Bu öfke Bakan Çelik’i yer bitirir!

Hani,
Halk arasında bir tabir vardır ya, “şuraya yazıyorum” diye… İşte ben de buraya yazıyorum. Bu kahredici öfke Bakan Faruk Çelik’i yer bitirir… Aman Allah’ım, bu ne öldürücü hırs… Bu ne yakıcı ihtiras… Şu ölümlü dünyada önümüz sonumuz topraksa ne gerek var bu kadarına? 

***

Bursa,
Birkaç gündür, Bakan Faruk Çelik’in Şehir Gazetesi’ne verdiği mülakatı konuşuyor. Ama ne mülakat, tek kelimeyle Bakan Çelik’in öfke bombardımanı…

Tamam,
Bazı kesimlere kızgınlığı bir yere kadar anlaşılır ve hatta hoş da karşılanabilir ama kullandığı nitelemeler için aynı şeyi söylemek mümkün değil ne yazık ki.

Siyaset yapma tarzına karşı
En ufak bir eleştiriye bile tahammülü kalmamış Bakan Çelik’in… Bunun için, “paralı gazeteciler” gibi gerçekten töhmet altında bırakıcı ifadeler kullanmış. Peki; kim bu, “paralı gazeteciler” Sayın Bakan? Açıklayın da bilelim.

Tabi ki;
Gazeteci örgütlerinin bu hususta sessiz kalması da en hafifinden kendi saygınlıkları adına kabul edilebilir bir durum değil. Gazeteci örgütlerinin, “Sayın Bakan! Kim bu paralı gazeteciler? Ya ispatıyla birlikte açıklayın, ya da özür dileyin” diye ayağa kalkması gerekmez mi?  

Veya
Bakan Çelik’in, mantığıyla bakarsak, Çelik’i eleştirenler başkalarının “paralı askeri” ise, kendisini yere göğe sığdıramayanlara, neredeyse attığı adıma bile övgü düzenlere “Bakan Çelik kaç para veriyor acaba?” diye hınzır bir soru akla gelmez mi?  

***

Bakan Faruk Çelik,
En çok da, “bir dönem kapandı, yeni bir dönem başlıyor” değerlendirmelerine öfke kusmuş… Tamamda, bu durumun mümessili kim? Faruk Çelik’i Şanlıurfa’ya, Bülent Arınç’ı Bursa’ya gönderen kim?

Belli ki;
Bakan Çelik, bu değişimin asıl aktörüne doğrudan tavır alamadığı için, hırsını ve hıncını durum tespiti yapanlardan çıkartmaya kalkıyor. Oysaki bu durum tamamen Ak Parti Genel Merkezi’nin ve hatta Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın iradesiyle olmadı mı? Öyleyse bu öfke kime ve niye?

Öte yandan,
Bursa’daki seçim başarısında “benim payım yok mu?” diye soruyor Bakan Çelik… Elbette ki; var. Zaten kimsenin bunu yadsıdığı da yok. Aksine İl Başkanı Sedat Yalçın’ın ağzından çok defa bu emeğe teşekkür ettiğine şahit olduk. Bırakın fazla uzağa gitmeyi, Merinos’taki adaylık açıklamasında bile ağız dolusu teşekkür edilmedi mi Faruk Çelik’e? Yine Bakan Çelik’in mantığıyla bakacak olursak, madem başarı kendisinin, Bursa’da Faruk Çelik’siz girilen son seçimlerde Ak Parti en yüksek oya ulaşmanın yanında en kalabalık mitingini de gerçekleştirmiş olmadı mı? Şu halde bugüne kadar alınamayan oyların sebebi Bakan Çelik miydi?  

***

Bir önemli husus ta,
Israrla tekrar ettiği, “kimse beni rakip görmesin” ifadesi ki; gerçekte bir karşılığı yok bunun. Zira Bursa’da kimsenin kendisini rakip gördüğü falan yok. Ve fakat Bakan Çelik, bilinen taktiğiyle kendisini, yine kendi elleriyle rakip tahtasına yazıp atacağı adımların meşrulaşmasına zemin hazırlıyor. Aksi olsa, 10 – 15 gün bekledikten sonra gerek Ankara’da, gerekse Bursa’da meseleye en üst perdeden müdahil olacağını açıklar mıydı?

Bu da gösteriyor ki;
Bakan Faruk Çelik, “ben Şanlıurfa Milletvekiliyim” dese de, aklı hep Bursa’da ve Bursa teşkilatlarından elini eteğini çekmek niyetinde değil…

***

Söyleşinin
Kuşkusuz ki en can alıcı yeri, seçim çalışmaları döneminde Şanlıurfa’ya bir paranın gittiği yönündeki iddia ki; Bakan Çelik, “Urfa’ya para getirildiği danışma meclisinde konuşuluyor. Kimdir ya bu alçak adam?” diyor. Ne var ki; bütün Bursa, bu iddiayı Bülent Arınç’ın ağzından duymadı mı? Yorumu size bırakıyorum artık…

SON SÖZ:
“Bütün kabullenişler reddediş, reddedişler de kabulleniş” ise eğer, Bakan Çelik’in iddiaları toptan reddetme tercihi, farkında olmadan kabullenme eğilimini de göstermiş olmuyor mu? Başta / başlıkta da ifade ettiğim gibi bu öldürücü hırs, bu yakıcı ihtiras, bu kahredici öfke Faruk Çelik’i yer bitirir. Oysa önümüz sonumuz toprak değil mi? Ne gerek var bu kadarına Allah aşkına?

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR