Bakan Müezzinoğlu'na açık mektup!

Sayın Bakanım,
Türkiye gündemi çok yoğun. Sağlık Bakanlığı gibi ağır bir vazifeyle mükellefsiniz. Onca işiniz var farkındayım ancak her şeye rağmen size seslenmeyi başta Ulu Şehir  ve Ak Parti Bursa teşkilatları adına bir sorumluluk olarak görüyorum.

Öyle ümit ediyorum ki;
İstanbul gibi bir yerde iliklerine kadar teşkilatçılık yapmış ve şimdi sağlık gibi çok önemli bir sorumluluğu omuzlamış birisi olarak bu yazı gündelikçisi kardeşinizden gelecek tenkit ve teklifleri de can kulağıyla dinleyecek, kulak arkası etmeyeceksiniz...

Lütfen,
Ama lütfen etrafınızdan başlayarak Ak Parti Bursa teşkilatlarını bir yoklayın. Vicdanlarına samimice bir dokunun, gidişattan kimsenin memnun olmadığını göreceksiniz.

Aslında gidişattan siz de memnun değilsiniz.
Zira İl Başkanı Cemalettin Torun'un marifetiyle girilen 7 Haziran seçimlerinde yaşanan liste krizi ve sonucunu kendi gözlerinizle gördünüz. 1 Kasım'a gidilirken işe el atıp, eski il başkanları, ilçe başkanları başta olmak üzere teşkilata alın teri akıtmış ve bir şekilde kenarda olan herkesin gönlünü okşayıp görev dağıttınız. Ve sizden görev alan hemen herkes gücü, kapasitesi ölçeğinde başlattığınız iyilik seferberliğinde nefer oldu. İyi de oldu. Zira o iyi hamlenin sonucu Ak Parti'nin hanesine "başarı" olarak yazıldı...

Sert esen fırtınalar arasında,
Gemi başarıyla limana demir attı. Hamdüsenalar olsun. Ne var ki; fırtınada, "istikamet belirlesin, kürek çeksin" diye gemiye çağırdığınız o asil tayfa yine kenara itildi. Hal böyle olunca, gemi ise farelerle acemi tayfanın elinde kaldı.

Ak Parti il başkanı hakkında,
Her birisi diğerinden korkunç sayfalarca iddialar ortaya atılıyor. Yetmiyor, ilçe teşkilatlarındaki sorunlar, kavgalar adeta faş ediyor. Yazılanların yanında daha yazılamayanlar var. Burada hepsini anlatacak değilim. Bilin; partinin hemen bütün kademelerinde derin bir endişe hakim.

Bu derin sızıyı dindirmek,
Tıkanmışlığı gidermek ve yeniden yeni bir heyecanla teşkilatları yeni bir sefere hazırlamak hepimizin görevi ancak sorumluluk sizin. Bu manada bu satırlar bir feryattır. Bu feryadı polemiklerle susturmak isteyeceklerdir. Ancak susmak sorunu çözmeyeceği gibi daha da derinleştirecektir.

Açık söyleyeyim,
Cemalettin Torun hakkında bunca sarsıcı iddiaya rağmen sizin korumanız altında olduğuna, sizin de, Tarım Bakanı Faruk Çelik'e karşı mevzi kaybetmek istemediğiniz için Torun'a arka çıktığınıza dair yakıcı bir inanış var teşkilatlarda ve kamuoyunda...

Şimdi, "bu da nerden çıktı?" demeyin,
Reis'in Yeni Türkiye için giriştiği haklı kavgasında ona kardeş olmak için yola çıkmadık mı hepimiz? O halde kardeşlik hukuku, eğriye eğri, doğruya doğru demeyi gerektirir.

Bu iddia doğrudur, değildir, bilemem.
Ancak kahir ekseriyet böyle düşünüyorsa, doğru olmasa bile bir önemi var mı? Veya doğruysa bile sırf bundan ötürü koca bir yanlışı sırtınızda taşımanın anlamı var mı?

Son söz:
Sert fırtınaları aşıp, salimen limana demirleyen Ak Parti Bursa gemisi, bir birine çelme takmaya çalışan tayfa yüzünden su almaya başladı. Kimse Ankara'dan esecek Reis rüzgarına güvenmesin. Tamam, Allah o rüzgarı daim etsin, güçlü kılsın ancak bu tayfa o rüzgara destek değil ancak köstek olur. Dertlenmiş birisi olarak bu konuda sayfalarca yazabilir, saatlerce konuşabilirim. Lakin bu kadarıyla da meramımın anlaşılacağı umuduyla kafidir diyorum. Saygılarımla...


Mustafa Gültekin'i TWİTTER'da takip edin!
www.twitter.com/SeferiSair 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR