rotabursaTV

Bakın burası çok önemli!

Başlığı okudunuz,
Belki biraz da gülümseyerek, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'tan bahsedeceğimi anlamış olmalısınız.

Bakan Albayrak'ın
"Bakın burası çok önemli" sözü, tıpkı Süleyman Demirel'in, "binaenaleyh", Turgut Özal'ın, "açık seçik söylüyorum" sözü gibi kendiyle müsemma oldu adeta.

Ve fakat
Ben bugün Bakan Albayrak'ın, gündeme getirdiği ve ancak gerçekten de, "Bakın burası çok önemli" diyerek açıklanabilecek bir konuyu paylaşmak istiyorum.

Bakan Albayrak,
Geçenlerde, "Sözleşmeli Tarım" başlığı altında Türkşeker'in 15 fabrika ve 8 bin çalışanıyla her yıl yaklaşık 900 bin ton şeker ürettiğini ve Türkiye'nin şeker ihtiyacının üçte birini karşıladığını yineleyerek, çiftçilerin  pancardan sonra ekecekleri ürünün tohumunu, gübresini ve nakit avansını da Türkşeker'in ödeyeceğinin altını çizdi.  Böylece çiftçinin krediye muhtaç olmadan, herhangi bir borca, faize veya kefile ihtiyaç duymadan üretimini yapmasının önünün açılacağı söylendi.

Yazıyı rakamlara boğmak istemem,
Ancak, "Sözleşmeli Üretim Modeli"yle, çiftçiler 3,5 milyar lira kazanç ve tarımsal ürün ithalatında da 500 milyon dolarlık bir tasarruf elde edilmiş olacak. Ayrıca 4 milyon dekar alanda tarım faaliyeti yapılacak. 50 bin kişiye tarımsal istihdam sağlanacak. 2,5 milyon ton hububat üretimi yapılacak. Bütün bunlar Türkşeker garantisinde, en iyi fiyat avantajı, anında ödeme ve avans desteğiyle olacak.

Her ne kadar
Asabı bozuk bir yazı gündelikçisi olarak ekmeğimizi yazıdan çıkartıyor olsak da serde, siyasete meyletmiş, Bursa'nın tarım ve hayvancılıkla geçinmeye çalışan ama bir türlü makus talihini kıramayan Dağ Yöresi'nin şirin ilçesi Orhaneli Belediye Başkan Adaylığı sürecimde Orhaneli özelinde Dağ Yöresi'nin kalkınması ve tersine göçün sağlanması adına bir dizi tarım, hayvancılık ve bunlara dayalı sanayi projeleri üzerinde çalışmalar yapmış birisi olarak Bakan Albayrak'ın bu açıklaması beni fazlasıyla heyecanlandırdı.

Gayri ihtiyari,
Tabii ki; (büyüklerimiz başımın tacıdır ama) yine ne varsa gençlerde var demekten de kendimi alamadım.  

***

Yeri gelmişken,
Genç Bakan Berat Albayrak'la ilgili farklı bir düşüncemi de paylaşmadan geçemeyeceğim doğrusu.

Şöyle ki;
Berat Albayrak'ın, bakanlık koltuğuna oturması Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın damadı olmasına bağlanabilir. Fakat Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakan Albayrak için şans olduğu kadar şanssızlıktır da aynı zamanda. Çünkü Erdoğan'a söz edemeyen zevat "vurun abalıya" misali ilk olarak Berat Albayrak'ı hedef tahtasına oturtuyor.

Hani,
Neye sebep bilmiyorum ama aralarında bir kırgınlık olduğu iddiasından mütevellit iki bakanı kıyaslamak istemem. Ne var ki; siyasi tecrübesinin zirvesinde olan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun kısa süre önce ülkeye yaşattığı zamansız sokağa çıkma yasağı krizine ve yol açtığı sonuçlara; Bakan Albayrak sebep olsaydı istifasının kabul edilmemesi şöyle dursun, "Erdoğan düşmanlığı" üzerinden çarmıha germeye bile kalkarlardı. Ancak, Soylu için böyle olmadı. Hatta bırakın çarmıhı, hatasını kendisinin de kabul etmesine rağmen istifadan bir kahramanlık bile çıkartıldı.  

Neyse,
Bu faslı kapatıp yeniden konumuza dönelim. Demem o ki; "Sözleşmeli Tarımsal Üretim" konusunun iki bakımdan Bursa'yı da yakından ilgilendirdiğini hatırlatmak isterim. Bunlardan birincisi Bursa'nın da ciddi bir tartım şehri olmasıdır ki; bu uygulamanın yaygınlaşması, yeni ve farklı projelerle zenginleştirilmesi durumunda Bursalı çiftçiler için de önemli bir kazanım elde edilebilir.

İkincisi ise
Bu projenin mutfak kısmı ve saha uygulaması bizzat Türkşeker Fabrikaları Genel Müdürü Mücahit Alkan'ın eliyle olacak. Mücahit Alkan'ı uzun uzun anlatmama gerek yok sanırım. Önceki dönemde kısa süreliğine  Yıldırım Belediye Başkan Yardımcılığı yapıp sonra Ankara'da önemli görevler üstlendi.  Üzerine aldığı bu görevlerin bihakkın üstesinden gelmeyi bildi. Kısaca Mücahit Alkan'ı dürüst ve çalışkanlığıyla takdir edilen bir Bursa evladı olarak özetleyebiliriz.

Son söz:
Dünyanın başına musallat olan virüs kabusu da gösterdi ki; sanayi, teknoloji çok önemli fakat tarım vazgeçilmezimiz, olmazsa olmazımızdır. Bu denli hayati öneme sahip tarımı hem daha çok yaygınlaştırmak ve çeşitlendirip,  üretimin de üreticinin de zenginleşmesini sağlamak gerekiyor. Bunun için daha fazla neler yapılabilir noktasında kafa patlatmak, kafa patlatanları da uzun uzun dinlemek gerekiyor.  Bu bakımdan, Bakan Albayrak'ın ve Mücahit Alkan'ın attıkları bu adımı çok kıymetli buluyorum. Memlekete hayırlı olsun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR