24 Ağustos 2017 Perşembe
ROTA BURSA

AK PARTİ BURSA İL BAŞKANI AYHAN SALMAN OLDU!

Tatlılar benden...

Ulusal gündem
Ne kadar hızlı değişiyor değil mi? Bir gün önce ne yediğimizi hatırlamadığımız gibi, bir hafta önce de neyi tartıştığımızı elbette unutuyoruz. 

15 Temmuz uğradığımız ihanet gibi asla ama asla unutmamamız gereken belli başlı konularımızı hatırdan çıkartmadığımız müddetçe unutkanlık o kadar kötü değildir aslında.

Neyse efendim,
Dünkü yiyip içtikleriniz size kalsın ben size Bursa'nın geçen haftaki en hararetli gündeminden bir paragraf açayım. 

Malumunuz,
29 Ekim Cumhuriyet resepsiyonu üzerinden başlatılan "içkili" bir gündemle geçirdik haftayı. Kalem erbabı hemen herkes köşesinden ateşledi kelimeleri... Sosyal medya marifetiyle de birçok kişi ortak oldu bu tartışmaya.  

Ama yine de,
Yeni başlayanlar için konuyu kısaca özetlemekte fayda var. Efendim, kadim şehir Bursa'mızla onurlanan ve bizleri onurlandıran çiçeği burnunda Sayın Vali'miz, Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda isteye içki ikram edilmesine, tıpkı kendisinden önceki birçok Vali gibi müsaade etmiş. 

Her ne kadar resepsiyon sahibi olmasa da, organizasyonun yapıldığı mekanın yöneticisi konumunda olan Kent Konseyi Başkanı Hasan Çepni beyefendi de bu duruma fena halde içerlemiş ve içkili manzaranın fotolarını devlet erkanının yanında yakınındaki kişileri de etiketlemek suretiyle sosyal medyadan paylaşmış. 

Olay patladıktan sonra,
Tarafların yazılı, sözlü, dolaylı açıklamalarını ve dahi konu üzerine yazılan yazıları titizlikte takip etmeye çalıştım, kim haklı kim haksız karar verebileyim diye... 

Peki; kim mi haklı?
Bence ikisi de haklı... Bazılarınızın, "olur mu öyle şey?" dediğinizi duyar gibiyim. Vallahi siz de haklısınız...  

Ne var ki;
İkisi de haklı olsa bile oranlar yüzde 50'li yüzde 50 değil elbette... muhakkak bir tarafın azıcık da olsa ağdırması (Ağdırmak nedir bilin bakalım) lazım. 

O halde şu ayrıntılara dikkat etmek lazım.

BİR: Cumhuriyet Bayramı sadece içki içmeyen vatandaşların bayramı değil. Ancak, öteden beri olageldiği ve birilerinin ısrarla kaşımaya/karıştırmaya çalıştığı gibi içkiyi muhafazakar yöneticilere karşı bir meydan okuma aracı olarak görmek hakkına da kimse sahip değil 

İKİ: İddiasında haklı ve kendi içerisinde tutarlı olduğunu düşünse bile Hasan Çepni Beyefendi'nin duruma itiraz şekli hiç ama hiç şık olmamıştır. Kaldı ki; Hasan Çepni Beyefendi, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe'nin resmi danışmanı olduğu için bir bakıma devlet memuru statüsünde sayılır ve Vali, şehirdeki bütün memurların amiridir. Hasan Çepni Beyefendi amirine karşı uygun olmayan bir davranış sergilemiştir. 

ÜÇ: Ve lakin en nihayetinde tıpkı sigara gibi insana zararlı olan içkinin bir kimlik gibi görülmesi de artık çok çağdışıdır. Ortak buluşmalarda olmaması daha şık, daha isabetli olur ki; arzu eden kendi başınayken veya kendi gibi düşünenlerle birlikteyken, kendine ait yerlerde pekala içebilir/içiyor da zaten. 

DÖRT: Hasan Çepni Beyefendi, danışmanı olması hasebiyle Vali Bey'e karşı bir bakıma Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe Beyefendiyi de töhmet altında bırakmıştır. 

BEŞ: Sonuç olarak Hasan Çepni Bey, Vali Bey'e usulde hata olsa da niyetinin kötü olmadığını anlatmalı, Vali Bey de büyük bir alicenaplık göstermeli, el sıkışılmalı ve bu kırgınlık tatlıya bağlanmalıdır. Zira bu şehre hizmet etme makamında olanların birbirlerini kırmaya birbirlerine kırılmaya hakları yoktur. Bu konuyu tatlıya bağlasınlar, söz tatlılar benden...

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR