Başbakan'ın başarısız olduğu tek konu

Tamam,
Ak Parti, üzerinde karabulutların dolaştığı, karabasanların bastığı Türkiye’nin sabahına, Allah’ın bir lütfü olarak ve bir güneş gibi doğdu…

Tamam,
İnsanlar hastane kuyruklarında; hadi, geçtik hastaneyi ilaç kuyruklarında perişan oluyordu. Perişan olmak bir yana, buna rağmen ilaç bulabilenler kendilerini şanslı hissediyordu. Acı hatıralarım olduğu için çok iyi hatırlıyorum, hastanede yatan (tabii ki; muayenehanede doktora parayı bayıldıktan sonra) hastanızı ziyaret etmenin bile kâbus olduğu bir ülkeydik bir zamanlar.  Ak Parti’nin sağlıktaki başarısı ortada… Bugün, doktor, hastane bulmanın ve ilacı istediğimiz eczaneden almanın konforu bile bu makaleye sığmayacak kadar önemli bir gelişmedir…

Tamam,
Memurunun maaşını ödeyemez halde ve IMF’nin kapısında para dilenen bir ülkeydik ki; bugün o borçların bitmesi bir tarafa, borç veren bir ülke konumuna geldik. Bu necip millet, bu gururu Ak Parti ile yaşadı…

Tamam,
Ergenekonların devlet içinde devlet olduğu, 28 Şubatların yaşandığı, devletin milletine zulüm yaptığı, milletin bir kısmının sırf inancından dolayı ötekileştirildiği bir ülkeydik. Dünyanın üçüncü ligine demir atmış Türkiye, bugün Başbakan Erdoğan’ın teknik direktörlüğünde süper lige çıktı ve orada da zirveye oynuyor.

Tamam,
Türkiye’nin başında yıllanmış, kökleşmiş bir terör belası vardı… Binlerce gencin ölümüyle, binlerce haneye ateş düşmüş ve ömür boyunca sürecek tarifsiz acılara gark olmuş bir ülkeydik.

Bırakın normal günleri,
Bayramları bile şehit cenazeleriyle mateme bürünen, artık acıların, gözyaşlarının normal hale geldiği bir coğrafyaydı burası… Hani, şimdi de hüznümüz yok değil. Fakat buna sebep kendimiz değiliz şükür ki… Kardeş bildiğimiz başka milletlerde yaşanan acı olaylardır içimizi acıtan…  

Bütün samimiyetimle söylüyorum. 
Kim ne derse desin, kim ne söylerse söylesin, sadece “Barış Süreci” bile aklı olan herkesin, “inadına Ak Parti, İnadına Erdoğan” demesi için yeter sebeptir.

Bu konu fevkalade önemlidir.
Anneler, babalar! Ömrünüzü ömrüne heba etmeye hazır olduğunuz cennet kokulu evlatlarınızın, daha ömürlerinin baharında ölmesi nasıl tarifsiz bir acıdır, hiç düşündünüz mü?

Muhakkak düşündünüz!
Eğer aksi olsaydı onca karşı ve maksatlı propagandaya rağmen süreci bu kadar içten desteklemezdiniz…

Ve fakat 
Yetmez… Bu bir parti meselesi değildir ve görüşünüz ne olursa olsun bu konuda büyük bir kararlılıkla elini taşın altına koyan hükümete ve Başbakan Erdoğan’a sonuna kadar destek çıkmak “farz-ı ayn”hükmündedir.

Tamam,
“Bin yıl sürecek” denilen hukuksuz ve zorba süreçlerin bitmesi, milletin yeniden devletiyle barışması ve ülkenin normalleşmesi, ekonomide istikrarın sağlanması, duble yollardan, asrın projesi köprülerin, hızlı trenlerin, dev havaalanlarının yapılması Ak Parti iktidarıyla gerçekleşti…

Tamam, 
Bu örnekleri sayfalarca uzatmak mümkündür. Veya yaşı elveren kahir ekseriyete sorsanız, için dünü ve bugünü yaşayarak tecrübe ettikleri için üç aşağı beş yukarı bütün bu hizmetleri ve nereden nereye gelindiğini bir çırpıda anlatabilir…

Ve fakat
Gelin görün ki; bütün bu muhteşem tablonun yanında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın çok ama çok başarısız olduğu bir konu da yok değil.

O da şudur:
Başbakan Erdoğan, kafasını kuma gömmüş, ülke gerçeklerinden bihaber muhalefeti ve liderlerini, yıllarca muhatap almasına, onlara cevaplar vermesine, meseleleri izah etmesine rağmen; yukarı bir seviyeyeçekememiştir.

Tamam,
Başbakan Erdoğan, ülkeyi yönetmeye başladığından günümüze hemen her alandaki bütün göstergeler memnuniyet verici bir oranda yükselmiştir. Ancak bırakın bakışı, anlayışı; kullandıkları dil bakımından bile muhalefeti bir basamak yukarıya taşımayı başaramamıştır.

Açıkçası,
Aklım havsalam almıyor. Bu muhalefet ülkesine ve milletine bu oranda yabancılaşmayı nasıl başarıyor?Hani, yoksa hap falan mı kullanıyorlar diyeceğim ama onun bile bir etki süresi vardır ve etkisi geçince en azından yeni bir hap içinceye kadar kendilerinde olmaları gerekir.

Lakin 
Olmuyorlar, olamıyorlar. Nedenini ben bilemediğim gibi 10 yılı aşkın iktidarı süresince Başbakan Erdoğan da ne yaparsa yapsın bu muhalefeti bir basamak yukarı çıkarmayı başaramadı gitti vesselam.

SON SÖZ:
Özellikle Gezi kalkışması ve Ergenekon dava sürecinde muhalefetin akıl almaz tavrı, aklı olan herkese açıkça gösterdi ki; daha özgür, daha mutlu, daha güzel bir Türkiye için Ak Parti hala tek seçenek…

Mustafa Gültekin’i TWİTTER’dan takip edin
www.twitter.com/seferisair    

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR