Limak Elektrik
18 Aralık 2017 Pazartesi

Bela, hortlayacak delik arıyor!

Bu yazıya,
Başlık olarak ilkin, "Bir CHP iktidarı iyi mi gelecek?" olarak düşünmüştüm. Lakin sonra "Bela, hortlayacak delik arıyor!"da karar kıldım. Ancak siz hangisini beğenirseniz yazıya başlık olarak onu görebilir, öyle okuyabilirsiniz.

Önce,
Bela, neden hortlayacak delik arıyor, ona değinelim. Duayen gazeteci Hakan Albayrak, Cumartesi günü Karar Gazetesi'ndeki köşesinde konuyu gündeme taşıdı.

Bursa'dan
İzmir'e giden emekli astsubay Fuat Uçakkuş, ailesiyle beraber İzmir Astsubay Orduevi'nde kahvaltı etmek istemiş. Fakat eşi ve kızları "başörtülü" olduğu gerekçesiyle alınmamış. Akkuşak, kapıdaki görevli askeri ikna etmeye çalışmış ama ilgili komutanların da talimatıyla, cevap "başörtülü olarak içeri giremezsiniz" olmuş.

Uçakkuş,
Takip eden günlerde bu sefer tek başına aynı orduevine girmek istemiş ancak kapıda kartına el konulmuş. Sebebi ise, "girişiniz yasaklandı" olmuş. Hatta sadece o orduevine değil, Güney Deniz Saha Komutanlığı tarafından İzmir bölgesindeki bütün orduevlerine girişinin yasaklandığı söylenmiş...

Sevgili okur!
Bu anlatılan 28 Şubat'ın zihinleri felç ettiği o karanlık günlerden kalma acı bir hatıra değil. Daha yirmi gün önce vukuu bulmuş, bana göre çok sarsıcı bir hadise...

Uçakkuş'a
Ve ailesine yapılan bu muamele asla yoğun gündemin arkasına itilip, görmezden gelinmemeli. Zira bu olay, ölümcül bir veba gibi yayılan 28 Şubat belasının hortlamaya çalışan bulaşıcı bir mikrobudur.

Bu da gösteriyor ki;
Ne yazık ki; 28 Şubat bitmedi... Bu yakıcı gerçeği her fırsatta, yüreğim acıyarak ve haykırarak söylüyorum. Bitmedi, bitmedi, bitmedi...

İşte bakın,
Hortlamaya müsait zayıf bir an bulur bulmaz adeta coşkuyla fışkırıyor. Bugünün şartları her yerden fışkırmaya müsait olmadığı için bu konu münferit bir olay gibi görülebilir ancak öyle değil, öyle görmeyin, vallahi fena yanılırsınız/yanılırız... Sadece merkezi hükümet değil, iş başındaki bütün Ak Parti kadrolarına sesleniyorum; işin şakası yok, kendinize gelin. Dirilin ve her köşeye diriltici bir nefes üfleyecek bilgi/bilinçle hareket edin. Reis'in canı pahasına verdiği kutlu mücadele için yapın bunu. Allah için yapın...

 

*** 

Şimdi gelelim,
Bir CHP iktidarının neden iyi mi geleceği konusuna... Yukarıda, Ak Parti kadrolarına "işin şakası yok, kendinize gelin!" uyarısını boşuna yapmadım. İster kabul edin, ister etmeyin, bugün Ak Parti'nin topluma dönük  yüzünde alabildiğine bir soğukluk, bir donukluk, bir aldırmazlık var.

Fazla uzağa gitmeye gerek yok,
Kendimizden biliyoruz. Ak Parti Bursa teşkilatlarına dair, yanlış olduğunu düşündüğümüz bir konuda, "gözünün üstünde kaş var" kabilinde bir eleştiri dahi yapsak, ses başka yerden ve başka türlü geliyor. Bu zinhar yanlış. Bir "Erdemliler Hareketi" olarak sefere koyulmuş Ak Parti'nin kurucu, kuşatıcı tarzı bu değil...

Belediye başkanları,
Onların atadığı alt kadrolar, yılların verdiği iktidar rahatlığından olsa gerek ki; kibirlerinden adeta yanlarına yaklaşılmıyor. Bunun aksini yaparak şaşırtanlar da yok değil ancak  bugün, Kültür A.Ş'nin muhasebecisi bile trip atacak kadar iktidar rahatlığıyla ayakları yerden kesilmişse durup düşünmemiz gerekiyor.

Son söz:
Ne yani, aklımızın başına gelmesi için, yeniden bir 28 Şubat tecrübesi mi yaşayalım. İlla, bir CHP iktidarıyla terbiye edilmemiz mi gerekiyor? İlla şimdi koltuklarında oturduğunuz o kurumlara giriş çıkışınızın bile yasaklanması mı lazım. Eğer, hakikati ıskalar, gücü kutsarsak er ya da geç defterimiz dürülür ve bugünün gerçeklerini güzel hatıralar olarak anı defterlerimizden gözyaşlarıyla okuruz. Bilmem anlatabildim mi? 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR