Bozbey, Üçevler çukurunda batıyor!

Birkaç gün önce,
“Üçevler Mahallesi’ndeki meydan düzenlemesi ihalesinde görevlerini kötüye kullandıkları iddiasıyla haklarında dava açılan Nilüfer Belediyesi’nde görevli 5 kişinin yargılanmasına başlandı…” diye bir haber yayınlandı gazetelerde, bilmem gözünüze çarptı mı?

O haber ki;
Üç dönem seçilmiş bir belediye başkanının, üç yıldır, Üçevler çukurunda batışının trajikomik hikâyesidir aslında…

Olay şu:
Nilüfer Belediyesi, Üçevler Mahallesi’nde meydan düzenlemesi ihalesi yapıyor. İşi, müteahhit Sami Bozoğlu alıyor. Ama ne iş, içinde sahte imzadan, olmayan hafriyata kadar adeta yok yok…

Müteahhidin,
Harita Mühendisi Gürkan Kanbir’in imzasını taklit ederek aldığı işte, düz sahada sekiz metre yükseklik göstererek, 7000 metreküp hayali hafriyatla milyarlarca lirayı cebe indirdiği iddia ediliyor.

Daha sonra,
Savcılık ve kaymakamlık tarafından yerinde yapılan incelemelerde bu iddianın doğruluğu tespit edilip, bir ihmalden öteye, “organize” olduğu hükmünce Nilüfer Belediyesi Fen İşleri Müdürü Engin Yener başta olmak üzere olaya karışan Sedat Taba, Mustafa Yazıcı, Ahmet Bayraktar ve Hasan Atalay’ın yargılanması için soruşturma izni veriliyor. Başta da bahsettiğim gibi, bu davaya ilişkin ilk duruşma birkaç gün önce yapıldı…

Öyleyse,
Başkan Mustafa Bozbey’e soralım!

Bu işlerde suçlu görülen Fen İşleri Müdürü Engin Yener hala görevde midir, görevdeyse soruşturmanın selameti için görevden alınması gerekmez mi ve neden hala bu işlem yapılmadı?

Yine, olaya adı karışan diğer dört eleman işten el çektirilmiş midir? Çektirilmediyse derhal bu işlemin de yapılması gerekmez mi?

Sözde hafriyatı yapılan topraklar hangi döküm alanına dökülmüştür ve makbuzu var mıdır?

Bu işte tespit edilen fazla ödeme müteahhitten tahsil edilmiş midir, edilmediyse, ne zaman edilecektir?

Tabii ki;
İş bununla da bitmiyor. Üçevler Mahallesi’nde Bayındır Sokak başta olmak üzere, yapılan kaldırım düzenleme işleri ve kullanılan malzemeler noktasında da ciddi tereddütler söz konusu. Buralarda yapılan işler ve kullanılan malzemelerin şartnameyle uygunluğu da ciddi bir şekilde araştırılmalı…

“Lezbiyen Heykel”i konuşanlar neden suskun?

Biliyorsunuz,
Üçevler Mahalle Meydanı, “sahte imzayla, olmayan hafriyattan milyarların cebe indirilmesiyle” gündemde değil sadece…

Nilüfer Belediyesi’nin
Meydanın ortasına diktiği ve “lezbiyen heykel” olarak ünlenen heykeliyle de gündemde…

Bu manada,
Bazı solcu arkadaşlar heykelin, “Âdem – Havva” anıtı olduğu iddiasıyla biraz ahkâm kesip, aralarında bu fakirin de bulunduğu eleştirenleri eleştirdiler. Tamam, aldık kabul ettik…

Fakat
Bu solcu arkadaşlar üzeri, “Âdem – Havva” ile örtülüp alttan alta, “sahte imza ve olmayan hafriyatla” yürütülen Karunlaşma hamlesinde neden suskunlar?

Yoksa O’nlar için,
Heykel, halkın parasının pervasızca hortumlanmasından daha mı önemli? Veya heykel eleştirisine karşı, “çağdaşlıktan” dem vurup konuşanlar. Neden bir kelime de “yolsuzluk” için konuşmazsınız? Yoksa yolsuzluk ile çağdaşlığın bilmediğimiz bir bağı mı var?

Son söz:
“Gülümseyin Nilüfer’desiniz” diyen Mustafa Bozbey bu ve benzeri davalarla gerçekten de gülümsetiyor bizi… Yazık ki; susuyor. Kim bilir belki de sözün bittiği yerdedir.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR