Limak Elektrik

Adaletin bu mu dünya?

 “Adalet”  
Belki de dünyada olmasını en çok istediğimiz şeydir. Ne var ki; olmadığından en fazla yakındığımız şeydir de adalet. Bundan olsa gerek ki; dilimize pelesenk olmuştur, “Adaletin bu mu dünya” sözü… 

Hele ki;
Adalet aranan yer Türkiye ise durup bir kez daha düşünmek lazım. İster adalete bakış olsun, isterse adaletin bakışı olsun; neresinden tutarsanız tutun elinizde kalacaktır.

***

Ergenekon’un, 
“Kara kutusu” olarak ünlenen Tuncay Güney’in, “Türkiye’de adalet aramak, genelevde bakire kız aramaya benzer” sözünü duyunca adeta irkildim. Güney’in haksız bir yerde durduğunu ve adalete bakışının adaletsiz olduğunu düşünebiliriz. Fakat yine de, Türkiye’de adaletin her bakımdan düştüğü/düşürüldüğü durum bundan daha net özetlenemezdi herhalde…

Gemlik’in ibretlik adliyesi
 


“Adalet”
in
“Gerçek”liğine bakarken “Adalete Bakış” ve “Adaletin Bakışı” olarak iki ana başlık belirlemiştik.

Fazla uzaklara gitmeye gerek yok.
Hemen yanı başımızda, Gemlik Adliyesi’nin içler acısı hali, “Adalete Bakış”ımızın en ölümcül örneği olarak orada adeta ölümsüzleşiyor…

Kendilerinden,
“Adalet” istediğimiz hâkimleri, savcıları ve yardımcı personellerini, “en ufak depremde bile yıkılır” raporu verilen o köhne binada çalışmaya mecbur etmişiz.

Daha yeni bir bina bulunmuş,
Ancak yüce devletimiz, yüce adalet için 17 bin liralık kirayı çok görmüş. Olacak iş değil doğrusu ama olmuş işte…

Gemlik’te durum kötü de,
Bursa’da veya başka bir yerde çok mu iyi? Ne gezer, al birini vur ötekine… Bursa Adliyesi’nde hâkimler ve savcılar hücre gibi odalara adeta hapsedilmiş. O odalar ise dosya denizine dönmüş ki; bırakın çalışmayı nefes almak bile neredeyse imkânsız.

Hadi, diyelim ki;
Hâkimler ve savcılarımız için müreffeh binalar inşa atik, yeter mi? Yetmez… Müreffeh mekânlar yapmak zaten elzem ve görev. Fakat daha da elzem olanı hâkimler ve savcıların ekonomik ve sosyal imkânlarıdır. 


Adalet’in kestiği parmak acıyor 
     


“Adalet”
in
“Gerçek”liğine bakarken “Adalete Bakış”tan sonra, “Adaletin Bakışı”nı da irdeleyelim. Girizgâhta, Tuncay Güney’in, “Türkiye’de adalet aramak, genelevde bakire kız aramaya benzer” sözüne değinmiş veGüney’in adalete adaletsizlik yaptığına işaret etmiştik…

Ve fakat
Şahit veya muhatap olduğumuz öyle uygulamalar var ki; Güney’in, “Türkiye’de adalet aramak, genelevde bakire kız aramaya benzer” sözüne rahmet okutacak cinsten… Hal böyle olunca, Adaletin kestiği parmak da acıyor ne yazık ki…

Bir örnekle bu faslı kapacağım.
Bundan kısa bir süre önce, “Yıldırım Belediyesi danışman çiftliği mi?” başlığıyla bir yazı kaleme almış ve ilçe belediyelerinde danışman kadrosu bulunmamasına rağmen Yıldırım Belediyesi’nin, “İç ve Dış Dâhili Telefon Listesi”nde bazı isimlerin “danışman” olarak yer aldığını yazmış ve kamu adına birtakım sorular sormuştuk…

Biz sorularımıza
Doyurucu cevaplar bekleyeduralım, karşımıza mahkemenin “tekzip” kararı çıktı. Yazımıza dayanak belgeleri ekleyip itiraz hakkımızı kullandık fakat talebimiz “ret” olmuş. Şimdi karar tebliğe çıkmış ve tarafımıza ulaştığında tekzip edeceğiz… “Adaletin bu mu dünya” diyor ve o belgeleri sizlere de sunup, sonucu vicdanlara havale ediyorum. 


Mustafa Gültekin'i TWİTTER'den takip edin
www.twitter.com/seferisair

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR