Bursa’da bir saklı hazine…

“Paralel Yapı”dan,
Kaset kumpaslarına kadar adeta toz duman olmuş bir gündemin gölgesinde gözünüze ve gönlünüze hitap edecek gündem dışı bir yazı kaleme almak istedim…

Sadece Türkiye’de değil,
Başta Ortadoğu olmak üzere birçok ülkede artık fenomen haline gelen “Muhteşem Yüzyıl” dizisinde, Şehzade Mustafa’nın “boğulma” sahnesinden sonra gözler Bursa’ya çevrilmiş oldu…

Düne kadar
Birçoğumuzun bilmediği Muradiye Külliyesi, akıllara kazınan “boğulma” sahnesinden sonra adeta ziyaretçi akınına uğradı…

Kuşkusuz ki;
Bu, Bursa ve Bursa’nın tanıtımı adına güzel bir gelişme…

Ve fakat
Tarihimizi ve değerlerimizi bilmek için illa ki; reyting rekorları kıran dizilere mi konu olması gerekiyor?

Mesela
Muradiye semtinde, Şehzade Mustafa’nın türbesinin hemen alt tarafında bulunan Şair Ahmet Paşa Medresesi’nden haberdar mısınız? İçerisinde ne var ne yok biliyor musunuz?

Orada,
Türkiye’de bir örneği daha bulunmayan devasa bir hazine var… Osmanlı Coğrafyasının bütün bölgelerinden toplanmış 300’den fazla kıyafet ve birçok takıdan oluşan “Osmanlı Halk Kıyafetleri ve Takıları Müzesi” var…

Asırlara meydan okuyan,
Bu birbirinden değerli parçalardan oluşan müzeyi daha da önemli kılan ise bu işe sevdalı bir Bursalı’nın, Esat Uluumay’ın (bizim Esat Amcamız) 54 yıllık uğraşı sonucunda vücut bulmuş bir müze... Sadece bu kadar olsa ne ala, ayrıca bu müzenin giderlerini de cebinden karşılıyor Esat Amca…

Ne var ki;
Esat Amcamızı da, bizleri de ve dahi bir sebeple yolu düşen misafirleri de derinden üzen, yaralayan önemli bir konu var…

Yıllarca 
Büyük bir özveriyle bir araya getirilmiş bu nadide parçaların pek çoğunu sergilemek için yer olmadığındandepolarda (ve belki de uygunsuz koşullarda) saklanıyor.

Esat Amca,
Tarihe tanıklık etmiş bu eşsiz kıyafetleri ve takıları sergilemek için, başta vakıflardan sorumlu Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç olmak üzere bütün yetkililerden ilgi ve destek bekliyor…

Ömründen
75 yıl devirmiş Esat Amca, Bülent Arınç’ın ismini duyunca adeta gözleri parlıyor. “Bülent Bey kadir kıymet bilen bir insandır…” diyor ve “meramımı anlatacak imkân bulabilsem mutlaka destek olur” diye de ekliyor…

Bu yoğun siyasi gündemden
Fırsat bulur da Esat Amca’ya randevu verip kısa da olsa dinleme imkânı olur mu bilemem fakat Esat Amca’yla birlikte depolara hapsedilmiş eşsiz bir tarih adeta dört gözle Bülent Arınç’ı bekliyor…

SON SÖZ:
Bir yerel seçim arifesindeyiz. Belediye başkanlarına ve/veya adaylarına parti gözetmeksizin çağrımdır! Lütfen Muradiye’deki Şair Ahmet Paşa Medresesi’nde adeta hapsedilmiş bu müzeye gidin. Mesela, koltuğa oturması kuvvetle muhtemel adaylardan İsmail Hakkı Edebali, bu işi üstlenip, yerli yabancı binlerce turistin ziyaret edeceği bir müzeyi Yıldırım’a kazandırabilir. Doğrusu Yıldırım’ın ruhuyla da müthiş örtüşür… Aynı şekilde Osmangazi Belediyesi de bu işe talip olabilir. Yine, “Nilüfer’in bir kimliği yok” diyen Dr. Mustafa Esgin şimdiden kolları sıvayıp muhteşem bir müzeyle hem Nilüfer’e tarihi bir kimlik kazandırabilir hem de dünyada tanıtımını yapabilir. Bu iş Recep Altepe’ye de çok yakışır fakat kendileri bu fakirin selamını bile almayı zül gördüğü için önerimizi zaten duymak bile istemez… Son sözün son cümlesini şöyle noktalayalım. Kim ilgilenir bilemem ama asırlık bir tarih gözü yaşlarıyla Bülent Arınç’ı bekliyor…   

 

Mustafa Gültekin’i TWİTTER’dan takip edin!
www.twitter.com/SeferiSair 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR