Limak Elektrik
16 Aralık 2017 Cumartesi

Başkanlık Sistemi!

Bu böyle olmayacak Hacı cavcav,
Sözden anlamıyorlar, laf dinlemiyorlar. Tayyip Erdoğan çıkıp bir şey söylediğinde ne söylediğine, neden söylediğine bile bakmadan "hayır, öyle değil" demek üzere kurmuşlar kendilerini...

Hani diyorum,
Erdoğan, "CHP'nin de geçmişte memleket şu şu hayırlı hizmetleri oldu" dese adamlar ne söylediğine bakmadan "hayır, sen yanlış biliyorsun, CHP'nin memlekete hiçbir hayrı dokunmadı" demekten kendilerini alamayacaklar.

Bu durum
CHP adına hiç de hayra alamet bir gelişme değil. Vallahi korkutuyorlar beni... Yok, ben kendim için değil bilakis CHP'liler için endişeleniyorum. Bu böyle olmaz Hacı cavcav, sen diyorum yüksek bir yerden bunların kafasına saksı falan atsan da az biraz kendilerine gelseler...

Yahu aziz muhterem kardeşim!
Başkanlık Sistemi, CHP'lilerin anlattığı gibi "diktatörlük" falan değil. Aksine parlamenter sistemden daha demokratik bir sistemdir. Baş şöyle anlatayım. "Demokratik" dediğimiz parlamenter sistemde bizi temsil etmesi için oy verdiğimiz milletvekillerini biz mi seçiyoruz? Ne gezer, parti başkanları seçiyor, biz de   y veriyoruz. O kadar ki; önümüze konuşan listede sıra tercihi yapma hakkımız bile yok. Hal böyle olunca milletvekilleri milletin değil, liderinin kuyruğunda dolaşıp duruyor.

Milletin yüzde 95'i Meclis'te temsil edildiği halde içlerinden bir hükümet çıkmıyor. Zoraki kurulan koalisyonlardan ne çektiğimizi, memleketin neleri kaybettiğini cümle alem çok iyi biliyor. 367 garabetleriyle Meclis'in seçemediği Cumhurbaşkanı bile memlekette kriz oluyor...

Parlamenter sistem,
Türkiye'de köklü bir sistem krizi üretmekten başka bir işe yaramıyor. Bir sistem kriz üretiyorsa bunun değiştirilmesi elzemdir ki; sadece bizde değil bütün dünyada aklı başında devletler için bu böyledir.  

Mesela,
Fransa'da 1960'lara kadar parlamenter sistem uygulanırken ülkede yaşanan siyasi istikrarsızlık sonucunda çareyi yarı başkanlık sistemine geçmekte buldular.  

Aynı şekilde,
Birinci Dünya Savaşı sonrası parlamenter sistem olan Finlandiya'da, 1919 yılında ortaya çıkan siyasi krizden kurtulmak için Cumhurbaşkanını halkın seçtiği bir sisteme geçmiştir. Pek tabii ki; bu örnekleri çoğaltabiliriz.

Başkanlık Sistemi'nde,
Öyle anlatıldığı gibi başkanın sınırsız yetkileri falan da yoktur. Zaten, kuvvetler ayrılığı ilkesi, çok partili hayat ve serbest seçimlerin olmazsa olmaz olduğu bir sistemde sınırsız yetki de, diktatörlük de mümkün değildir.  

CHP, diktatörlük mü diyor?
O ancak kominist ülkelerde uygulanan tek ideoloji ve tek parti sisteminin hakim olduğu ülkeler için ancak geçerli olabilir. CHP dönüp tarihine baksın bakalım, bu tanıma en çok uyan parti hangisi...

Açık söylüyorum,
Kuvvetler ayrılığı, serbest seçimle, çok partili hayat ve fren, denge sistemleri iyi ayarlanmış bir Başkanlık Sistemi bu ülkeye çağ atlatır. Son olarak şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Başkan'ın serbest seçimle işbaşına geleceği bir Başkanlık Sistemi'ni, Erdoğan'ın kendisi için istediğini iddia etmek tek kelimeyle siyaseten havlu atmaktır. Niye havlu atıyorsunuz ve böyle temelsiz bir eleştiriyle komik duruma düşüyorsunuz ki; siz Erdoğan'dan daha iyi bir aday çıkarın ve seçimi siz kazanın...

Son söz:
Hacı Cavcav, CHP'lilerin kafasına saksı düşür dedim ama sen en iyisi mi bu yazıyı al CHP'li kardeşlerimize okut. Nemelazım, şimdi bir de saksı masrafına girmeyelim.   

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR