Arınç’ın gördüğü gerçeğe şaşı bakanlar!

Ak Parti il kongresi bitti,
Fakat yankısı hala devam ediyor. Hele ki; sadece Ak Parti’nin değil, toplumun da “vicdanı” olan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın ağırlığı gitgide daha da arttıkça yankı da o oranda yaygınlaşıyor.

Öyle ki;
Bülent Arınç bir şey söylüyor, o söz adresine tesir etmekle kalmıyor, başta parti tabanı olmak üzere toplumun hemen bütün katmanlarında karşılık ve destek buluyor.

Pek tabii;
Kahir ekseriyetin aksinde tepki verenler de çıkmıyor değil. Fakat bu tayfanın kim olduğu ve neden böylesine anlamsız bir tavır içerisine girdiklerini cümle âlem biliyor.

O’nlar ki;
Parti içinde olmasına rağmen çıkarları istikametinde partiye tuzak kuranlar… O’nlar ki; parti dışında fakat içerideki egemenlerin eliyle iş tutmuş ve istikbalini o kirli ellerde arayanlar… O’nlar ki; Bülent Arınç’ın, Tayyip Erdoğan’ın fakir sofralarında bulduğu onuru zengin / zenginlik sofralarına meze edenler… O’nlar ki; Ak Parti’nin devrimci ruhunun kendi “haksız zenginliklerini” devirdiğini düşünüp Ak Parti’yi düşman tahtasına yazanlar…  

Ve fakat
Bülent Arınç’ın ferasetli bakışından kaçmıyor bütün bunlar. Kim, hangi kamuflaja bürünürse bürünsün, kim, hangi gerekçeyle hangi egemenin arkasına sığınırsa sığınsın, kim istediği kadar şaşı bakarsa baksın, gerçek er ya da geç kabak gibi ortaya çıkıyor. Gün oluyor, bütün maskeler düşüyor ve herkesin asıl yüzü görünüyor…

 

22 Nisan, vicdanların nefislere galebe çalmasıdır!

Kulağımıza gelenlere bakılacak olursa
Bülent Arınç’ın, 22 Nisan’da yapılan il kongresinde Sedat Yalçın’ın, başkan seçilmesiyle alakalı son tespitleri, kim oldukları herkesçe malum, “kuklalar ve kuklacılar” nezdinde fena rahatsızlık / hazımsızlık yaratmış.

Evet,
Bülent Arınç, “Sedat Yalçın, genel merkezde üzerinde tartışılmadan uzlaşılan ilk isim” demişti ki; peşi sıra, “Bursa’da Sedat Yalçın yedeklerle seçim kazandırdı. Bütün yönetimindeki arkadaşlar aday olmak için istifa etti. Ama o yine başarılı oldu. Sürekli çalıştı. Bursa hep başarılı ve o başarılarda imzası olan insana ‘sen git’ diyebilir miyiz? Ben diyemem. Siyaset hizmet yeridir. Sedat Yalçın hizmete devam ediyor. Sedat Yalçın ve yönetimi 3 yıl daha görevdedir. Sedat Yalçın tek patrondur” sözleriyle tarihe not düşmekle kalmadı, bu durumu kabullenmekte zorlanan “kuklalar ve kuklacılar”ın adeta kafalarına vura vura anlattı / öğretti bu yakıcı gerçeği…

Öyle anlaşılıyor ki;
22 Nisan Bursa’da tabuların yıkıldığı, esaret zincirinin kırıldığı tarih olmakla kalmayacak, aynı zamanda derin bir nefis terbiyesinin yapıldığı gün olarak da tarihteki yerini almış olacak Yani, 22 Nisan vicdanların nefislere galebe çaldığı bir zaman olarak hatırlanacak…

 

22 Nisan’ın Yalçın yönetimine yüklediği sorumluluk!

Evet,
22 Nisan, Sedat Yalçın’ın kazanmasıyla bir “vicdan zaferi” olarak Bursa’da genel geçer bir kabul gördü. Fakat bu yeni durumun, yeni sorumluluklar getirdiği de ortada…

Zira
Bülent Arınç’ın, “biz bu partiyi sokakta bulmadık, sokağa bırakacak da değiliz” sözleri, birilerinin fena halde canını sıkmış olsa da başka birilerine de yine fena halde bir sorumluluk yüklüyor.

Canı sıkılanları
“Sıkı can iyidir” deyip geçeceğim. Ancak sorumluluk üstlenenlere birkaç hatırlatmanın yerinde olacağı kanaatindeyim… Kuşku yok ki; 22 Nisan, Başkan Yalçın’ın, yönetim kurulu üyelikleriyle şereflendirdiği isimlerin omuzlarına da ağır bir vebal yükledi.

Yani,
Hiçbir yönetim kurulu üyesi bu “vicdan zaferini” nefsi bir sapmayla lekelememeli. Başkan Yalçın’ın, dolayısıyla Ak Parti tabanının ve dolayısıyla halkın güveni ve beklentileri boşa çıkarılmamalı… Bu da başka bir nefis mücadelesi olsa gerek…


Arınç ve Yalçın Bursa için şanstır!

Dün gibi hatırlıyorum,
Bülent Arınç, Bursa’dan aday gösterildiğinde hemen bütün şehir derinden bir “oh” çekmişti. Çünkü az sayıda arıza ileri geri konuşsa da bu kent biliyordu ki; Bülent Arınç Bursa için büyük bir şanstır.

Nitekim
Arınç’ın Bursa’ya adım attığı günden bu yana yaşananlara bakılacak olursa bu tespitin ne kadar da yerinde olduğu ortada. Bürokrat atamalarındaki isabetli tercihlerden tutun da ilçe ve il kongresindeki tutumuna kadar Arınç kısa zamanda “Bursa’nın da vicdanı” olmayı başardı.

Arınç
22 Nisan’da, Ak Parti’nin tabanı ve tavanının talebi olan Sedat Yalçın’a destek vererek egemenlerin hesaplarını bozdu. Bu bozgunla egemenlerin bütün çelme takma hamleleri artık dikiş tutmadı.

Ne var ki;
Mevzi kaybeden egemenler 2014 için yeniden ayaklanmak isteyecektir fakat hem Sedat Yalçın hem Ak Parti düne göre daha özgür ve daha güçlüdür. Dolayısıyla bu yapı Bursa’nın hak ettiği anlayışla yönetilmesi ve hizmet alması adına yeni bir şanstır. Kuşku yok ki; bu şansın diğer adı ise Sedat Yalçın ve Bülent Arınç’tır…

Öyle ki;
Bundan sonra kim hangi vadiden dilediği rüzgârı estirmek isteyedursun, surda bir gedik açılmıştır artık. İş, bu gediğin kapanmaması ki; burada vicdan taşıyan herkese büyük görev düşüyor…

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR