Zeka türlerine göre çocuğun yeteneğini keşfetmek

Yetenek kısaca bir işi yapabilme becerisi olarak tanımlanabilir. İnsanların yetenek ve kabiliyetlerini keşfedebilmek adına yüzyıllardır çalışmalar yapılmıştır. Yetişkin bir birey deneme yanılma yoluyla yeteneklerini keşfedebilmekte, fakat bu deneme yanılma süreçleri zaman alıcı olup, yanlış meslek seçimleri ile sonuçlanarak geri dönülmesi güç problemler oluşturmaktadır.  Psikanalizin kurucusu Freud’a göre mutluluğun iki temel şartından biri ise üretmektir. Üretmenin altın kuralı da bireyin basit düşünerek, zorlanmadan sonuca ulaşabildiği yetenek alanlarını keşfedebilmesi ve bu alanları geliştirebilmesidir.

Anne ve babaların çocukluklarını yeterince gözlemleyememesi çocuğun yeteneğinin keşfedilmesini engellemektedir. Matematikten düşük not alan çocuğuna saatlerce özel ders aldıran anne babalar çocuklarındaki keşfedilemedi bekleyen diğer yetenekleri görmezden gelmekte; belki de çok iyi bir ressam, yazar, müzisyen olabilecek çocuklarının yeteneklerini gelişmeye en yatkın oldukları dönemlerde köreltmektedirler. Eğitim sisteminin dayattığı standart başarı kalıpları altında ezilen çocuklar ise hiçbir alanda başarı duygusu tadamamakta, kendilerini yeteneksiz bireyler olarak addetmektedirler.

Psikoloji bilimine yön veren Erikson’un Psikososyal Kuramına göre 7-11 yaş yani okul çağı başarıya karşı başarısızlık dönemi olarak kabul edilmektedir. Bu yaş döneminde başarı duygusu tattırılmayan, sürekli ket vurulan çocukların yetişkin olduklarında kendilerini her alanda başarısız olmaya meyilli görmeleri, özgüveni ve girişimcilik duyguları körelmiş bireyler olmaları beklenen bir sonuçtur. Albert Einstein ise bu durumu “Aslında herkes bir dahidir… Ama siz kalkıp bir balığı ağaca çıkma yeteneğine göre yargılarsanız, balık tüm ömrünü bir aptal olduğuna inanarak geçirecektir.” sözüyle özetlemektedir.

Tüm bunların önüne geçmek için anne babalara düşen ise çocuklarını dikkatli bir şekilde gözlemlemek, yetenekli oldukları alanları keşfetmek ve çocuklarını bu alanlara yönlendirmektir. Yetenekli olduğu alana yönlendirilen çocuk başarı duygusunu tadacak ve sağlıklı bir kişilik gelişiminin temelleri atılacaktır. Çocukların zekâ türlerine göre yeteneklerinin nasıl geliştirilebileceğini şu şekilde sıralamak mümkündür:

Bilişsel ve ya Sözel Zekâ

Bu zekâ grubundaki çocuklar hikâye, masal, fıkra dinlemek ve anlatmaktan çok zevk alırlar. Yaşına göre oldukça geniş olan kelime hazineleri, kendilerini güzel ifade etmelerini sağlar. Okuma, yazma ve kitaplara özel ilgi duyar, kelime oyunlarını severler. Güçlü hafızaları söylenenleri ve dinlediklerini unutmamalarını sağlar.

Bu gruptaki çocukların okuma ve yazma yetenekleri geliştirilmelidir. Çocuklar için yazma yeteneğini geliştirmenin en pratik yolu günlük tutmaktır. Günlük faaliyetlerini, gezilerini, duygu ve düşüncelerini kâğıda döken çocukların hem dil becerileri hem de bilişsel becerileri artacaktır. Hikâye tamamlama etkinlikleri de bu grup için oldukça faydalıdır. Yeni öğrenilen kelimeleri küçük kağıtlara yazıp bunları bir kavanozda biriktirmek, daha sonra kavanozda biriken kelimeler ile hikayeler oluşturmak da bu gruptaki çocuklar için oldukça keyifli ve geliştirici bir oyundur. Bu gruptaki çocukların yaş gruplarına uygun dergilere abone olması sağlanmalı, günün belli bir saatinde rutin olarak gerçekleştirilen okuma saatleri ile okuma aşkı katlanarak arttırılmalıdır.

Matematiksel Zeka

Bu gruptaki çocuklar yap-boz, strateji oyunları gibi zorlayıcı zekâ oyunlarına ilgi duyarlar. Hızlı bir şekilde zihinsel hesaplamaları yapabilir, matematiksel aktiviteleri severler. Nesnelerin nasıl çalıştığını merak eder, neden-sonuç ilişkileri kurarak olayları çözümlemeye çalışırlar.

Bu gruptaki çocuklarla matematiksel oyunlar oynamak, evin bütçesini birlikte düzenlemek, nesneler arası ilişki bulmasını sağlamak faydalı olacaktır. Beraber problem çözmek, ilerleyen zamanlarda ise problem oluşturmak matematiksel zekayı geliştiren diğer yöntemlerdendir. Olayları sıraya koymak, tahminde bulunma oyunları oynamak da bu zeka türünü geliştiren yöntemlerdendir.

Görsel Zeka

Bu gruptaki çocuklar çok küçük yaşlardan itibaren kağıtlar üzerinde karalamalar yapmaya başlarlar. Okurken kitapların yazılarından çok resimleri ilgilerini çeker. Ders çalışırken şemalar kullanırlar, görsel sunumlardan daha çok zevk alırlar. Tablo ve haritaları rahatlıkla okur, adresleri kolaylıkla tarif eder ve bulurlar. Arkadaşlarına göre daha hayalci olan bu çocuklar, hayallerini resme aktarmayı severler.

Bu gruptaki çocuklara öncelikle boyama ve resimler yapabilecekleri ortamlar hazırlanmalıdır. Belli bir konuyu resimle anlatmasını istemek, daha sonra yaptığı resmi anlatmasını istemek ve resim yapma yeteneğinin gelişmesi ile beraber iki boyutlu, üç boyutlu resimler çizmesini istemek bu grup için oldukça faydalı olacaktır. Birlikte resim sergilerini gezmek çocuğun estetik bakış açısını geliştirirken hayal gücünü de arttıracaktır. Gidilen gezilerde kamera ve fotoğraf makinesi kullanılmaya teşvik edilerek de görsel detayları fark etme gücü arttırılmalıdır. Yolculuklarda ve gezilerde harita kullanması, adres bulmak için kroki çizmesi teşvik edilerek çok boyutlu düşünme becerisi geliştirilmelidir.

Bedensel Zekâ

Bu gruptaki çocuklar uzun süre yerlerinde durmakta zorlanır, koşmayı, atlamayı, tırmanmayı yani sürekli hareket halinde olmayı severler. Dokunsal olan bu çocuklar yeni ve tanımadıkları nesneleri dokunarak tanımaya çalışırlar. Kendilerini teatral olarak ifade eden bu çocuklar bir ya da daha fazla spor alanında yeteneklidirler.

Bu gruptaki çocuklar öncelikli olarak enerjilerini atabilecekleri bir spor dalına yönlendirilmelidir.  Bedensel zekâ ile birlikte ritmik zekâsı da yüksek olan çocuklar ise öncelikle dansa yönlendirilmelidir. Bedenlerini kullanma yeteneklerini geliştirebilmeleri için ise sessiz sinema tarzındaki oyunlara yönlendirilmelidirler. Sessiz sinema oyunu anlatımlarını jest, mimik ve beden dilini ifade edebilecekleri bir ortam hazırladığı için oldukça faydalı olacaktır.

Ritmik Zekâ

Bu gruptaki çocukların konuşmaları hatta hareketleri dahi ritmiktir. Çalışırken tempo tutan bu çocuklar çevredeki seslere karşı oldukça duyarlıdırlar. Duydukları müziğe hemen eşlik ederler ve melodileri kolayca hatırlarlar. Nota bilmeseler dahi sesleri tanır, enstrüman çalabilir, korolara katılabilirler.

Bu gruptaki çocuklarla müziksel ritmik çalışmalar yapılmalı, bir enstrüman çalmaya teşvik edilmelidir. 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR