Baysal’ın kaleminden sefalet akıyor!

Şu mübarek bayram gününde,
Böyle bir yazı ile okur karşısına çıkmak istemezdim fakat zavallılığını başkasına, “zavallı” diyerek örtbas etmek isteyen sözüm ona “usta” gazeteciye de cevap vermemek olmaz…

Ne var ki;
Öyle uzun uzadıya bir yazı döşenecek değilim. Zira değmez buna… Değmez çünkü: Yüksel Baysal, kendisine yazı yazdırmayan Egemen Abi’nin affına mazhar olmuş ya bir kere, artık bu affa layık olabilmek adına şirazesini de kaybetmiş. Haliyle, bu manada yazdıklarının bir kıymeti harbiyesi yoktur.

Ve fakat
Yüksel Baysal’ın bunca yıllık gazetecilik hayatında geldiği yeri göstermesi bakımından son zamanlardaki yazıları gerçekten de ibret verici… Doğrusu üzülmüyor da değilim bu acıklı/acınası haline ama “yazık” demekten başka bir şey de gelmiyor elimden…

***

Bakın şimdi
Şu cümleleri iyi okuyun lütfen : “Burada Haber gazetesinde yazan değerli kardeşim Mustafa Gültekin’i ayırıyorum. O eleştiri boyutunu aşan bir tutum içinde değil… Parti kulislerine girip adam ayartmıyor, ittifaklar kurdurmaya çalışmıyor…”

Bu ifadeler
Yüksel Baysal’a ait ki; yazının daha mürekkebi kurumadı desek yeridir. Peki; daha dün bu fakir için böyle düşünen bir kişi, şimdi tam tersi bir tutum içerisine girmiş olabilir. Ne oldu da, dün parti kulislerine girmeyen, adam ayartmayan ve ittifaklar kurdurmayan Mustafa Gültekin, bugün, o girmediği partinin/partililerin “sözcüsü” oluverdi?

Yüksel Baysal,
Yukarıdaki sözleri yazarken de bu fakir aynı şeyleri söylüyor ve yazıyordu, bugün de aynı yerde duruyor. Yani, rotasında değişen bir şey yok elhamdülillah. Peki; ne değişti o zaman?

Elbette ki;
Soyadı Baysal olanların makamları değişti. Büyükşehir Belediyesi’nin internet sitesine girip yönetim şemasına bakın. Ayniyat Şube Müdürlüğü koltuğunda soyadı Baysal olan birisinin oturduğunu/oturtulduğunu göreceksiniz… (Bu arada Ayniyat Şube Müdürlüğü'nün hangi işleri yürüttüğüne de bakmayı unutmayın sakın!)

Bu gelişme için,
Kimin devreye girip, “kazanalım bu çocuğu” dediğini de bilmiyor değiliz. İşin o kısmına girmeyeceğim fakat görünen o ki; gerçekten de kazanmışlar Yüksel Baysal’ı… O da ne yapsın, statükoya karşı direnen Mustafa Gültekin’e saldırarak ödüyor diyet borcunu… 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR