24 Ağustos 2017 Perşembe
ROTA BURSA

AK PARTİ BURSA İL BAŞKANI AYHAN SALMAN OLDU!

Ak Parti Bursa’da yüzde 60 alır mı?

Malumunuz, 
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı’nın adının açıklandığı İstanbul’daki programda, Başbakan Erdoğan, kürsüde Altepe’nin kulağına bir şeyler fısıldadı…   

Altepe ise,
Ne söylendiği sorusunu, “Başbakan’ımız, Bursa’dan bir rekor beklediğini ve kendilerine güvendiğini söyledi” şeklinde cevapladı. Bu rekoru sayısal olarak da yüzde 60- 65 olarak açıkladı…

Tamam,
Kulağa söylenenin gerçekte bu olmadığı aşikâr… Ancak Başkan’la Başbakan’ın arasındaki özelin ne olduğunu illa da kurcalayacak değiliz. Zira konumuz da bu değil zaten…

Ve fakat
Aşikâr olan ve ziyadesiyle önem arz eden bir şey daha var ki; o da, Başbakan’ın, Başkan’ın da ifade ettiği gibi Bursa’dan yüzde 60 bandında alınacak oyla bir rekor bekliyor olması…

Peki;
Ak Parti, Bursa’da yüzde 60 oy alır mı?

Bu yakıcı sorunun cevabını,
Dün, Merinos AKKM’de, Recep Altepe’nin elini kaldıran Bülent Arınç bir bakıma verdi aslında…

Arınç, 
Bursa’da herkesi kucaklayan bir yapının tesisi için uğraştığının altını özellikle çizerek, “ben Bursa gibi bir il görmedim. Herkes Ak Parti’ye oy vermek istiyor, biz almasını bilelim. Almasını bilirsek yüzde 60’lara ulaşacağımıza herkes inansın…” dedi.

İşte,
İşin özü, özeti bu aslında… Lakin Bursa’da bunu başarmanın, söylemek kadar kolay olmadığı da ortada… NitekimBülent Arınç’ın bir önceki Bursa ziyaretinde, “burada başka türlü siyaset tutmuşlar, ben Bursa’ya (Bursa siyasetine) yakışmıyorum” dediği haklı çıkışı hala kulaklarımızda ibretlik bir söz olarak çınlıyor…

Evet,
Burada tutulan o, “başka türlü siyaset” Ak Parti’ye oy vermek isteyen herkesi kucaklamadı yıllarca… Temsilde liyakatli adaletin “a”sını bile bulamadı Bursa bir türlü…

Bu ölümcül sızı,
Her seçim öncesinde kendisini öyle dışa vuruyor ki; Bülent Arınç gibi sabır abidesi birisini bile, “ben Bursa’ya (Bursa siyasetine) yakışmıyorum” dedirtecek kadar kızdırıyor / bezdiriyor…

Ama yılmamalı Arınç, yıkılmamalı…
Zira kendisinin, “temiz siyaset” safında dik duruşunu gönülden destekleyen ve bu akil anlayışın artık Bursa’ya da yerleşmesi için dua eden insanlar için emin bir umut ışığı olarak yanmaya/yakmaya devam ediyor Arınç…Sönmemeli, söndürülmemeli, söndürülmesine asla müsaade edilmemeli…

***

Hadi,
Başa dönelim ve cevabını aradığımız o yakıcı soruyu yineleyelim: Ak Parti Bursa’da yüzde 60 oy alır mı?

Bu fakiri
Takip etme zahmetine katlananlar hemen hatırlayacaktır. Pekâlâ, mümkün olduğunu ancak bunun temsilde adaletli ve esaslı bir değişimle başarılabileceğini çok defa yazdım. Acı reçetem birilerinin ağzının tadını fena halde kaçırıyor olsa da bugün hala aynı kanaatteyim.

Ak Parti
Aday belirlemede ilk adımı attı ve Büyükşehir’de yıpranmış olmasına rağmen, Recep Altepe’yle “yola devam”kararı aldı. Yani, bir bakıma ilk yumruğu cılız vurdu Ak Parti. Bununla da yetinilmedi, Altepe’nin omuzlarına yüzde 60 gibi ağır bir sorumluluk yüklendi…

Acı ve açık söylüyorum,
Kendisi değiştirilmemiş olsa da, Altepe, ilçelerde herkesi/kesimi kucaklayacak liyakatli bir değişimi savunmaz ve bunun gerçekleşmesi için kibrini yenip, gövdesini ortaya koyamazsa yüzde 60 şöyle dursun, bir önceki dönemde aldığı kendi oyunu bile alması zor bir ihtimal olarak görünüyor… 
 

***

Daha da somutlaştıralım isterseniz.
Altepe, yakında belirlenecek il başkanı konusunda Ak Parti’ye ikinci bir Nagip Vardar vakıası yaşatacak hevese kapılırsa daha maçın başında ilk kroşeyi yemiş olur.

İkinci raunt: Yıldırım,
Biliyorsunuz, Yıldırım’da Doğulu vatandaşlarımız ağırlıkta ve dahi, tutulan o, “başka türlü siyaset”in vaziyet etmesi sonucu haklılıkları nispetinde bir hakka hiç kavuşamadılar… Bunun en açık örneği, en az yüzde 60’la kazanılması gereken Yıldırım iki dönemdir hep 10-15 puan kayıpla alındı. Ki; bu bile Ankara’ya bir “başarı öyküsü”olarak anlatıldı iki dönemdir…

Burada,
CHP’nin Büyükşehir adayı Necati Şahin’in, Doğulu, muhafazakâr, tanınan, sevilen ve bu özellikleriyle Yıldırım’da yüzde 70’le örtüşen bir kimlik olduğu hesaba katılmalı. Yine, CHP’nin Yıldırım adayının da bu eksende belirleneceği ortadaysa, Ak Parti’nin karşı hamlesinin nasıl ve adayının kim olması gerektiği apaçık meydanda değil mi?  

Kuşkusuz; Yıldırım’da en isabetli aday; 
Doğulu kimliği, kendisi ve ailesinin hayatları boyunca üzerlerinde taşıdıkları Milli Görüş gömleği ile Ak Parti’ye oy vermek isteyen yüzde 70’in teveccühüne mazhar olacak isim İnşaat Yüksek Mühendisi İsmail Hakkı Edebali’den başkası değildir…

Üçüncü raunt: Osmangazi,
Burada, 150 bine yaklaşan nüfuslarıyla baskın karakter Dağlılardır… Dağlıların, “o sene bu sene” sloganıyla Osmangazi’de artık temsil edilme isteği ve CHP’nin, bu açlığı görerek Dağlı bir adayı sahaya sürmesi, aslında Ak Parti’ye oy vermek isteyen Dağlıları istemeden de olsa bir tercihe sürükleyebilir. Kaldı ki; Mustafa Dündar’ın hiçbir varlık gösterememesin yanında ikili ilişkilerdeki dibe vuran zayıflığı da bu tercihi tetikleyecek önemli bir etkendir… Yine, burada da, Dağlı kimliğinin yanında, ev sahibi oluşu ve aldığı Milli Görüş terbiyesiyle herkesi koşulsuz kucaklayacak isim Petrol Mühendisi Ali Yılmaz’dır…

Dördüncü raunt: Nilüfer,
Ak Parti, bu dönem Nilüfer’de şeytanın bacağını kırma konusunda fazlasıyla niyetli olmalı ki; hemen herkesin gönül huzuruyla üzerinde ittifak edebileceği Dr. Mustafa Esgin ile yola çıkacak gibi görünüyor… Tabii, burada son düzlüğe kadar “aday” olarak sahada olmasına rağmen geri çekilip, sahaya çıkacak adayı destekleme âlicenaplığını gösteren İlçe Başkanı Alparslan Yıldız’ın hakkını da teslim etmek lazım. Ak Parti, bu sefer Nilüfer’i kazanırsa (ki, çok yakın gözüküyor) bu başarının mimarı tek kelimeyle Alparslan Yıldız olacaktır…  

***

Toparlamak gerekirse,
Ak Parti, CHP’nin stratejik hamlelerine, yukarıda zikrettiğimiz isimlerle yeni ve yerinde karşılık verirse, ilk raunttakiAltepe ile vurulan cılız yumruğun etkisini artırır ve hedeflediği yüzde 60’lık rekora doğru emin adımlarla koşar…

Yok eğer,
O, “başka türlü siyaset” bütün sabra ve iyi niyete galebe çalarsa, başa baş gidecek maçın son gongunda zaferi sayı hakeminin insafına bırakır. Nitekim nakavtla bir rekora imza atmayı umduğu maçı bıçak sırtında kazansa dahi yıkılan umutlar ve emeklerin hakkını kimse ödeyemez…

Son söz:
Değerli okurum! Bugünkü yazımı sabrınıza sığınarak, belki bir hayra vesile olur diye biraz uzun tuttum. Hakkınızı helal edin lütfen…     

      

Mustafa Gültekin’i TWİTTER’dan takip edin
www.twitter.com/seferisair 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR