Limak Elektrik
18 Aralık 2017 Pazartesi

CHP’nin kapısı Sarıgül’e kapalı

Önceliğim yerel gündem,
Fakat bazen genel konulara da kalem uzatmaktan kendimi alamıyorum. Hele ki; ceketi ters giyip, vatandaşa pişkin pişkin “düz” diye yutturmaya çalışmıyorlar mı, işte o zaman hepten zıvanadan çıkıyor ve bir “yazı gündelikçisi” olarak soluğu klavyenin başında alıyorum 

***

Şişli Belediye Başkanı
Mustafa Sarıgül’ün, “CHP’ye katılacağı” iddiaları ve bu manada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun takındığı tavır, tam da girizgâhta altını çizdiğim “ceketi ters giyme” sözüyle açıklanabilecek cinsten bir durum…

Şöyle ki;
Hemen bütün anket firmalarının İstanbul için CHP tabanı üzerinde yaptığı araştırmanın sonucunda uzak ara Mustafa Sarıgül çıkmıyor mu? Çıkıyor…

Bu yakıcı sonuç
Kılıçdaroğlu’na sorulduğunda ne diyor? “Kapımız herkese açık…”

Peki;
Gerçekten de Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi, CHP’nin kapısı Mustafa Sarıgül’e açık mı? İşte, “zurnanın zırt dediği yer” de tam burası. Zira Kılıçdaroğlu, Sarıgül konusunda ceketi tersten giyip, milletin gözünün içine baka baka “düz” diyor.

 

Öyle ki;

Kılıçdaroğlu, uzatılan her mikrofona, “kapımız açık” dese de, CHP’nin kapısı Sarıgül’e sıkı sıkıya kapalı. Açılması adına ise hâlihazırda atılmış hiçbir adım yok…

***

“Nasıl yani”
Dediğinizi duyar gibiyim. Açıklayayım: CHP’nin tüzüğü gereği, partiden ihraçla üyelikleri sonlandırılanların yeniden üye olabilmesi için Parti Meclisi’nin karar alması gerekiyor. Biliyorsunuz, Mustafa Sarıgül, Deniz Baykal tarafından partiden ihraç edilmişti.

Nitekim
Sarıgül bugün CHP Şişli Teşkilatı’na gidip, “üye olmak istiyorum” dese de olamaz. Çünkü: üye olabilmesi için CHP Parti Meclisi’nin toplanıp Sarıgül’ün yeniden üye olabilmesi için karar alması gerekiyor… 

Kılıçdaroğlu,
“Kapımız açık” diyedursun. Parti Meclisi’nin aldığı ve ilan edilen bir karar olmadığına göre, CHP’nin kapısı Sarıgül’e sadece kapalı değil, ayrıca üzerinden kilitli de…  

Fikri Sağlar buna açık örnek!

Kılıçdaroğlu,
Genel seçimler öncesinde de, “kapımız herkese açık” diyordu fakat eski bakanlardan Fikri Sağlar, bunun böyle olmadığını ispat etti.

Sağlar,
Seçimlerden önce, Kılıçdaroğlu’nun çağrısına kulak verip partiye üyelik müracaatında bulundu fakat Parti Meclisi kararı gerektiği için üye yapılmadı. Ta ki; seçimlerden yaklaşık dört ay sonra karar alındı ve Sağlar CHP’ye öyle dönebildi. 

Sarıgül “herkes” mi?

Tamam,
CHP’nin kapısı Sarıgül’e sıkı sıkıya kapalı fakat bir an için bunu unutup, Kılıçdaroğlu’nun “açık” sözünün doğru olduğunu varsaysak bile yine de işin içinde bir anormallik yok mu?

Yani,
Sarıgül herkes mi? 81 ilde temsilcisi ve teşkilatı, 835 ilçede temsilci ve teşkilatı bulunan diri bir örgütün liderine sıradan bir üye muamelesi yapmak akıl karı mıdır?

Kaldı ki;
Mustafa Sarıgül’ün, Kılıçdaroğlu’na yaptığını babası bile yapmamıştır desek abartmış olmayız. Zira Türkiye Değişim Hareketi’nin partileşmesi ötelenmemiş olsa idi, CHP seçimlerden yüzde 26’lık bir oyla çıkabilir miydi? Ne mümkün!

Pekâlâ,
En kötüsünü düşünsek bile, TDH, CHP’nin oylarının yüzde 10’una ortak olsaydı; Kılıçdaroğlu, yüzde 16’lık oyla o koltukta o günden bugüne kadar oturabilir miydi? Yine ne mümkün…

O halde,
Sarıgül’ün, “bölen” olmamak adına ve hiçbir pazarlığın içine girmeden TDH’nin partileşmesini öteleyip, üzerine de, “CHP’yi destekleyeceğiz” demesi saygıyı hak edecek bir davranış değil midir?

Hele ki;
Üç dönemdir iktidarda olmasına rağmen hala desteğini artırmaya devam eden Ak Parti’nin, oy anlamında hiçbir katkılarının olmayacağını bildiği halde Numan Kurtulmuş ve Süleyman Soylu’ya kapı açtığı, bununla da yetinmeyip, yüksek mevkilerde yer verdiği ortadayken, Sarıgül’ün hala CHP’ye geç(e)memiş olması sizce de fazlasıyla düşündürücü bir durum değil mi?

Şenol Seven: Liderimizin arkasındayız

Sözü
Mustafa Sarıgül’den açınca, TDH’nin Bursa temsilcisi ve Sarıgül’ün kadim yol arkadaşı Şenol Seven’den de bahsetmemek olmaz.

Medyada çıkan,
“Sarıgül CHP’ye geçti, geçecek, geçiyor” yollu haberler üzerine Şenol Seven’i aradım ve meselenin akıbetini sordum. Seven,çıkan haberler gerçeği yansıtmıyor” diyerek gündelik polemiklerin dışında kalmayı tercih etti.

Ne var ki;
Şenol Seven, “biz Sayın Sarıgül’le Ankara’ya değil Vizan’a gitmek için yola çıktık. Liderliğine inandık ve O’nunla yol yürüyoruz. Vereceği her kararın arkasındayız. Liderimizin de her fırsatta altını çizdiği gibi bizim şiarımız önce Hak’ka sonra halka hizmettir…” diyerek net bir duruş sergiledi… 
 

Mustafa Gültekin’i TWİTTER’den takip edin!
www.twitter.com/seferisair     

 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR