12 Aralık 2019 Perşembe
Süper Timsah

Beni heyecanlandıran festival!

Nilüfer Belediyesi'nin,
Bu yıl yedincisini düzenlediği "Nilüfer Tiyatro Festivali"nden bahsediyorum.

Başkan Mustafa Bozbey'in,
Nilüfer Belediyesi Yüzüncüyıl Eğitim ve Sanat Merkezi Ayşe Selen Sahnesi’nde yaptığı basın açıklaması "Sonra Açılacak Perde" sloganıyla, Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesi halinde bu güzel etkinliği Bursa'nın bütün ilçelerine yayacağı arasında inceden kurulan bir bağ dışında siyasetin hiç konuşulmadığı bir toplantı oldu. 

***

Peki, bu festival beni neden heyecanlandırıyor?
Daha doğrusu, tiyatroyu seven hemen herkesin duyacağı ortak heyecanın ötesinde duyduğum bu heyecanın sebebi nedir?

Gelin şimdi onu anlatayım,
Bu fakir bir dönem Yıldırım Belediyesi'nde de görev yaptı. Biraz asabı bozuk birisi olmamdan mütevellit gözden uzak olayım diye olsa gerek ki; beni Kaplıkaya'daki Adile Naşit Sahnesi'ne sorumlu eylediler.

O sevimli salon
Cüneyt Karlık'ın eseridir. Sahneye ilkin o dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz'ın eşi Berna Yılmaz'ın adı verilmişti. Sonraki başkan Ramazan Altınöz, Yıldırım Belediyesi'nin logosuyla birlikte o sahnenin adını da "Adile Naşit" olarak değiştirmişti. Sonrasında seçilen başkanlar bir değişiklik yapmadı ve öylece kaldı.

Neyse efendim,
Gözlerden uzak olsak da, o köhne mekanın önce dışının, içinin boyasından tutun da halısına, sandalyesine, sahne perdesinden, klimasına kadar fiziki durumunu düzelttik.

Fiziki ortam güzelleşti fakat
İlkokulların yıl sonu gösterilerinden başka neredeyse hiçbir etkinliğin olmadığı bu mekanı adına ve aslına uygun bir şekilde doldurmak gerekiyordu. Tiyatro hocası Cengiz Oba ve kardeşi Şirin Oba'nın da çok özel ilgi ve destekleriyle önce çocuklar için tiyatro kursu açtık. Yetmedi, büyükler için de kurs açtık. Yetmedi, kursiyerlerle çocuk ve büyük oyun sahneye koyduk. Sahnelenen oyunlar sezon boyunca yer yetmediği için ayakta izlendi.

Bununla da yetinmedik,
Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu ile görüşüp, onlar için sahne açtık. Salon her oyunda dolup taştı. Bu arada İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile görüşüp, "Liseler Arası Tiyatro Buluşması" adıyla bir proje geliştirdik. Akabinde, Devlet Tiyatrosu Müdür Ömer Naci Topçu bey ve Uludağ Üniversditesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurhan Tekerek hanım ile görüşüp ulusal ve uluslararası tiyatro gruplarının katılacağı, "Yıldırım Tiyatro Festivali"ni nasıl yapabileceğimizi görüştük...

Projemiz muhteşemdi.
Konuştuğumuz herkes, böyle bir etkinliğin Yıldırım'la sınırlı kalmayacağını, bütün Bursa'yı kapsayacağını ve şehrin kültürel gelişimine büyük katkı koyacağını ifade edip heyecan duyuyorlardı ki; o samimi yaklaşımlar beni daha da cesaretlendiriyordu. Ne var ki; belediyede bizi anlayanların yetkisi yoktu. Yetkisi olanlar da bizi anlamadı.

Aynı zamanda,
Nurhan Tekerek, Belgin Bilgin Gümüşkaya, Şirin Oba ile birlikte bizim devam eden "Liseler Arası Tiyatro Buluşması"nın jüri üyeliğini de yapan Devlet Tiyatrosu Müdürü Ömer Naci Topçu bey, "Yıldırım Tiyatro Festivali" projemi hayata geçiremiyor olmamdan duyduğum derin üzüntüye şahit oldu ve bana, "Nilüfer Belediyesi ile görüşsen olmaz mı?" dedi. Belediyede bu işlerle ilgilenen arkadaşı tanıdığını ve onunla görüşüp projeyi anlatmamı istedi. Kısa süre sonra şu an ismini hatırlayamadığım O arkadaş beni aradı ve şu an Nilüfer Belediyesi'nin yedincisini düzenlediği festival projesini uzun uzun anlattım. Fakat bir taraftan da, belediyeyi idare edenlerin bu işlere pek sıcak bakmadığını hatırlatıp "hayal kırıklığı yaşama" diye de tembihledim. Telefonu kapatırken, en son O arkadaşın, "Mustafa Başkan (Bozbey) bu işe tamam der" dediğini hatırlıyorum.

Sonra ne mi oldu?
Biz, Adile Naşit Sahnesi'nde, şimdilerde Bursa Milletvekili olan Refik Özen ile birlikte "Ak Parti Siyaset Akademisi"nin ilkini yaparken, Nilüfer Belediyesi de Nilüfer Tiyatro Festivali'nin ilkini yaptı. Ne diyelim, "At binenin, kılıç kuşananın" demiş atalar...

Dün,
Mustafa Bozbey, festivalin detaylarını anlatırken, bütün bu anlattıklarım ve daha fazlası bir film şeridi gibi gözümün önünden geçti. Sağ tarafımda oturan Yüksel Baysal, kulağıma eğilip, konuyu bildiği için "senin ne yazacağını merak ediyorum" dedi.

Aslında merak edilecek bir şey yok.
Bu yazıyı okuduktan sonra üşenmeyip Kaplıkaya'daki Adile Naşit Sahnesi'ne gidin ve önünde şöyle durup bakın. O gün bugündür boyası badanası dökülmüş duvarlar size çığlık çığlığa her şeyi anlatır zaten...

SON SÖZ:
9- 27 Mart tarihleri arasında düzenlenecek, Nilüfer Tiyatro Festivali'nde, 23 tiyatro topluluğu, 31 temsille sahne alacak. Oyunlar 6 ayrı sahnede 19 gün boyunca sahnelenecek. Kapanış galası ise 27 Mart Dünya Tiyatro Günü'nde özel bir programla gerçekleşecek. Kaçırmamanızı tavsiye ederim. İyi seyirler...        

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR