Arif "Tak" ettin canımıza!

En son söyleyeceğimi,
En başta/başlıkta söyledim. Lamı cimi yok. Arif Tak'ın başkanlığı da, icraatları da artık canımıza tak etti.

Saadet Partililer,
Arif Tak'ı ziyarete gitmişler. Bursa'nın sorunları hakkında sohbet etmişler. Allah muhabbetinizi artırsın, diyeceğimiz yok.

Fakat
Arif Tak, Büyükşehir Belediyesi'ni, otopark işletmeciliğinden, kebap salonuna  "her türlü ticareti yapmakla" suçlamış ve bu durumun esnaf için sıkıntı olduğunu dile getirmiş.

Güler misin, ağlar mısın?
Eh, günaydın Arif Tak! Uyanda balığa gidelim. Yeni mi "tak" etti kafana? Veya 1993'den beri yürüttüğün başkanlıkta 60 bin dolayındaki esnaf adına eriştiğin vizyon bu mu?

Düşünebiliyor musunuz?
Bursa'nın sorunlarını masaya yatıran benim BESOB Başkanım, sorun olarak bula bula, Büyükşehir Belediyesi'nin açtığı kebapçı dükkanını bulmuş. Pes be; vallahi de, billahi de pes...

Şimdi,
Recep Altepe kalksa, "kapattım o kebapçıyı" dese, esnafın bütün sorunu çözülecek ve senin de başın göğe mi erecek?

Yahu sen,
2008'de başlayıp, "2010'da teslim edeceğim" dediğin Sanayi Sitesi'nin akıbetinden bahsetsene? O dükkanlar 60 bin liradan nasıl 250 bin liraya çıktı, aradaki devasa fark kimin cebinden çıkacak, kimin cebine girecek? BESOB'a bağlı onca odanın sıkıntıları nelerdir? Çözüm için hangi vizyonla nasıl bir çözüm önerisi getirdin?

Bu sorulara/sorunlara
Etraflı bir cevabın, çözüm önerin var mı eyy Arif Tak? Yoksa odada kebap yiyip, önümüzdeki seçimlerde kim için Ankara yollarına düşeceğini düşünerek günü mü tamamlıyorsun?

Hatırlıyorsunuz değil mi?
Arif Tak'ı en son, yanına bazı oda başkanlarını da alıp, Ak Parti Genel Merkezi'ne giderek, "Falancayı Bursa'dan aday yapın" diye kulis faaliyeti yaparken görmüştük.

Eh, pek tabii;
Sen esnafın derdini, çilesini bırakıp, hiç de üzerine elzem olmadığı halde siyasilerin taşeronluğuna soyunursan. Üzerine vazife olmayanlar da kalkıp kebapçı dükkanı da açar, otopark da işletir.

Kaldı ki;
Otopark konusunu da bilerek değil, lafın gelişi konuşmuşsun gibime geliyor. Zira otopark sorunu belediyelerin işi değil de kimin işidir, kim çözecek bu sorunu Allah aşkına? Hadi, yazıyı bitirdim ben, kapatıyorum dükkanı, daha fazla güldürme beni Arif Tak.

 

Adamsın Ceyhun Hoca!

Ben,
Bunca zamanlık yazı hayatımda, "beni eleştirdiğin için teşekkür ederim" diye söze başlayan insana çok az rastladım ki; bunlardan birisi de CHP Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil'dir...

Hatırlayın,
Önceki gün, Ceyhun İrgil'i konu eden bir eleştiri yazısı kaleme almıştım. Akşamına beni aradı ve, bütün nezaketiyle, "beni eleştirdiğin için teşekkür ederim" diyerek söze başlayıp meramını anlattı. Özetle, siyasilerin dili nedeniyle oluşan kutuplaşma iklimine dikkat çekmek için verilmiş bir önerge olduğunu söyledi.  


Uzun uzun anlatmayacağım,
Lakin, mikrofonu eline aldığında, "Ey oğul" diye söze başlayıp, "bundan sonra öfke bize; uysallık sana... Güceniklik bize; gönül alma sana... Suçlamak bize; katlanmak sana... Acizlik yanılgı bize; hoş görmek sana... Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana... Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana..." diyerek devam eden; ancak "gözünün üstünde kaş var" dedik diye hakaret, tehdit savuran veya soluğu mahkemede  alan Ak Partililer, Ceyhun Hoca'dan az ders alın... 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR