19 Ağustos 2017 Cumartesi
ROTA BURSA

Bırakmadınız ki; rehavete kapılalım!

Yine,
Yeni bir seçim arifesindeyiz. Eskiye dair çoğu şeyi eskide bırakan Yeni Türkiye'de, tansiyonu yüksek seçim heyecanları da eskidi artık. 

2002'den beri
Kanıksanmış bir iktidarın/istikrarın oylaması gibi gördüğünden, vatandaş seçime dair çok da kafa yormuyor açıkçası...

Son günlerde,
Bazıları, vatandaşın bu kafa yormama konforundan "umut" devşirse de, bunun gerçekle alakası olmadığını gören aynı zümreden bir başkaları ise vatandaşın bu kafa konforunu kafasını duvarlara vurarak izliyor ve "neden" diye soruyor...

"Neden hep Ak Parti kazanıyor?"

Kendilerince,
Altını kalın kalın çizdikleri onca olumsuzluğa (ki bir kısmı doğrudur da) rağmen halk her seçimde adeta düğüne bayrama gider gibi sandığa gidip mührü bir daha, bir daha Ak Parti'ye vuruyor?

Yüzlerce teşkilatta görevli,
Binlerce partili, yıllarca bıkmadan usanmadan, adeta düşman hattında nöbet tutan asker titizliğiyle kendisine yüklenen onca meşakkatli görevi bıkmadan, bırakmadan yerine getiriyor?

O teşkilatlar ki;
Çoğu kez içlerine sinmeyen adamları bile "öf" dahi demeden sırtlarında taşımış, baldıran zehrini bal tadında içmiş, yine de Ak Parti'nin başına bir iş gelmesin diye dimdik durmaktan ve duadan geri durmamış, her an eller tetikte hazır ve nazır olmuşlardır...

Peki,
Nedir bu işin sırrı? İnsan hiç mi bıkmaz, yorulmaz, usanmaz bu işten? Hiç mi bahanesi çıkmaz ve hanesine çekilip sakin bir saadetin sevdasını çekmez?

Çeker elbette;
Lakin, bırakmadınız ki; rehavete kapılalım... Ak Parti, 2002'de iktidara geldi, bismillah partiyi kapatmaya kalktınız, başaramadınız. Yetmedi, küresel ekonomik krizin cenderesine sokup boğmak istediniz, olmadı. Yetinmediniz, Gezi kalkışmasıyla Ak Parti'yi yakmak için ülkeyi ateşe verdiniz, tutmadı. Bıkmadınız, 17-25 Aralık'ta bambaşka bir darbe girişimiyle yeniden sahne aldınız ve o gündür Paralel ihanet şebekesiyle boğuşup duruyoruz.

Ve tabii ki;
Eski Türkiye'nin karanlık dehlizlerinde kanla beslenen sırtlan sürülerinin başına/başımıza sardığı bunca belayı bir bahane olarak görmeyip, başta ekonomi olmak üzere, dış politika, sosyal devlet, sağlık ve eğitim alanlarında "Yeni Türkiye" olarak adlandırılan bir dönemi başlatarak hizmet etme iradesini de ortaya koymayı başarmıştır...

Kim ne derse desin,
Ak Parti, bugün ortaya koyduğu evrensel vizyonla dünyanın hemen her yerinde adı Türkiye'yle birlikte anılan yerli, milli bir markadır artık... 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR