Bu sana hiç yakışmadı Bozbey!

Evet, 
Bu sana hiç yakışmadı Mustafa Bozbey! Hangi salkımı yutanın talkınını dinliyorsun bilmiyorum fakat hücceti kendisine telkin edilmiş adam edasıyla sen de başkalarına "talkın verme"ye kalkmış haldesin, üstelik döktüğün salkımlara aldırmadan... 

Tamam,
Hadi az daha sadeleştirelim o halde... Kendi kontrolündeki medya ile başkalarına ayar vermeye kalkışmışsın. Yapma, bu sana hiç yakışmaz. Uyma çoluk çocuğun aklına sen. Yaman çelişkilerle sert kayalara çarparsın sonra... 

Hele ki;
Sosyal demokrat numarası çekip, birilerine, "buraları Ağrı sanıyor" deme/dedirtme gafletinde hiç ama hiç bulunma... O halde adama sormazlar mı, sen Nilüfer'de oy isterken, Ağrılılar/Doğulular bana oy vermesin mi diyorsun?

Hele hele,
"Cin olmadan adam çarpmaya çalışıyor ancak karşısındakiler ahmak değil." Gibi bir ifadenin arkasında, yanında, yakınında hiç ama hiç olma... 

Öyle bir durumda,
"Spor derneği bahane, sıcak havada serin sular, kaydıraklar şahane" türküsü eşliğinde Nilüfer'deki hemen bütün yeşil alanların üzerinde yapılan operasyonlar masaya yatırılır ve nihayetinde, "ey Bozbey! Fena cin olmuşsun, iyi de adam çarpıyorsun" sonucu çıkartılır... 

Dahası,
Değil Yıldırım'ın, Bursa'nın bütün "Şark kurnazları"nı bir araya getirsen, Nilüfer'de bir AVM'nin, projesini kendisi çizip, belediyede kendisi inceleyip, yine kendisi ruhsat ve yapı kullanım izinlerini vermeyi akledecek kadar çılgın bir kurnazlığın altına imza atamazlar... Yani, "cin olmadan adam çarpmak" şöyle dursun bu düpedüz şeytana külahı ters giydirmektir.    

Efendim, mevzu şu:
Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve sağ kolu, kadim yardımcısı Turgay Erdem'in kontrolünde olduğunu sağır sultanın bile duyduğu bir haber sitesinde, Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali'yi eleştiren bir yazı ilişti gözüme...

Şimdi,
"Ne var bunda, Edebali eleştirilemez mi?" diye düşünebilirsiniz... Pekala eleştirilebilir. Tıpkı Bozbey'in eleştirilebileceği gibi... Benim yaptığım eleştiri de zaten neden eleştiriliyor diye değil.  

Lakin,
Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem'in kontrolünde olduğu herkesin malumu olan o sitede Edebali'nin, doğum yeri öne çıkartılıp, bunun üzerinden, çirkin, bel altı, faşizan bir vuruş yapılıyor ki; ben buna, orada durun bakalım diyorum. 

Tıpkı,
Yakın geçmişte, Mustafa Bozbey'in eşi üzerinden üretilip, ipe sapa gelmez iddialarla, itibar cellatlığı yapmaya kalkanlara "orada durun bakalım" dediğim gibi... ('Hadi Mustafa Bozbey'i dövelim' başlıklı o yazımı buradan okuyabilirsiniz) 

O yazımda,
Hangi saikle, neyi murad ederek Mustafa Bozbey'e çamur atmaya kalkanları esefle kınadıysam; yine, hangi saikle neyi murad ederek kontrollerindeki site ve radyodan Edebali'ye karşı doğduğu yer konu edilerek giriştikleri itibar cellatlığından ötürü Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem'i de kınıyorum. 

Sormak istiyorum,
Ey Bozbey! Bunca yıldır o koltukta oturduğun halde sen daha Nilüfer'de çöp toplama işini bile hakkıyla halledememişken, (Nilüfer'deki yer altına alınan konteynerlerin etrafı aylardır telle çevrili ve üzerinde "geçici bir süre hizmet veremiyoruz" ibaresi yazılı.) üstelik sınırın bile olmadığı bir belediye başkanına bel altı vuruşla sataşmaktaki muradın nedir? 

Şimdi, sakın bana,
"benimle ilgisi yok" demeye lütfen. Dürdane'deki radyo vericisini ziyaret eden Nilüfer Belediyesi araçlarını görmeyen kalmadı Bursa'da... Bakma Büyükşehir olduğumuza, burası küçük yer, kandırmayalım birbirimizi... 

Mustafa Bozbey
Ve kadim yardımcısı Turgay Erdem'in vaziyet ettiği site ile Edebali'ye yapılan faşizan yaklaşım beni bir an 2014'e götürdü. "Ben yok biz varız anlayışıyla göreve geldiğimiz günden beri" diyerek söze başlayıp, fareleri küheylan, balkabağını fayton yapan; ancak gece saat 12'yi vurup bütün büyüsü bozulan FETÖ'nün çocuğu, Pensilvanyalı koltuğunu kaybedince ondan nemalanan bir gurup yamyam tayfası kahve kahve gezmiş ve yine Edebali'nin doğduğu yer üzerinden tezviratta bulunmaya, bu ahlaksız yolla başkanlığını engellemeye kalkmışlardı, fakat başaramadılar. (Bu olayı konu edinen, 'Hadi ordan, sizi gidi yalan torbaları' başlıklı yazımı buradan okuyabilirisiniz)  

İster kabul edin, ister etmeyin,
Ancak, Mustafa Bozbey'in öteden beri Bursa'da ciddi bir koruma kalkanına sahip olduğu algısı vardır ki; bu korumayı da bugün FETÖ'den yargılanan Bursa eski valisi Şahabettin Harput'un yaptığı söylenirdi.('Mustafa Bozbey'i kim koruyor?' başlıklı yazımdan konun detaylarını okuyabilirsiniz) 

SOM SÖZ:
Yoksa diyorum, FETÖ'  nün üniversitesine ilk kilidi vurarak Bursa'da FETÖ ile mücadelede ilk kurşunu sıkmış olan ve en dik, diri mücadeleyi veren İsmail Hakkı Edebali'ye doğduğu yer üzerinden tezvirat üretilmesine yol vererek eski koruyucularına diyet borcunu mu ödüyorsun? Eğer öyle bir cinlik peşindeysen hemen vazgeç bu sevdadan. Zira kendi meclisine bomba atacak kadar ihaneti içine sindirmiş olanlar seni de yalayıp yutarlar. Demedi deme... Benimkisi iyi niyetli bir dost tavsiyesi sadece... 


 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR