24 Ağustos 2017 Perşembe
ROTA BURSA

AK PARTİ BURSA İL BAŞKANI AYHAN SALMAN OLDU!

Açın kapıları yıkılsın Avrupa!

Konumuz Avrupa ama

Ben söze Amerika'dan başlayacağım. Başkanlıkta son günlerini yaşayan Barack Obama, son kez konuştuğu Birleşmiş Milletler Genel Kurul Toplantısı'nda adeta parmak ısırttı.

 

Adama ne içirdiler bilmiyorum ama aklının başında olmadığı kesindi. Yok, söyledikleri fena halde hoşuma gitti gitmesine ama gelin görün ki; doğru söylediğine veya söyledikleri doğrultusunda hareket edeceğine zerre kadar inanmadığım için "hastir len" demekten kendimi alamadım.

 

Obama,

"İsrail, Filistin'i sonsuza kadar işgal edemeyeceğinin farkına varmalı" dedi. Yani, İsrail'in Filistin'de işgalci olduğunu kendi ağzıyla ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda söyledi.

 

Ve fakat

Aynı Obama, gelecek 10 yıl içinde İsrail'e 38 milyar dolarlık, rekor düzeyde askeri yardım yapmayı kabul ettiği bir anlaşamaya da imza atmıştı...

 

Şimdi,

Bu Barack Obama ya giderayak günah çıkarıyor. Ya dünyanın gözünün içine baka baka yalan söylüyor. Veya ne içirdiyseler artık kafa yerinde değil ne dediğini bilmiyor. Hangisi olduğuna siz karar verin. Fakat ben her halükarda Allah belanı versin Amerika diyorum.

 

 

 

*** 

Şimdi gelelim Avrupa'ya...

Efendim, dünya, tarihin en büyük sığınmacı göçüne şahitlik ediyor. Bu durum, küreselleşmeyle eriyen ülke sınırlarının yeniden belirginleştiği, hatta tel örgülerle ayrıldığı yeni bir süreci başlattı.

 

Batı,

Ortadoğu'da açtığı kanlı yaraların sonucunda başlayan sığınmacı akınından korunmak için sınırlarını tel örgülerle kapatmaya başladı. Hatta İngiltere, sırf bu yüzden Avrupa Birliği'nden çıkma kararı aldı.

 

Şüphesiz ki;

Özellikle Suriyeliler başta olmak üzere, bölgeden her gün gelen yeni göç dalgası Avrupalı'nın korkulu rüyası... Aslında kendilerinin sebep olduğu savaşlardan kaçan insanlara, çocuklara kapılarını, kalplerini kapatan Avrupalı her gece kabuslar görüyor.  

 

Tam da burada bütün gözler Türkiye'de,

Neredeyse beş milyon sığınmacıyı misafir eden Türkiye olur da kapıları açarsa ne yapacağını bilmeyen Batı, çareyi böyle kararlı bir adım atma iradesine sahip Tayyip Erdoğan'ı ve onun arkadaşlarından kurulu Ak Parti hükümetini devirmek ve kapıkulu olacak isimlerden kurulu hükümetlerle kendi eyaletleri gibi yönetebilecekleri bir Türkiye istiyorlar...

 

Gezi Kalkışması, 17-25 Aralık kalkışması ve 15 Temmuz darbe kalkışması bunun en açık örneği olarak önümüzde duruyor. PKK'nın bütün gücüyle saldırması, PYD'nin, IŞİD'in ve envai çeşit alçaklığın, şerefsizliğin peş peşe sahneye koyulmasının sebebi başka ne olabilir?

 

Bütün bu alçaklığa rağmen

İnatlarından da zerre kadar vazgeçmiş değiller. Sığınmacılar ve bölge barışı için Türkiye'ye ihtiyaçlarının olduğunu bildikleri halde Avrupa Birliği Üyeliği için Türkiye'yi kapılarında bekletmekten de geri durmuyorlar. Dahası Türkiye'ye her türlü kötülüğü yapmaya hazır ahlaksızları koruyup kolluyorlar.

 

Madem öyle,

Açalım kapıları yıkılsın Avrupa... Bu konuda çok ciddiyim. Açalım kapıları, Türkiye'den Avrupa'ya bir milyon sığınmacının geçtiği ve o ördükleri tel örgülerin hiç bir işe yaramadığını gördüklerinde Türkiye'nin ayağına kapanacaklar. Öyle mi? Salın ikinci bir milyonu daha ve arkada göç etmeyi bekleyen 3 milyon sığınmacının varlığını hatırlatın bak ortada ne PKK kalıyor, ne Kıbrıs sorunu kalıyor... Olmadı mı? Açın kapıları geçsin geride kalan üç milyon da ve yıkılsın Avrupa... Emin olun, o 5 milyon sığınmacıyı geri almamız için bize Musul'un, Kerkük'ün tapusunu kendi elleriyle getirip verirler. Hoş zaten oraların tapusu zaten bizim de işte ben lafın gelişi söyledim.   

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR