Limak Elektrik
16 Aralık 2017 Cumartesi

Akşener'in "Paralel"le imtihanı!

Meral Akşener'in adı geçtiğinde,
"Meral Akşener candır" cümlesi çıkar ilkin ağzımdan. Buna sebep, kariyerinde lekesi, gölgesi olmayan birisi olması kadar, 28 Şubat'ın cuntacı generallerine ayar vermesidir.

Türkiye
Kısacık ömründe birçok darbe gördü, fakat  28 Şubat, bütün kesimlerin zihin haritalarını yırtıp, ortadan yarıp, paramparça edip, derinden sarsarak bütün darbelerden daha çok ve kalıcı bir iz bıraktı toplumun üzerinde.

İşte bu kara ve karanlık günlerde,
Diri ve dik bir duruş gösteren Meral Akşener'e, cuntacı generallerden birisi, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Teoman Ünüsan aracılığıyla, "Git söyle o kadına, ileri geri konuşmasın, gelirsek İçişleri Bakanlığı'nın önünde yağlı kazığa oturturuz" mesajı gönderiyor.

Bunu duyan Akşener ise,
Feci şekilde öfkelenerek, ''Söyleyin ona, ben Balkanlıyım. Kazık deyince aklıma Balkanlı olan Kazıklı Voyvoda geldi. Kazıklı Voyvoda'yı da iyi tanırız. Ama unutulmasın ki, Kazıklı Voyvoda da bir homoseksüeldi...'' şeklinde tarihe geçecek bir cevap veriyor.

Akşener'e, bu mesajı,
"Demokrasiye balans ayarı yaptık" diyen Çevik Bir'in gönderdiği söylenmişti ki; devam eden süreçte O'nun değil de başka bir generalin olduğu iddia edildi.

Açık söylemek gerekirse,
Kimin söylediğinin de bir önemi yok. Önemli olan, bu milletin ordusundan birisinin/birilerinin çıkıp, bu milletin seçtiği siyasetçiye özellikle de bir kadına böylesine aşağılık bir lafı edebiliyor olması.

Burada,
Bir parantez açıp şu yakıcı gerçeğin altını çizmek istiyorum. Bugün kalkıp, Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Aile Bakanı'na karşı söylediği sözlerden ötürü çok şaşırmamak lazım. Cuntacı'yla Kılıçdaroğlu'nun söylemleri aslında aynı zihin haritasının bariz birer örnekleri değil mi sizce de?

Parantezi kapatıp, konumuza dönelim.
Meral Akşener, o süreçlerde, bugün, "Meral Akşener candır" dememize sebep temiz bir duruş göstermiş birisidir...

İşte o onurlu duruşun sahibi,
Bugün sizlerin de malumu olduğu üzere, MHP'de Genel Başkanlık yarışına girdi. Adı MHP Genel Başkanlığı için anılmaya başladığı günden beri, başta Bursa olmak üzere parti tabanında teveccüh de görüyor. Eğer, mahkemenin kararı doğrultusunda kongre yapılırsa Genel Başkanlık için en yakın ismin Akşener olduğu da pekala ortada...

"Yapılırsa" diyorum, zira
Devlet Bahçeli, Meral Akşener'i ima ederek, "bizim paralele teslim edecek bir partimiz yoktur..." gibi hayli sarsıcı bir cümle kurdu. Bununla da yetinmeyen Bahçeli, "Paralel Yapı" ya karşı ilk defa sesini yükseltti ve “başınıza gelen her şeye müstahaksınız” dedi. Kuşkusuz, Bahçeli'nin "Paralel Yapı"yı hedef alan bu sözleri Ak Parti açısından da çok fazla önem arz ettiğinin altını çizip, önümüzdeki süreçte farklı gelişmelerin fitilini ateşleyebileceğini buraya not etmek isterim.

Bahçeli'nin,
Mahkeme kararından sonra, böyle bir söylem geliştirmesini, rakibine karşı bir hamle olarak değerlendirmek mümkün. Zira, Bahçeli, MHP'ye kurulan "kaset kumpasları"nda bile böyle bir dil kullanmamıştı.

Ve fakat
Bahçeli'nin, Akşener'i ima ederek kullandığı "Paralel" söylem hep de yersiz değil. Nitekim, "Paralel Medya" ve Paralelci camia Merak Akşener'e karşı derin bir muhabbet besliyor. Elbette ki; bu durum Akşener'in en büyük açmazı ve imtihanı.

Son söz:
Meral Akşener, bu imtihanı nasıl verecek, bekleyip göreceğiz. Lakin bu durum Akşener'in siyasi geleceği açısından pek hayra alamet bir görüntü vermiyor. Açıkçası, dün cuntacılara karşı gösterdiği o onurlu duruşla siyasi kariyerini kirletmeyen Akşener'in Okyanus ötesinden icazet alacağına imkan/ihtimal vermek istemiyorum. Aksi halde, onurla bezeli siyaset hayatının zirvesinde kafası üstüne kire batmak olur bu... Öyle bir şey yoksa da, kendisinden, "Paralel Yapı"ya karşı en az Bahçeli kadar sert bir söylem ve dahi eylem beklenir. Bunu en azından kendisi için yapmalı ki; "Paralel Yapı"nın, kendisini, paçasından aşağıya asılmasına müsaade etmemeli. 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR