24 Ağustos 2017 Perşembe
ROTA BURSA

AK PARTİ BURSA İL BAŞKANI AYHAN SALMAN OLDU!

Asın bu pisliği!

Asabım bozuldu,

Kanım dondu, nutkum tutuldu, kelimeler boğazıma düğümlendi, boğuldum, sarsıldım, kahroldum, irkildim, utandım. İnsan olduğumdan utandım. O pislikle aynı insan sureti taşıdığımdan utandım.

 

Şimdi ben,

Bu kepazeliğe, bu iğrençliğe, bu şerefsizliğe, bu pisliğe, bu alçaklığa ne söylesem, ne kadar sövsem kafi gelmez biliyorum. Böyle pislikleri görünce şeytan, insan yaratılmadığına şükrediyordur eminim. 

 

Burnumdan soluyarak,

"Asın bu pisliği" diyorum. Kimileri kalkıp, aydın mavallığıyla bana "çağdaş dünyada idamın çirkinliğinden" falan bahsetmeye kalkmasın. Zira hiçbir çirkinlik, bu çirkinliğin yükünü hafifletemez. Asın bu pisliği, hem de şehrin meydanında ve yüzüne tüküre tüküre asın. Asın ve ibretialem olsun...

 

***

Karamanda,

On çocuğa yapılan cinsel istismardan bahsettiğimi anlamışsınızıdır. Nitekim, her ne kadar asabı bozuk bir yazı gündelikçisi olsam da kolay kolay kızmayacağımı bu köşenin takipçileri bilir.

 

Vicdanları sarsan bu olayda,

İbretlik bir cezanın çıkmasını istiyoruz. Bu manada, Karaman Baro Başkanı, davayı soruşturan Cumhuriyet Savcısı'nın, sanık hakkında 600 yıla kadar hapis istediğini ifade etti. Yeter mi? Yetmez! Meydanın ortasında yüzüne tüküre tüküre asmaktan gayrisi hafif kalır...

 

***

Ve fakat

Kamuoyunun haklı isyanının yanında bir grup "gezizekalı"nın çıkıp, bu istismar üzerinden, öteden beri kinlendikleri insanlara kara çalarak başka ve en az bu istismar kadar çirkin yeni bir istismara kalkışması karşısında da aynı sert üslubumun geçerli olduğunu, olacağını peşinen söyleyeyim. Zira istismara maruz kalmış o çocukların geleceğine dair zerre kaygısı olmayan bu zevat, Ensar Vakfı üzerinden Müslümanlara çirkin bir elbise giydirme derdine düşmüşler ki; o yüzüne tüküre tüküre asılması gereken rezilden hiçbir farkları yok doğrusu...  

 

Yalnız,

Bu demek değil ki; Ensar Vakfı'nın bir kabahati, günahı yok. Var, hem de çok var... Ayrıca, "buna bir kere rastlanmış olması" gibi akılla izahı imkansız bir cümle kuran bir Bakan'ın hala o koltukta oturuyor olması da aynı ve büyük bir günah...

 

Ne demek yahu!

"Buna bir kere rastlanmış olması..." Ne yani, bu rezilliğin sürekli olması mı gerekiyor? Sizde hiç Allah korkusu yok mu? Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır, bu nasıl bir vicdandır, anlayabilene aşkolsun...

 

Tamam,

Ensar Vakfı ve hizmetleri bir kalemde silinsin demiyoruz. Ancak, "buna bir kere rastlanmış olması..." gibi akla ziyan bir sözle savunulması da gerekmiyor. Bu, özrün kabahatten büyük olduğu anlamına gelmez mi? Bir Bakan'ın, hele ki, bir kadın ve bir annenin çocuklara göstermesi gereken ilgi, ihtimam bu mu olmalı? Hele ki; ortada iğrenç bir istismar varken... Çok yazık...

 

Son söz:

Bakan, "bir kere..." diyerek bizim mahalleyi korumak maksadı taşıyorsa eğer, bu hem Bakan, hem de bizim mahalle adına daha da vahimdir. Zira bizim mahalle böyle şeyleri kaldırmaz/ kaldırmamalı. Bunun savunulacak bir tarafı yok. Böyle bir şeye en sert tepkiyi biz vermeliyiz ve en kararlı adımları biz atabilmeliyiz. Böylesi bir kepazelik karşısında bile bunu yapmaz, yapamazsak hiç kusura bakmayın,  bu tarafta kimseye "gözünün üstünde kaş var" deme hakkımız bile olmaz ya, asıl öbür tarafta Allah'a nasıl hesap veririz kim bilir...        

 

 

 

   

 

 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR