Bu dil, “Ak Parti’nin dili” değil!

Şevket Abi’yi,
O kadar da uyardık ancak “bana mısın” demiyor. Kendini gözü kapalı ateşe atmaya devam ediyor. Kimin aklına uyuyor, kimin gazına geliyor bilmiyorum ama tuttuğu yol, yol değil Şevket Abi’nin.

Tamam,
Kimseye akıl hocalığı yapacak değiliz fakat Şevket Abi’ye karşı en azından  “kardeşlik hakkı” adına bildiğimiz doğruları da söylememiz gerekiyor…

 

***

Şevket Abi’nin,
Ak Parti Genel Merkezi’nden vize alamadığı bilinen bir gerçek. Ancak buna rağmen ısrarla, “ben de varım” diyor. Bunun, Şevket Abi’yi yok etme planı olduğunu ve bizzat kendisini destekleyenler (destekler görünenler) eliyle yürütüldüğünü yine bu köşede ayrıntısıyla anlatmıştım...

Ve fakat
Şevket Abi, “yangına körükle gidenler”in yarattığı curcuna arasında olayları derinlemesine okuyup, sağduyulu düşünme alanı ve imkanı bulamıyor…

Şevket Abi’nin,
Genel Merkez’e ve/veya tabana rağmen, “ben kazanacağım” demesi bir tarafa, bunu yapmak için kullandığı dille bile kendisiyle çeliştiğinin farkında değil… Yani,  Şevket Abi, Ak Parti’ye il bakanı olmak için yürüttüğü çalışmalarda bile Ak Parti’nin diliyle konuşmuyor…

***

Şevket Abi,
Sevgiden dem vurup, “kimseye tepeden bakmak için değil, hizmetkâr olmak için” göreve talip olduğunu söylese de, sözünün devamında, Sedat Yalçın’a, “senin yaptığın delegelerle seni sırtüstü devireceğim” diyor…

Emin olun,
“Seni sırtüstü devireceğim” ifadesini, bırakın Ak Parti’de hizmete talip olan birisinin başka bir Ak Partili’ye söylemesini; Ak Partili’nin, CHP’liye, MHP’liye söylemesi bile düşünülemez… Zira bu dil Ak Parti’nin dili değil…

Kaldı ki;
22 Nisan’da Ak Parti İl Başkanı’nı seçecek delegeleri Sedat Yalçın da yapmadı
Onun için, “senin yaptığın delegeler” demek, Başkan Yalçın’a yapılmış büyük bir haksızlık olur ki; bunu başta delegeler olmak üzere hiçbir vicdan kabul etmez…

Belli ki;
Şevket Abi, işlerin hala kendi döneminde yapıldığı gibi kotarıldığını falan zannediyor… Oysa kapalı kapılar ardında, birkaç kişinin iradesiyle delege yazma dönemi kapandı. Artık sokaklara sandık koyup, delegeyi üye seçiyor Ak Parti’de. Bunu başaran, hayata geçiren kişinin de Sedat Yalçın olduğunu bilmem söylememe gerek var mı?

***

Şevket Abi’ye,
Uluorta çuvallamaması adına bir hatırlatma daha yapayım… Sedat Yalçın, Bursa’da delege seçimi için ilk defa üyenin önüne sandık koyduğuğunda, karşı çıkanların kahir ekseriyeti bugün Şevket Abi’nin etrafında kümelenmiş vaziyette…

Demem o ki;
Demokrasiye külliyen karşı çıkanların arasında, demokrasiden dem vurmak, Sahra Çölü’nün ortasında ırmaktan, nehirden, çayırdan, çimenden bahsetmek kadar abesle iştigal olsa gerek…

Son olarak,
“Korkuyla hâkimiyet sağlanmaz, korkuyla iktidar olunmaz. Sevgiyle iktidar olunur” diyor ya Şevket Abi… Şu halde soralım: Madem öyle, o zaman siz neden bana, “seni mahkemeye vereceğim” diye korku salıyorsunuz? Ayrıca neden, bugün yol yürüdükleriniz beni “işten attırmak” için patron eşiklerini aşındırıyorlar? Bu mu sevgi anlayışınız sizin? Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu Şevket Abi?    

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR