ROTA BURSA

BUSKİ'de korkunç iddia!

Uzun uzadıya yazacak değilim,
Zaten yeryüzünün görüp görebileceği en kahredici ihanettenmütevellit içimde açılan yaranın yakıcı sızısıyla kıvranırken yazmak gibi bir istek de gelmiyor içimden...

Fakat,
Yazmamak da olmuyor... İki sebepten ötürü parmaklarım klavyenin tuşlarına gidiyor inatla. Birincisi ekmeğimi yazarak kazanan bir Yazı Gündelikçisi'yim, okur benden yazı bekler... İkincisi ise çakalların her köşe başında pusu kurduğu böylesine puslu havalarda milletimin, memleketimin selameti adına karınca misali tarafımı belli etmeisterim...

Hal böyle olunca,
Bundan sonra yazacaklarımı gözünüzü dört açarak okuyun ve/veya can kulağıyla dinleyin lütfen...

Biliyorsunuz,
15 Temmuz'daki alçak darbe kalkışmasının ardından bütün kurumlarda köklü bir temizlik başladı...

Recep Altepe'nin,
Bütün isteksizliğine, ayak sürümesine, ipe un sermesine rağmen Bursa Büyükşehir Belediyesi'nde de bazı görevden almalar oldu.

Oldu olmasına fakat
Bu girişim kimseyi tatmin etmişe benzemiyor. Nitekim, 17/25 Aralık'tan sonra çoğu kalem erbabı Bursa'nın, "Paralel Yapı"nın başkenti olduğunu yazmıştı. Üstelik Büyükşehir Belediyesi'nin, Paralelciler için adeta bir üst olduğu bile iddia edilmişti.

Haliyle,
Bu denli derin bir paralel yapılanmanın söz konusu olduğu Büyükşehir Belediyesi'nde alt tabakadan birkaç çalışanın görevden alınması kimseyi tatmin etmez/etmedi...

Önemli makamlarda oturan
Büyük abilere dokunulmuyor olması, o abilerin derin bağlarının/bağlantılarının araştırılmıyor olması hep bir soru işareti olarak duruyor. Hala bunların korunuyor olması ve korunan kurumun en tepesindeki isime, yani Recep Altepe'ye de büyük bir vebal yüklüyor...

Allah'tan ki;
Efkan Ala gibi, yiğit bir adam Bursa'da ve onun zoruyla cılız da olsa adımlar atılabiliyor. Emin olun, Efkan Alada olmasa dünya yansa Recep Altepe'nin kılı bile kıpırdamaz. Nitekim 17/25 Aralık'tan, 15 Temmuz'a kadar bütün uyarılara rağmen Paralel Yapı'ya karşı kılını kıpırdattığını gören, duyan var mı Recep Altepe'nin?

Kılını kıpırdatmak şöyle dursun,
Bu konuda, "gözünün üstünde kaş var" diyecek olana kıl olup, yüce makamının verdiği güçle elinden gelen bütün kıllıkları yaparak adeta intikam aldığı da bir vakıadır...

Öyle ki;
"Hep zararsın Altepe" başlıklı yazımda; "1855'de, 'Kıyamet-i Suğra' olarak da adlandırılan o büyük deprem felaketinden sonra Bursa'nın başına gelen en korkunç şey Recep Altepe'nin Bursa'yı yönetmesi olsa gerek..." diye boşuna demedim...

İşte tam da burada,
Recep Altepe'ye birkaç soru sorarak hem bir tehlikeye dikkat çekmek, hem de Altepe'nin ne kadar zarar/da olduğunu bir kez daha göstermek istiyorum...

Dikkat buyurun efendim;

Soru bir    : Bursa'nın içme suyu otomasyon ihalesini kim/ler aldı?

Soru iki     : Bu ihalenin bedeli ne kadardı?

Soru üç     : Bu ihalenin şartname dosyasını kim hazırladı?

Soru dört  : İlk şartname dosyasının bedeli 480 bin dolar mıydı?

Soru beş   : Bu dosyayı hazırlayandan alınıp başka birisine verildi mi?

Soru altı   : Bu ihalede yeniden şartname hazırlanıp bir milyon elli bin dolara verildiği doğru mu?

Soru yedi  : Bu ihaleyi alanların Paralel Yapı ile bir bağı/bağlantısı var mı?

Soru sekiz         : Bu süreci BUSKİ'de ve belediyede kim/ler yönetti? 

SON SÖZ:
Şimdi,Bu yakıcı sorulardan sonra eliniz musluğa gitmeye korkar oldu değil mi? Ne yalan söyleyeyim, ben fena halde pirelendim ve evde ikinci bir emre kadar musluktan su kullanımını olabildiğince kısıtladım. Hani, felaket tellallığı yapmış olmayayım ama benim Cumhurbaşkanıma suikast düzenlenmişse, benim meclisim bombalanmışsa, benim vatandaşıma silah sıkılmışsa, üzerine tanklar yürütülmüş, savaş uçaklarından bomba yağdırılmışsa; üstelik tehlike henüz geçmemişse ve uyuyan hücrelerin her an her yerde her türlü hainliği yapma imkanı var isekimse kusura bakmasın ben yoğurdu üfleyerek yerim. 


 

 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR