Biz diyoruz kum at, Bakan anlıyor ayak!

Başlığı okuyunca,
“Şimdi bu da ne ayak” diyorsunuz değil mi? Ne yapalım, Bakan Faruk Çelik, bayram ertesinde bir meslektaşımızın köşesinden, kendisini eleştirenlere, “ayaklarını denk alsınlar” diye nasihatte(!) bulununca ben de söze, “ayak”tan başlayayım istedim…

Şunun şurasında,
Ayaküstü iki lafın belini kıracağız madem, size bir de, “ayak” fıkrası anlatayım da azıcık ayaklarınız yerden kesilsin…

***

Efendim,
Anadolu’da, bir ilçeye tayin olan kaymakam insanları tanımak/tanışmak için etrafı gezmeye çıkmış. Bakmış ki; ilçeye koyun sürülerini getiren köylüler hayvanlarını meşakkatli bir şekilde dere yatağından geçiriyorlar, hemen olaya müdahale edip, buraya bir köprü yaptırmış…

Fakat
Bir sorun var ki; köylü yine koyunlarını dere yatağından sürüp, köprünün altından geçmeye devam ediyor. Üstelik koyunların kulakları köprü taşlarına vura vura geçtiğinden olmuş yara…

Toplanıp karar almışlar:
“Köprünün altından biraz kırıp, yontalım koyunların kulakları vurmasın…” Fikir beğenilmiş ve tam uygulanacağı zaman birisi, “yahu Kaymakam Bey’e ayıp olur, bari haber verelim” diye itiraz etmiş.

Haber vermişler,
Kaymakam gelip dinlemiş köylüleri ve “madem kulakları kurtaracaksınız, niye köprüyü kırasınız ki; alttan iki kürek kum, çakıl atın iş görülsün…” demiş. Köylüler, önce Kaymakam’a sonra birbirlerine bakmışlar ve hep bir ağızdan, “AHAN DA KAYMAKAM… BİR DİYORUZ KULAK O ANLIYOR AYAK…”

***

Şimdi,
Tıpkı, fıkradaki kaymakamın köylülere dediği gibi, biz de Bakan Çelik’e, “madem köprüden geçmiyorsun, eleştirilmek de istemiyorsun o zaman etrafındaki ayakçı takımına bir bak” diyoruz; ama O anlıyor ayak…

 

İkinci ayak, “Ak Patrikliği”

Şimdi,
Şakayı bir yana bırakalım da geçelim sohbetin ikinci ayağına, Bakan Faruk Çelik’in yıldızı “Yüksel”en Yeni danışmanı, “Ak Partriği” diye bir söylem attı ortaya… Doğrusu, kimse, kime dediğini,  ne demek istediğini ve neden söylediğini anlamadı.

Galiba şunu demek istedi:
“Ak Parti’de imam Faruk Çelik olursa cemaat Müslüman’dır, yoksa Ak Parti Patrikhane,  cemaat ise, Ortodoks’tur…” Zira Bakan’ın kıldırdığı namazdan bahsetme gereği de duyduğuna göre, başka ne demek istemiş olabilir ki?

Üçüncü ayak, şiir (Tabansızlar)
 

Tabansızlar,

Evet,

Taban sızlar…

Yalın ayak yere değen taban sızlar.

 

Tabansızlar,

Evet,

Taban sızlar…

Eğitim’den Modi’ye bayrak taşıyan taban sızlar.

 

Tabansızlar,

Evet,

Taban sızlar…

Mollaarap’tan Eğitim’e yaya gelen taban sızlar.

 

Peki, ya vicdansızlar

Evet,

Vicdan sızlar

Omuzlara basıp, bakan vicdan sızlar mı?

 

 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR