23 Ağustos 2017 Çarşamba
ROTA BURSA

Arınç, kürsüden fena çaktı

Dün yine,
Bursa’da Bülent Arınç fırtınası esti. Hatta fırtına hafif kalır, kasırga desek daha yerinde bir tespit yapmış oluruz. Çocuk Esirgeme, Huzurevi, Valilik derken soluğu Ak Parti İl Başkanlığı’nın Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlediği bayramlaşma töreninde aldı.

İşte
Ne olduysa da burada oldu. Bülent Arınç sakin çıktığı kürsüde adeta esip gürledi. “Kürt kardeşlerime selam olsun” deyip, BDP’li vekillere fena çaktı. Döndü, “IMF bizden borç para istiyor” deyip, IMF’ye ve geçmişte IMF’den para dilenen Bakanlar ve Başbakanlara çaktı.

Salih Memecan’ın
Karikatürünü hatırlatıp (CHP’li vekili dağda misafir eden PKK’lılar ellerinde silahlarla CHP Genel Merkezi’ne gelir, kapıyı açan Kılıçdaroğlu korkar. PKK’lılar, “korkmayın iadeyi ziyarete gedik” derler) Kılıçdaroğlu’na ve dağa misafir olan Hüseyin Aygün’e çaktı…

Nihayetinde
Ak Parti’nin, adındaki “ADALET”e vurgu yapıp, “koltuklara oturup, makam araçlarıyla gezenler adaleti unutmayacak. İsraf ve gösterişten kaçınacak, mütevazı olacak…” diyerek, kendi partililerine (bazılarına) çaktı…

 

Yalçın, hanesine bir artı daha ekledi

Bayramlaşmak için seçilen
Merinos Kongre ve Kültür Merkezi’nin ana girişi gerçekten de iyi düşünülmüş ve iyi hazırlanmış bir yer olarak herkesin takdirini topladı. Bu deneme de gösterdi ki; Merinos hakikaten Bursa için büyük bir nimet…

Bu yakıcı gerçek,
Geçmişte Merinos’u ve Merinos’un mucidi Rahmetlik Hikmet Şahin’i yerden yere vuran, bugün ise gelip, marifetmiş gibi Merinos’ta oturanların yüreklerini burkmuş, yüzlerini kızartmıştır umarım…

Tabii ki;
Merinos “iyi” fakat burada bayramlaşma veya başkaca bir etkinlik yapmak siyasi partiler için ciddi bir cesaret işi… Zira fevkalade kalabalıkları bile adeta yutuyor Merinos.

Ve fakat
Sedat Yalçın, BUTTİM’de devasa bir kalabalık ve muhteşem organizasyonla gerçekleştirdiği iftardan sonra Merinos’un ana girişindeki o koca alandan da alnının akıyla çıkmayı bildi. Başkan Yalçın, sadece iyi / coşkulu bir bayramlaşma gerçekleştirmekle kalmadı, Merinos’ta kullanılabilir bir alanın daha olduğunu da göstermiş/kazandırmış oldu.

 

Birisi, Altepe’ye, “az konuş” desin!

Recep Altepe,
Bildiğimiz Altepe… Mikrofonu eline geçirdi mi, hep konuşmak istiyor, konuştukça, dinleyenlerin, “ne çok iş yapmış, bravo” diyeceklerini sanıyor.

Lakin
Gerçek olan bu değil. İnsanlar bıkıyor, sıkılıyor, üstelik aynı şeyleri duymak gına getiriyor. Hele ki; günün asıl konuşmasının ne söyleyecekleri merakla beklenirken bu sürenin uzatılması ister istemez akıllara olmadık sorular getiriyor…

Mesela,
Merinos’ta, bayramlaşmak ve Bülent Arınç’ı dinlemek için toplanan büyük kalabalık, Altepe’nin yine gereğinden fazla uzun ve kendini tekrardan ibaret konuşmasından fazlasıyla sıkıldı. Hatta birisi kulağıma eğilip, “Recep Altepe, Bülent Arınç’ı sabote ediyor” dedi.

Yok, canım,
O kadar da değil, desem de, nafile. “Baksana, BUTTİM’de de, burada da aldı sazı eline, ha bire konuşuyor. Yahu, bu millet Arınç’ı bekliyor” diyerek tepkisini yineledi…

Recep Altepe,
“Arınç’ı sabote mi ediyor?” sorusunu sorduracak kadar lüzumsuz konuşmasını bitirip, kürsüye Bülent Arınç davet edildiğinde anladım ki; millet kızmakta haklı… Zira Altepe konuşurken üzerine ölü toprağı serpilmiş partililer Arınç’ın anons edilmesiyle kendine gelip çılgınlar gibi alkışladılar. Üstelik ayağa kalkarak yaptılar bunu… Kaldı ki; Bülent Arınç ta, “sözler uzadı” diyerek, yani, kendisinden önce konuşan Altepe’nin lafı çok uzattığını hatırlatarak başladı söze…

Buradan da anlaşılıyor ki;
Sözü kısa kesmek gerek. Şimdi biz desek belki ağır gelir nefsine Altepe’nin. Fakat birisi  yine de Altepe’ye, “az konuş” desin…

Neyse,
Az konuşmanın erdeminden dem vururken çok yazmanın da bir anlamı olmasa gerek. Hadi ben de bayramınızı tebrik ederek nokta koyuyorum yazıma… Kalın sağlıcakla…   

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR