Beyce sahipsiz mi?

Dün,
Salı günü Orhaneli izlenimlerimi aktarmıştım. Tek kelimeyle bir dokundum bin ah işittim desem yeridir.

Öyle anlaşılıyor ki;
Durum dile getirdiğimizden de vahim. Yazı üzerine hasbıhal ettiğimiz bir dost, Orhaneli, Keles, Harmancık ve Büyükorhan'dan oluşan dört dağ ilçesinin en büyüğü/gelişmişi konumundaki Orhaneli'nin süratle gerilediğinin altını çizerek, dün dile getirdiğimiz hususlar çerçevesinde bir yıl sonra Keles'in çok gerisine düşeceğini belirtti.

Öylesine dolmuş ki; insanlar,
Adeta patlayacak yer alıyorlar. Keles'in eski belediye başkanı ve şimdi BESAŞ Genel Müdürlüğü'nü yürüten Mustafa Bektaş'ın gayretle Keles'e BESAŞ Süt Ürünleri Tesisi'nin kazandırdığını anlatıp, üzülerek ve biraz da isyan ederek, "Orhaneli sahipsiz" dedi.

Tabi,
Burada bir parantez açıp, Mustafa Bektaş'ın gayretinin takdire şayan olduğunu belirtmem lazım. Ayrıca Bektaş, BESAŞ'ta da harika işler yapıyor. Takdir etmek, destek olmak lazım.

Parantezi kapatıp,
Kaldığımız yerden devam edelim. "Orhaneli sahipsiz" diyen dost, Ak Partili ilçe ve belediye başkanın arasındaki yıllarca bitmeyen kavgaya atıfla, "başka yerlerin ilçe ve belediye başkanı yörelerini kalkındırmak için el ele vererek merkezi hükümete projeler sunup, Ankara'nın yollarını aşındırırken, kaynak bulup ilçesine yatırım yaptırırken bizimkiler birbirlerini yediler. Zaman su gibi aktı. 13 yıllık Ak Parti iktidarında birçok ilçe kabuğunu kırıp ilerledi ama Orhaneli her sene geriye gitti. Bugün sıfıra sıfır, elde var sıfır... " diyerek sitem ediyor.

Yine, yazı üzerine,
Hasbıhal ettiğimiz başka bir dost, "her seçimde, partilere (bizden aday göstermiyorsunuz) diyerek sitem ediyorduk. Şimdi, üç partiden de Dağlı milletvekilimiz var ama Dağ'ın makus kaderi yine değişmiyor..." diyerek, Ak Partili Osman Mesten'e, CHP'li Erkan Aydın'a ve MHP'li Kadir Koçdemir'e göndermede bulunuyor.

Bir diğer dost ise,
Dağlılar'ın birlik olmadığından dem vurarak, "Orhaneli'nde öyle bir adam görev yapmalı ki; küslükleri bitirmeli, sadece Ak Partilileri değil, CHP'lisini, MHP'lisini, Saadetli'sini, DSP'lisini bile aynı amaç etrafında birleştirip, herkesin enerjisini ilçenin kalkınması için kullanmalı" diyor.

Son söz:
Görüldüğü üzere, Dağ'da dert çok, derman yok. Ve fakat Orhaneli'nin kaderi de bu olmamalı. Bir şey yapmalı ve çok şey değişmeli. Bunun için bir mucize beklemeye veya bir sahip aramaya gerek yok. Yapılacak tek şey, Dağlılar el ele verecek, çalışacak, çalışacak, çalışacak... 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR