Limak Elektrik

Baskı yapmıyoruz Hayrettin abi, sen rahat ol!

Tarihler,
29 Aralık 2011'i gösterdiğinde, "Hayrettin Çakmak'ın şark kurnazlığı" başlığıyla bir yazı kaleme almıştım. (dileyenler www.rotabursa.com'dan okuyabilir)

Ak Parti'de,
İl başkanlığı seçimi öncesiydi ve hemen herkes il eski başkanı, eski milletvekili Hayrettin Çakmak'ın da aday olmak için nabız yokladığını konuşuyordu.

Bu minvalde,
O günkü yazımda, Hayrettin Çakmak'ın, epeydir hatırlamadığı eski çalışma arkadaşlarına bir yemek daveti yaptığını ve o yemeği, “il başkanlığım hususunda bana çok baskı var, sizin de fikrinizi almak istiyorum” demek için organize ettiği notunu düşmüştüm.

Pek tabii ki;
Hayrettin Abi İl Başkanı olamadı. Ve fakat devam eden süreçlerde ne zaman nerede bir seçim olsa adı hep adaylar arasında geçti...

Nihayet,
2015 seçimleri kapıya dayandı ve bizim Hayrettin Abi, bu sefer yine, yeniden vekil olmak için aday adayları arasına adını yazdırdı.

Hoş,
Hayrettin Abi, eski dostlarını toplayıp, yine, "üzerimde çok baskı var" diye söze girerek fikirlerini sordu mu bilmiyorum, lakin sormadıysa da ben söyleyeyim, Abi, asla böyle bir ısrarımız ve baskımız yok, sen rahat ol gözünü seveyim...

 

***

Eli kalem tutan
Bir yazı gündelikçisi olarak camianın, "entel abisi" konumundaki Hayrettin Çakmak'a karşı neden böyle olumsuz kanaat belirttiğimi merak edenler de çıkacaktır haliyle...

Anlatalım o halde,
Hayrettin Abi, Ak Parti'nin filizlendiği siyasi köklerle uzaktan yakından alakası olmayan Mehmet Tunçak'tan il başkanlığı görevini devraldığında partililerin kahir ekseriyeti kadar ben de sevinmiştim.

Ve fakat
Hayrettin Abi, ilk hayal kırıklığımı, Yıldırım eski ilçe başkanlarından Mümin Demir'in sahip olduğu, Demir Halı Saha Tesisleri'nde yapılan bir parti toplantısında yaşattı bana...

Toplantının,
"soru cevap" bölümünde bir partili, "30 yıllık bu davanın.." diye başlayan bir cümle kurmuş ve kendince gördüğü eksikliklere değinmişti...

Hayrettin Abi,
"Ne otuz yılından bahsediyorsun..." diye sesini yükseltti ve yanılmıyorsam, "biz dört yıllık bir partiyiz..." diye devam ederek o partiliyi terslemişti. O an ben de, yanımda oturan Ertuğrulgazi Mahalle başkanının kulağına eğilip, "yarın bir gün Hayrettin Abi, vekil adayı olur ve bize dava kardeşliğinden dem vurarak destek isterse bunu hatırlatacağım kendisine" demiştim...

İlk vekil olduğu zaman
Bu imkanım olmadı, şimdi sırası geldi ve hatırlatmış olalım. Cumhurbaşkanı Erdoğan hemen her sözünde asırlık medeniyetimizden bahsederken, Başbakan Davutoğlu, kadim medeniyetimizden dem vururken, Ak Parti, soylu bir siyasi geleneğin üzerine inşa edilmiş ve gelişmişken, Bursa'nın entel abisinin köklerini görmezden gelen sözleri çok yadırgayıcı gelmiyor mu size de?

Doğrusu,
Hayrettin Abi'nin, bu davanın mazisinden bihaber olan Mehmet Tunçak'la aynı noktada olması gerçekten büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştı bende de partililerde de...

Tabii, sadece bu olsa ne ala,
Hayrettin Abi'nin vekilliği de son derece silik geçti. O dönemden hatırımda kalan tek şey, partililer O'na ulaşamazken O'nun sosyal medyada nostalji şarkıları paylaşmasından ibarettir...

Böylesine,
Kötü bir karne ortadayken Hayrettin Abi'nin (tesadüfe bakın ki; Mehmet Tunçak'la birlikte) yine, yeniden vekil olmak istemesini anlamış değilim. Yukarıda söylediğimi yineliyorum. Abi, asla böyle bir ısrarımız ve baskımız yok, sen rahat ol gözünü seveyim...

Son söz:
Mehmet Tunçak, bu fakire tazminat davası açmıştı. Dava görüldü ve Tunçak'ın tazminat istemi reddedildi. Ve fakat Tunçak yine yeniden vekil olmak istiyor. Hani diyorum, paraya ihtiyacı varsa eş dost aramızda üç beş beş bir şeyler toplayıp elden gönderelim. Maksat işi görülsün...

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR