24 Ağustos 2017 Perşembe
ROTA BURSA

AK PARTİ BURSA İL BAŞKANI AYHAN SALMAN OLDU!

Allah'ın gücüne gider!

28 Şubat'ta,
Postal yalayan bazı gazeteciler, yazarlar, çizerler bugün kalkmış, "basın özgürlü" demiyorlar mı, gülmekten karnıma ağrılar giriyor. Bunlar komikliğin dibini bulmuş yüzyılın palyaçolarıdır.  

Bu palyaçolar,
Dün parmak sallayan Paşa'yı memnun edebilmek için dokuz takla atarken bugün halkın seçtiği temsilcilere olmadık hakareti yapmayı bir yiğitlik olarak görürler.

Bu şunu gösteriyor,
En kötü demokrasi en iyi darbeden daha iyidir. Daha da özelleştirelim isterseniz. En diktatör, seçilmiş Erdoğan; en mülayim darbeci Paşa'dan daha iyidir.

Öyle olmasaydı,
Parmak sallayan Paşa'yı memnun edebilmek için postal yalama yarışına girenler bugün göğsünü gere gere Cumhurbaşkanı'na, Başbakan'a ağız dolusu hakaret edebilirler miydi? 

***

Evet,
Her "28 Şubat" dendiğinde, aklıma İpekçilik Anadolu İmam Hatip Lisesi'nin bahçesinde düdük öttüren minik kızlar gelir aklıma. Başlarında örtü olduğu için sınıflarına sokulmayan masum yavrularını bekleyen ve çoğu zaman da polis copuna maruz kalan gözü yaşlı aileleri hatırlarım...

Allah'ım,
Ne kara, karanlık günlerdi o günler... 28 Şubat, Türkiye'de bütün kesimlerin zihin haritalarını yırtıp, derinden sarsarak bütün darbelerden daha kalıcı bir iz bırakmıştır toplum üzerinde.

O iz, o bıçak yarası,
Ne yazık ki; hala kapanmadı. Kapanmak şöyle dursun zamanla daha da derinleşti. Bugün, "toplum kutuplaştı" diyenler, toplumu zaman zaman sert söylemlerle Erdoğan'ın kutuplaştırdığını düşünenler var ya; onlara tavsiyem, Erdoğan'a haksızlık etmeyin olur.

Nitekim,
Toplumu bu kadar derinden sarsan, ortadan yaran, bu kadar uç kutuplara fırlatarak paramparça eden 28 Şubat'ın ta kendisidir.

Peki;
Bitti mi 28 Şubat? Tamam,  bin yıl sürmediği kesin ancak darbecilere ne kadar darbe vurulursa vurulsun yine de tam anlamıyla bitti diyemiyorum ne yazık ki. Bunun aksini iddia etmek, 28 Şubat'ın ne denli sarsıcı sonuçlarla kök saldığının farkına varmamak demektir.

Bugün,
Gezi kalkışmasıyla başlayan ve 17/25 Aralık süreciyle devam eden darbe girişimi, kolay savuşturulduysa eğer bu tek kelimeyle güçlü Erdoğan liderliğinin (Güçlü Ak Parti demiyorum) eseridir.

Bu yakıcı gerçeği,
Birkaç gün önce Bülent Arınç da altını çizerek tekrarladı. "İftiharla söylüyorum..." diyerek başladığı sözlerini "Cumhurbaşkanımıza teşekkür borcumuz var..." diyerek sürdürdü Arınç.

Açık söylüyorum,
Erdoğan, faraza hiçbir icraat yapmamış bile olsa, sadece asker sivil ilişkilerini demokratik ülkelerde olduğu gibi normalleştirip, darbecilerden hesap sorması, bu acılı milletin, gözyaşlarıyla, "Allah seni başımızdan eksik etmesin" diye dua etmesine yeter sebeptir...

Recep Tayyip Erdoğan,
28 Şubat'ta edilen duaların kabul olmuş halidir.  Yeminli Erdoğan düşmanlarının yatıp kalkıp ürettikleri tezviratlar var ya hani; işte onların hepsi doğru, hatta daha da fazlası bile olsa 28 Şubat'ı yaşamış bu millet yine de gözü kapalı Erdoğan'ın arkasında saf tutar. Bu safiyane duruşu bazıları "saflık" olarak görebilir ancak bu onların saftirikliğini göstermekten başka bir şey değildir.

Son söz:
28 Şubat'ta çekilen acıların üzerine lütfedilen Erdoğan liderliğinin kıymetini bilmeyenler, mirasını hoyratça tüketerek semirenler de yok değil hani. İşte bunlar  inzivaya çekilmiş 28 Şubatçıların ellerini ovuşturmasına neden oluyorlar. Nasıl ki; 28 Şubat Allah'ın gücüne gittiyse, çekilen acıların üzerine lütfedilen nimetin kıymetini bilmemek de Allah'ın gücüne gider. 



Mustafa Gültekin'i TWİTTER'dan takip edin!
www.twitter.com/SeferiSair

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR