Limak Elektrik
11 Aralık 2017 Pazartesi

Çelik’in, Arınç’ı Bozbey’le yeme planı

Başlığı
Fazlasıyla iddialı buldunuz değil mi? Yani, nasıl olabilir böyle bir şey? Bakan Faruk Çelik, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ı, Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’le nasıl yiyebilir?

***

Bu yakıcı duruma ait
İlk işaret fişeğini Mustafa Bozbey ateşledi. Bursa Hâkimiyet’ten Serkan İnceoğlu’na konuşan Bozbey, “Belki de, Nilüfer Belediyesi’ne yeniden aday olmayıp, hiçbir yere de aday olmayabilirim. Benim için tüm seçenekler geçerlidir” diyerek bir anda bütün dikkatleri üzerine çekti…

Bu sözler
Asla yazıldığı gibi okunmayacaktır. Öyleyse aslında ne söyledi Bozbey? Levent Gencelli’nin tanımlamasına göre Bozbey, artan soruşturmalar ve yaşadığı sıkıntılar neticesinde hem partisi CHP’ye, hem de Nilüfer’i ısrarla kazanmak isteyen Ak Parti’ye mesaj gönderdi…

Levent Gencelli,
Bozbey’in, CHP’ye, “ben bir değersem, bana daha fazla sahip çıkın. Bunu da en kısa sürede ortaya koyun” derken, Ak Parti’ye de, “Bursa’da tulum çıkartmak istiyorsanız içinde olmadığım bir strateji işe yaramaz. Kapıyı açtım, size de adım atmak düşüyor” dediğini iddia etti…

Kuşkusuz ki;
Bu yaklaşım ilk bakışta akla yatkın gelebilir. Ve fakat bu tez tek başına yeterli olmayacağı gibi, asla asıl plan da bu değildir. Çünkü Bozbey, Egemen Ağabeylerin belirleyici olduğu bir yerde ancak yardımcı aktör olabilir ki; kafa karıştıran çıkışı da büyük planın hayata geçirilmesi adına atılmış ilk işaret fişeği niteliğindedir…

Peki, “Büyük Plan” nedir?

Başta / başlıkta da belirttiğimiz gibi,
Büyük plan, Faruk Çelik’in, Bülent Arınç’ı, Mustafa Bozbey’le yemek istemesidir. Biliyorsunuz, Bakan Çelik’in, “çöplüğü” olarak gördüğü Bursa’nın patron koltuğunda Bülent Arınç oturuyor. İyi ki de oturuyor. Zira nasıl, Ak Parti iktidarıyla Türkiye normalleşiyorsa, Arınç’ın gelmesiyle de Bursa normalleşme evresine girdi. Fakat bunun, Çelik ve Çelikçiler açısından kabul edilemez bir durum olduğunu seçimlerde ve yaşanan son kongre sürecinde fazlasıyla müşahede ettik…

Şöyle ki;
Çelik’in Urfa’dan, Arınç’ın da Bursa’dan aday gösterildiği seçimlerde, Bursa’da, “Ak Parti’nin aleyhinde çalışan Ak Partililer” tartışması yaşanmadı mı? Öte yandan, kendi seçim bölgesi dururken imkânlarını şanlı diyarlara kaydıranların varlığından bizzat Bülent Arınç bahsetmedi mi?

Veya
Son kongre sürecinde Bakan Çelik’in, “taraf değilim” demesine rağmen ölümcül bir tarafgirlik içerisine girip, delegenin kararını değiştirmek için “kara para konuşturacağı…” Yine, Faruk Çelik’in, Başbakan Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı sonrası Başbakan olacağı ancak Bülent Arınç’ın bunu istemediği iddiaları da bizzat Çelik’le hareket edenler tarafından ortaya atılmadı mı?

Tamam,
Bu iki hamle de başarıya ulaşmadı belki fakat Faruk Çelik’i tanıyanlar bilir ki; Çelik, bu işin peşini kesinlikle bırakmaz… Büyük Plan da burada devreye girecek zaten…

Buna göre,
BİR: Herkesin zannettiği gibi Faruk Çelik, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday falan olmayacak. Bunun böyle olması kendi isteğinden çok şartların elverişli olmamasındandır.  

İKİ: Çelik, kendi istediği bir ismin Büyükşehir’e aday gösterilmesi için yine var gücüyle bastıracak. Bu isim öncelikle Recep Altepe olacaktır. Ne var ki, Çelik’in, Altepe tercihi, Altepe’nin başarısından ötürü değil, bizzat halk nazarında kredisinin bittiğinden dolayıdır. Zira tek başına Doğanbey ucubesi ve stat projesi bile Altepe’nin başarısızlığının tescili olmaya yeter de artar bile…

ÜÇ: Kafa karıştıran çıkışıyla ilk işaret fişeğini ateşleyen Mustafa Bozbey, CHP’den Büyükşehir adayı olacak. Yani, Ak Parti’nin başarısızlığı tescillenmiş adayına karşı popülaritesi yüksek Bozbey’in adaylığı… Üstelik derin desteği de olan bir Bozbey… Ve bu arada Bozbey’in, Çelik ailesiyle yakın ilişkiler içerisinde olduğunu da bilmeyen var mıdır, bilmiyorum!

Bu sürecin
Son aşaması ise Ak Parti’nin Büyükşehir Belediyesi’ni kaybetmesi olsa gerek. Hani, Ak Parti kaybetmese bile bıçak sırtında kazanacağı, onun da, Tayyip Erdoğan’a bilabedel verilen oylarla ancak mümkün olabileceğini bilmem hatırlatmama gerek var mı? Böyle bir sonuçla, Ak Parti’nin bazı ilçeleri de tehlikeye atacağının altını özellikle çizmek isterim…

Çelik, bir taşla iki kuş vurmanın peşinde!

Hiç kuşku yok ki;
Böyle bir sonucun ağır faturası en başta Bülent Arınç’a kesilecektir. Manisa’da belediyeyi MHP’ye kaptıran Arınç, Bursa’yı da CHP’ye kaptırır veya bıçak sırtında ancak kazanabilirse kendisi için neler söylenir acaba?

Meseleye
Bir de Faruk Çelik açısından bakalım. Böyle bir sonuçla, Çelik’in, bir taşla iki hatta üç, dört kuş vurmuş olacağı ortada değil mi?

Örneğin,
BİR: Faruk Çelik, hem seçimlerin, hem de kongrenin intikamını almış olur.

İKİ: Eğer, yandaşlarının ortaya attığı gibi, gerçekten de Erdoğan sonrasına ait bir ideli var ise ve buna engel olarak Arınç’ı görüyorsa; Arınç engelinden ebediyen kurtulmuş olur…

ÜÇ: Bursa, yeniden ve bu sefer tamamen Çelik ailesinin egemenliği altına girer ki; bu durumun sonuçlarının ne olacağını varın siz düşünün artık…

Durun bir dakika!

Buraya kadar,
Siyasi hırsını bildiğimiz Faruk Çelik’in olası planlarından bahsettik. Olur,  olmaz veya olursa ne oranda başarılı olur bunu zaman gösterecek. Ve fakat Ak Parti’nin vicdanı sayılan, bir tecrübe abidesi Bülent Arınç’ın böyle bir olasılığı hesaba katmayacağını düşünmeyiz elbette…

Öte yandan,
Seçimlerde ve son kongre sürecinde, bütün çelme takma hamlelerine ve ayak oyunlarına rağmen, “yeter artık söz Ak Partililerindir” dercesine tavır almaktan çekinmeyen parti tabanı, bu olasılıklar karşısında sessiz kalmayacaktır muhakkak…

Yine,
Sivil toplum örgütleri de söz konusu Bursa olunca pozisyon almaktan ve ciddi bir tavır belirlemekten çekinmeyeceklerdir…

Ve tabii ki;
Ak Parti Genel Merkezi, doğru adaylarla, rahat ve uzak ara kazanacağı bir seçimi Egemen Abi baskısıyla riske atmaz ve vebalini taşıyamayacağı bir maceraya atılmaz herhalde… 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR