24 Ağustos 2017 Perşembe
ROTA BURSA

AK PARTİ BURSA İL BAŞKANI AYHAN SALMAN OLDU!

Allahüekber!

Evet,
Allahüekber, diyerek kınıyorum... Terörü, teröristi, yancısını, destekçisini Allahüekber diyerek kınıyorum. Ve tabii ki; Bursa'daki canlı bomba saldırısının haberini, "tekbirle patlattı" başlığıyla veren Cumhuriyet Gazetesi'ni ve köhne zihniyetini de Allahüekber diyerek kınıyorum...

 

 

*** 

Ülke olarak,
Millet olarak bir süredir menfur terör saldırılarına maruz kalıyoruz. Canlarımız gidiyor, yaralanıyoruz, canımız sıkılıyor, asabımız bozuluyor, kahroluyoruz...

Son olarak,
Bursa'da kendini gösterdi terör. Bereket, ölen olmadı. Yaralılarımız var ama hayati tehlikelerinin olmaması tek tesellimiz. Umuyoruz, istiyoruz, dua ediyoruz; her türlü vicdani, insani değerden yoksun bu saldırılar artık son bulsun...

Şehrimizde,
Hemen yanı başımızda, her gün geçtiğimiz sokağımızda yaşadığımız dehşet, sadece Bursa'ya yönelmiş bir saldırı değil kuşkusuz. Tıpkı, İstanbul'daki, Ankara'daki ve dahi coğrafyamızın birçok yerinde maruz kaldığımız saldırılar, yaşadığımız acılar gibi, barışı değer olarak kabul eden insanımıza/insanlığa karşı yapılmış bir hainliktir...


 

***

Buraya kadar tamam,
Ancak, Bursa'daki canlı bomba saldırısının haberini, "tekbirle patlattı" başlığıyla veren Cumhuriyet Gazetesi ve havarilerinin yaptıkları da bu söylediklerimden aşağı kalır bir yanı yok ne yazık ki...

Açık söylüyorum,
Burada, derin bir cehaletin ürü yok sadece. Cehaletten öte, pis bir fitneciliğin koktuğu daha derin, daha sarsıcı, daha yakıcı başka bir marazi durum söz konusu.

Kendini patlatacak kadar terörü kutsamış;
O terörün yağını çıkartarak ekmeğine boca edip Şeytan'ın sofrasında kadeh kaldıran bu adamların; barışı, kardeşliği, iyiliği büyük bir değer olarak yücelten İslam'ı ve mensubu Müslümanları itibarsızlaştırmaya, adını terörle birlikte anmaya teşne bu tutumlarını nefretle kınamayı bile bir nefret israfı olarak görüyorum.
 

***

Burada,
Bir sözüm de, sözün bittiği yerde çok konuşmayı marifet gören Müslümanlara olacak. Kardeşlerim! Şu havada uçan, karada kaçan evliya masallarından biraz olsun kafanızı kaldırın lütfen.

Ruhumuza
Bir kutsiyet üflenmesinden olsa gerek ki; bazen hakikatin içine bile bir beşeri kutsiyet gecekondusu dikip orada ürettiklerimize din diye tapmaya başlıyoruz bilerek veya bilmeyerek.

Tamam,
Beşeri düşünce sistemleri de kendilerine dair bir kutsiyet iddiasında bulunabilirler ve bunlara da din denilebilir ancak Ed Din tektir. Tek olan o dinde ise düşünmek farzdır. Özetle, ölecek, öldürmeye kastedecek kadar gerçek olaylar üzerinden, havada uçan, karada kaçan evliya masalları çıkarmak en hafifinden hayatı öldürmektir. Zaten zalimlerin hunharca öldürdüğünü insanlık karşısında her gün ölüp ölüp diriliyoruz; bari ellerimizle hayatı öldürmeyelim...

Son söz:
Hadi bakalım, "insanı yaşat ki; devlet yaşasın" düsturuyla kardeşlik noktasında safları sıklaştıralım. Kötüyü ve kötülüğü tekbirle kınayalım.  Derin bir nefes alalım ve buyurun hep birlikte; TEKBİİİİRR : ALLAHÜEKBER...  
  

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR