Süper Timsah

Ak Parti'deki kriptolar kim?

Yerel seçimler yaklaştıkça siyasetin ateşi yükseliyor.
Ateş yükseldikçe de korkunç iddialar, muhteşem senaryolar adeta hava uçuşuyor...

Gazeteci Süleyman Özışık,
Birkaç gün önce, "Abdullah Gün ne yapıyor?" başlıklı bir yazı kaleme aldı ve yukarıda bahsettiğim ateşi yüksek bir senaryoyu okurlarıyla paylaştı.

İddia şu:
Abdullah Gül bir parti kuracak veya kurulu bir partinin başına geçerek yeni bir oluşumla siyasete geri dönecek. Bu yeni oluşumun harekete geçme tarihini ise 2019'daki yerel seçimlerin sonrası olarak işaret ediliyor.

Peki;
Neden yerel seçimlerden sonra?
El cevap: AK Parti'nin bu seçimlerden zayıflamış olarak çıkması gerekiyor. Sadece oy oranı olarak değil, İstanbul, Ankara, Bursa gibi önemli şehirleri de kaybetmesi gerekiyor...

Aslına bakarsanız,
Senaryo akla çok yatkın. Yeni bir oluşumun temellerinin atılabilmesi için siyasette bir boşluğun oluşması gerekiyor. O boşluk ise iktidarın güç kaybetmesi, güven kaybetmesi ve insanların yeni umutlar, oluşumlar aramaya başlamasıyla ancak mümkün olabilir.

Bu zaviyeden baktığımızda
2019'da yapılacak yerel seçimler Ak Parti için belki de son 15 yılın en zor seçimi olarak gözüküyor. Nitekim, birçok nedenden ötürü geçmiş seçimlere oranla saha şartlarının daha zor olduğu ortada.

Peki;
Ak Parti, eski seçimlere göre kısmen de olsa aleyhine işleyen bu saha şartlarını nasıl lehine çevirebilir, veya çevirebilir mi?

Kanaatimce
Çevirebilir. Peki; nasıl? Tabii ki; Başkan Erdoğan'ın ısrarla altını çizdiği, "Gönül Belediyeciliği"ni tam anlamıyla hayata geçirerek. Ve tabii ki; sahneye en doğru adaylarla çıkarak. Ve dahi, sahada en diri teşkilat yapısıyla çalışarak...

İşte zurnanın "zırt" dediği yer de tam burası.
Diğer illerde durum nasıl tam olarak bilmiyorum. Fakat Bursa'da olup bitene bakınca insanın tüyleri diken diken oluyor. Havsalası şaşıyor...

Efendim,
Ak Parti, Bursa'da Büyükşehir Belediye Başkan adayını açıklandı. Belli noktalarda çekinceleri olan insanlar hala olabilir lakin genel manada olumlu bir hava hakim. Başkan Alinur Aktaş, Recep Altepe'den  görevi devralır almaz icraata hızlı başladı. Önce belediyenin darmadağın olmuş bütçesini olabildiğince derleyip toparladı. Peşi sıra suda ve ulaşımda indirimler yaptı. Akıllı dokunuşlarla kısmen rahatlayan kavşaklar, gece gündüz vatandaşla doğrudan kurulan diyaloglarla kısa sürede hak edilmiş bir iltifata mazhar oldu ki; bunun ödülünü de yeniden aday gösterilerek almış oldu.

Ve fakat
Ak Parti için asıl mesele bundan sonra başlıyor. Zira ilçe belediye başkanlıkları için öyle isimler zikrediliyor, öylesine uçuk senaryolar konuşuyor ki; "nasıl olur?" demekten kendini alamıyor insan. En zor seçimin arifesinde ve daha önce örneği görülmemiş bir şekilde sekiz ilçe başkanının istifasının istenmesinin akılla izahı yok. Nitekim, bu ilçe başkanları daha görevlerine yeni gelmiş, henüz siyaseten hiçbir başarıları yokken ve 2019'da en önemli sınavlarını verecekken istifa ettirilmesi çok manidar geliyor bana. Hani diyorum, siyasetin derin dehlizlerinde dillendirilen bu uçuk senaryolar gerçekten doğru ise ve bu hiç olmayacak isimler aday gösterilirse, bunlara kefil olanların, aracılık edenlerin kesin kes mercek altına alınması lazım.

Öyle ki;
Bunlar tam da Süleyman Özışık'ın yazısında bahsettiği gibi, Ak Parti'nin 2019'da başarısız olmasını isteyecek, bunun için zemin hazırlayacak ve o başarısızlık üzerine yeni oluşumlara kapı aralanmasa imkan sağlayacak insanların işi olabilir. Yani,  bu durum Ak Parti'nin başarısız olması adına siyaset mühendisliği yapanların Ak Parti'ye içeriden çektiği derin bir operasyonla ancak akıllanabilir ve bunlar tek kelimeyle kriptodur.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR