Limak Elektrik

Bursa isyan etti!

Dün,
Gökdere Meydanı’nda olup bitene, “bir siyasi partinin seçim mitingi” demek en hafifinden haksızlık olur.

Tanık olduğumuz,
Açıkça, bile isteye bir isyandı…

Sakin,
Dingin bir şehrin isyanı…

Bursa,
Her ne kadar, adı metropol kentler arasına yazılsa da; her ne kadar, Türkiye’nin dördüncü büyük ili olsa da; bağrında sakladığı onca evliyanın ruhu üzerine sinmiştir. Dolayısıyla derviş meşrep bir şehirdir Bursa. Kolay kolay galeyana gelmez…

Ve fakat
Dün bir başkaydı… Bursa, Gökdere’de adeta dile geldi, konuştu. Bir konuştu pir konuştu…

Evet,
Başbakan Erdoğan’ın ne söylediğinin de bir önemi yoktu dün. Zira Gökdere’de konuşan sadece Bursa’ydı. Ne kimsenin sözünü kesti, ne de kimseye sözünü kestirmedi. En kestirmeden konuştu, geçti…

Peki;
Ne dedi Bursa?

Bir defa,
Lafı hiç eğip bükmedi, kitabın tam orta yerinden konuştu. “Ben tarafım” dedi. Hak ve batılın gece ile gündüz gibi ayrıldığı bir dönemde, “ben, hürriyet, haysiyet ve adalete tarafım” dedi… Bütün bir mazlum coğrafyasında,“derin dünyanın çıkar çarkına çomak sokan Türkiye’den tarafım” dedi… Böylesi kutlu bir ülkenin, “hakkı temsil eden Başbakan’ına tarafım” dedi… Açıkça, “ben, Recep Tayyip Erdoğan’a tarafım” dedi… Hem de bunu dünyanın gözünün içine baka baka ve isyan derecesinde haykırarak söyledi… Daha bunun üzerine söz olur mu?

Büyük sevginin vebali de büyük olur!

Dün, 
Bursa’da destan yazıldı. Bu ülkenin toprağıyla yoğrulmuş yüzbinler Gökdere’ye akın edip, “İnadına Ak Parti, inadına Tayyip Erdoğan” dedi…

Dedi demesine de,
Söyleyin bakalım! Bu mahşeri sevginin mahşer vebali de ağır olmaz mı?

Partinin vicdanı
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bursa mitinginin akabinde, Manisa’da alkışlanacak sözler söylemiş… Arınç, “en yakınımızda bile olsa hata yapan insanları hele yolsuzluk, zimmet, suiistimal gibi çirkin işlere bulaşmış insanları yanımızda tutmayız" demiş… Allah rızası için tutmayın derim!

Zira 
Sayenizde makam devşirip, “haram imparatorluğu” kuranlara rağmen, yıllarca haksız yere işgal ettiği makamlardan indiğinde, yerine aday gösterilene en alçak iftiraları atan hainlere rağmen, o mahşeri sevgi, baştaBaşbakan Erdoğan ve sizlerin bu asil duruşu sergilemekte tereddüt dahi etmeyeceğinize olan inancının eseridir. Ve tabii ki; bu mahşeri sevginin mahşer vebali de en az o kadar ağır olur. Bu da sizlerin boynunadır… 

Mitinge dair notlar

Adet olduğu üzere,
Bursa tarihinde daha önce eşine rastlanılmayan muhteşem mitinge dair bazı anekdotları da paylaşalım…

Ve fakat
Öncesinde, bu tarihi mitingin gerçekleşmesinde gece gündüz çalışan İl Başkanı Cemalettin Torun’u ve yönetimini kutlamak lazım. Alınlarının akıyla çıktılar ve her övgü analarının ak sütü kadar helaldir…

Evet,
Her mitingde en merak edilen ve ilk sorulan soru, kaç kişinin katıldığı olur daima… Elbette ki; kesin bir ramak telaffuz etmek müşkül bir durumdur… Lakin Gökdere’de, polis kordonunun içi kaç kişilik ise onun iki katı katılım vardı… Yani, kordon içindeki alan yüzbin kişilik ise katılım ikiyüzbin kişidir. Yok, Eğer alan ikiyüzbin kişilik ise katılım dörtyüzbin kişidir… Kısaca polis kordonunun kaç metre kare olduğunu bulup bunu dörtle çarpmak ve çıkan sayıyı da ikiyle çarpmak suretiyle ortaya yaklaşık rakam çıkacaktır…

Mitingden yansıyan
En olumsuz tablo ise basın mensuplarının çalıştığı kamyon kasasıydı… Doğrusu bu muhteşem atmosfere hiç yakışmadı o manzara… Daha rahat çalışma imkanı olan bir alan oluşturulabilirdi pekala… Öyle ki; Başbakan’ın konuşma yaptığı platforma oldukça uzak bir yere çekilmiş kamyon sadece gazetecileri zora sokmadı aynı zamanda alanın Yıldırım tarafını kapattığı için Başbakan’ın o taraftakileri görmesini de engelledi…

Sunucu tarafından,
Aynı tonda takdim edilen ilçe belediye başkan adayları arasında en yoğun alkışı İsmail Hakkı Edebali ve Mustafa Esgin’in almış olması, halkın değişime bakışını göstermesi bakımından hayli dikkat çekici başka önemli bir ayrıntıydı…

Başbakan’ın,
Hemen her Bursa mitinginde boy gösteren Faruk Çelik’in bu sefer sırra kadem basması da dikkatlerden kaçmadı. Ayrıca Bakan Çelik’in 17 Aralık’tan beri girdiği konuşma orucunun sebebi ise hala tam olarak anlaşılmış değil…

Başbakan’ın,
Atatürk Stadı’nın yakılarak meydan oluşturulmasını istemesi, “hizmet yaptık” diyen Bursa belediyelerinin ayıbını adeta yüzlerine vurmasıydı. Zira on yılda Doğanbey ucubelerini dikmeyi başarmış belediyelerin, adam gibi miting yapacak bir meydan yapamamış olması ayıp değil de nedir Allah aşkına?

Başbakan,
Yeni stada verilen, “Timsah Arena” ismini de beğenmediğini söyledi ki; bu çirkin ismi beğenmemekte yerden göğe kadar haklıdır. O halde bir önerim olacak. Gelin, vefa gösterip stada rahmetlik Hikmet Şahin’in ismini verelim. Ne dersiniz? 

Son söz:

Sabrınızı zorlayarak okuduğunuz bu uzun yazıyı biraz da muzipçe bir tespitle tamamlayalım. Başbakan Erdoğan, Bursa’ya Sakarya’dan geldiğini ve buradan da Artvin’e geçeceğini söylerken, “Bursalı Artvinliler” diye haykırdı… Ne var ki; Gökdere’deki yüzbinlerce kişiden yüzlercesinin bile alkışlamaması, “Artvinliler nerede?” sorusunu akla getirdi. Sahi, neredeydiniz Artvinliler? Kızmayın hemen canım, latife tadında sordum sadece…

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR