Limak Elektrik
11 Aralık 2017 Pazartesi

CHP’nin kapısı Şener açık, Sarıgül’e kapalı!

Biliyorsunuz,
Abdullatif Şener, Ak Parti’den ayrılıp büyük umutlarla kurduğu Türkiye Partisi ile aradığını bulamayınca çareyi partinin kapısına kilit vurmakta buldu.

Bu esnada
Topa giren CHP İzmir milletvekili Aytun Çınar ise sıcağı sıcağına Şener’i CHP’ye davet etti.

Haberi okuyunca,
Dilimden dökülen ilk sözler, “CHP’nin kapısı Şener’e bile açık ama Sarıgül’e hala kapalı” oldu… Dilimden Sarıgül çıkınca aklıma da Şenol Seven (Halkın Yükselişi Partisi Bursa İl Başkanı ve Türkiye Değişim Hareketi Bursa Sorumlusu) geldi.

Aradım…
Her zamanki hoşsohbet haliyle açtı telefonu… Halleştik; sadece bununla da kalmadık akşama buluşmak üzere sözleştik de…

Mudanya’da ağırladı beni.
Sahili adeta döven asi denize karşı levrek yiyip, gevrek bir sohbete koyulduk. Belli ki; özlemişiz birbirimizi, konu konuyu açtı ve epey bir lafın belini kırdık…

Bir ara
30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle Mudanya Belediyesi’nin düzenlediği kortej ve konsere bakmak için sokağa attık kendimizi… Fakat Mudanyalılar bırakmadı ki; biraz daha sohbet edelim. Gören geldi, gören geldi. Abartısız bir saat milletle selamlaşıp, tokalaştı Şenol Seven…

Gördüğüm manzara karşısında,
CHP’nin üzerine ölü toprağı serpilmiş haline hayretim ikiye katlandı diyebilirim. Zira kendi memleketinden bağımsız bile seçilmeyi başaramamış, Abdullatif Şener’e kapısını açan CHP, sadece Şişli’de değil, Türkiye’nin her yerinde örgütü, seveni ve oyu olan Mustafa Sarıgül’e kapısını hala ve ısrarla kapalı tutuyor… Doğrusu bunu anlayana aşk olsun…

Kılıçdaroğlu, koltuğundan korkuyor!

“Anlaya aşk olsun”
Dedim ama bu ilgisizliği anlamamak için de aptal olmak lazım… Çünkü “Kaset Operasyonları”yla ancak boşaltılabilen CHP’nin liderlik koltuğuna büyük ümitlerle oturtulan Kemal Kılıçdaroğlu’nun mumu yatsıya kadar bile yanmadı.

Ortada,
Hatırı sayılır bir başarı yok. Bütün anketlerde CHP yerlerde sürünüyor. Şu halde parti içerisinde bir liderlik tartışmasının çıkması an meselesi… Bu denli kritik bir durumda iken, Sarıgül gibi, potansiyel bir liderin partiye davet/dâhil edilmesi Kılıçdaroğlu’nun koltuğunun sallanması anlamına geliyor… En azından Kılıçdaroğlu cephesinin böyle düşündüğü aşikâr…

Peki,
Kılıçdaroğlu, Sarıgül’ü CHP’den uzak tuttuğu müddetçe koltuğunun ömrünü uzatabilir mi? Hiç sanmıyorum. Zira neredeyse eli kulağında sayılan yerel seçimlerde alınacak sonuçlar da Kılıçdaroğlu için büyün bir tehlike demek…

Ak Parti’nin
İzmir’i ne kadar istediğini bilmeyen yok. Biran CHP’nin İzmir’i kaybettiğini düşünün, Kılıçdaroğlu’nun hali ne olur dersiniz? Hatta bırakın İzmir’i kaybetmeyi, İstanbul kazanılamazsa bile o koltukta rahat oturabilir mi Kılıçdaroğlu?

Şu halde,
Kılıçdaroğlu’nun korktuğu koltuğunu sağlama alması, en azından bir müddet daha uzatması için belki de en önemli hamle İstanbul’un kazanılması ki; hâlihazırda bunu da Mustafa Sarıgül’den başkasıyla başarması neredeyse imkânsız…

Öyleyse
Kılıçdaroğlu için korkunun ecele faydası yok. Yani, koltuğunu altından çekecek olan da, koltuğunun ömrünü uzatacak olan da Mustafa Sarıgül… O halde, Kılıçdaroğlu’nun kaderi Sarıgül kartını nasıl açacağına bağlı… Bekleyip göreceğiz…

CHP, Seven’i Mudanya’ya düşünsün!

Bu fikir,
30 Ağustos kortejine ve Mudanya Belediyesi’nin “Barış Festivali” konserine bakmak için kendimizi sokağa attığımızda aklıma geldi… Zira yukarıda da söylediğim gibi, Şenol Seven neredeyse bir saat milletle selamlaştı. Oradan ayrılmasaydık bu seremoni daha ne kadar sürecekti kim bilir…

Cami hocasından,
Meyhanecisine kadar hemen her kesimden insanla çok sıcak bir teması var Şenol Seven’in Mudanya’da… Milletin evine ayakkabıyla dalan ve günlerce sosyal medyada alay konusu olan Kılıçdaroğlu’ndan tutun da ilçe yöneticisine kadar CHP’nin yapamadığı da bu değil mi zaten?

Nitekim
Bu çılgın gerçek ortadayken, Mustafa Sarıgül’ü İstanbul’a, Şenol Seven’i de Mudanya’ya aday yapmamak kendi ayağına kurşun sıkmak olmaz mı? CHP’nin ayakları yere basmıyor farkındayım fakat yine de vicdanının sesine kulak verecekler de yok olmasa gerek…

SON SÖZ:
Şenol Seven ile sohbet vesilesiyle bulunduğum Mudanya’da, belediyenin, “Barış Festivali” açış konseri ve 30 Ağustos Zafer Bayramı kortejini de yakinen takip etme imkânım oldu. Söz konusu 30 Ağustos olduğunda, Ak Parti’ye çakmak için mangalda kül bırakmayan CHP’den neredeyse eser yoktu. Mudanyalılar, 30 Ağustos coşkusunu da yine bir Ak Partili belediyenin organizasyonuyla yaşadılar…   

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR