruyucu tutumlar takınılmamalı, çocuğa özerklik duygusunu sağlayacak alanlar yaratılmalıdır.

Özgüven gelişimini etkileyen en önemli unsurlardan biri çocukta yapabilirlik duygusu geliştirebilmektir. Çocuğun yeni bir olay, durum ve ortamla karşılaştığında istersem ben bunu başarabilirim diyebilmesi yapabilirlik duygusunun geliştiğinin göstergesidir. Bu duygunun gelişebilmesi için anne ve babalar çocuklarını gözlemlemeli, yetenekli oldukları alanları keşfetmeli ve bu alanlara yönlendirmelidir. Anne baba beklentilerinin çocuğun yetenekleri ile doğru orantılı ve gerçekçi olmasına dikkat etmeli, bireysel farklıları göz önünde bulundurmalıdır.

Bunların dışında çocuklara ev içinde çeşitli görevler verilerek sorumluluk almaları sağlanmalıdır. Aileler çocuklarınıyeni deneyimlerde bulunmaları için desteklemeli ve başkaları ile kıyaslamamalıdır.Çocukların dününden bugününe var olan gelişimleri gözlemlenerek başarıları yansıtılmalıdır. Hata yaptığında ise bunun normal olduğu ifade edilerek risk almasına izin verilmelidir.

Son olarak yeteri kadar sevilmeyen bir çocuğun kendini değersiz hissedeceği, değersizlik duygusu ile büyüyen bir çocukta özgüven duygusunun gelişmeyeceği unutulmamalıdır. Bu durumun önüne geçmek için çocuğa şartsız bir sevgi verilerek sevilebilirlik duygusu kazandırılmalıdır.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR