Limak Elektrik

Doğanay: Ceza almadık!

 Birkaç gün önce,
“DSP’den Özgen Keskin’e zor sorular” başlığıyla bir yazı kaleme alıp, Demokratik Sol Parti İl Başkanı Necmettin Şengül’ün, Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin ve belediye meclis üyeleri hakkındaki iddialarına yer vermiştik.

Şengül’ün söylediği şuydu:
Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin ve belediye meclis üyelerinin, Namazgâh’taki Kartal Yapı Sitesi’nden dolayı, “görevi kötüye kullandıkları” iddiasıyla açılan dava sonuçlandı ve mahkemede hazır bulunanlar ceza aldılar. Ancak ceza bir yılın altında olduğu için hüküm geriye ertelendi. Öte yandan aralarında Başkan Keskin’in de bulunduğu bir gurubun mahkemede olmadıkları gerekçesiyle, sonuç yüzlerine okunmak için duruşma Mayıs ayına ertelendi…

Ve fakat
Davanın muhataplarından birsi olan Yıldırım Belediye Meclis Üyesi Mustafa Doğanay yazımız üzerine aradı ve bir açıklama yaptı.

Doğanay’ın açıklaması da şöyle:
Ortada mahkemece verilmiş bir karar ve alınmış ve ertelenmiş bir ceza yok. Aksine, dava hâkimi, bütün meclis üyelerine, “bir ceza alınması halinde hükmün geriye bırakılmasını talep ediyor musunuz” diye sordu. Meclis üyelerinin tamamı, böyle bir taleplerinin olmadığını beyan ederek beraatlarını talep ettiler. Bunun üzerine duruşma Mayıs ayına ertelendi…

Öyle anlaşılıyor ki;
2,5 yıldır devam eden bu dava tam anlamıyla sonuçlanmadığı müddetçe siyasiler arasında bir süre daha polemik konusu olmaya devam edecek…

***

Neyse,
Hazır söz Yıldırım’dan açılmışken, Ak Partili belediyeden, Ak Parti ilçeye geçelim de epeydir kafa kurcalayan bir hususta düşüncelerimi paylaşayım…

Yıldırım Belediye Meclis Üyesi,
Beytullah Ezgi’nin, grup toplantısında, Yıldırım Belediyesi Denetleme Komisyonu üye sayısının 5’den 3’e düşürülmesini eleştirmesi üzerine, İlçe Başkanı Hüdai Yazıcı, Ezgi hakkında bir rapor hazırlayarak İl Başkanlığı’na gönderip, disiplin sürecinin başlatılmasını istemişti ki; bu durum bir süre önce basına da yansımıştı…

Elbette ki;
Siyasi partilerin iç işlerine karışacak değiliz. Kaldı ki; görüşlerini sorduğum Beytullah Ezgi, bu konuda konuşmak istemediğini beyan edip, bir açıklamaktan kaçındı…

Ve fakat
Hem Ezgi’yi, hem Yazıcı’yı, hem de Ak Parti Yıldırım teşkilatını, zerresine kadar tanıdığımı sanan bir yazı gündelikçisi olarak söyleyecek birkaç sözümün olduğunu düşünüyorum...

Şöyle ki;
Yanılmıyorsam 1992’lerdeydi. Refah Partisi’nde, Hüdai Yazıcı Vakıf, Beytullah Ezgi de Yıldırım mahalle temsilcisiydi. Yani, ikisi de aynı yıllarda, aynı yerde, aynı dava, aynı sevda ve aynı hülyalar adına siyaset yapageldiler…

Ve bugün…
Yine, ikisi de aynı yerde, birisi İlçe Başkanlığı, diğeri belediye meclis üyeliği yapıyor… Daha birkaç ay önce, Yıldırım’ın ilçe kongresi sürecinde, Beytullah Ezgi, başkanlığın herkesten fazla Hüdai Yazıcı’nın hakkı olduğunu söyleyerek, O’nun için, “boyu küçük, yüreği büyük insan” diyordu.

Oysa şimdi,
Aynı Hüdai Yazıcı, aynı Beytullah Ezgi için disipline verilmek üzere hakkında rapor hazırlıyor. Sormak istiyorum, ne değişti, kim değişti de böyle bir noktaya gelindi?

 

***

NOT: Bugün 28 Şubat. Yani, biten fakat birçok şeyi de bitiren 28 Şubat Darbesi’nin yıldönümü. 28 Şubat’ın en acı veren yanı neydi biliyor musunuz? 28 Şubat, Müslümanlara karşı yapılmış olmasına rağmen darbeyi hayata geçirenlerin bizatihi Müslümanlar olmasıydı. Dik durmayı göze alamayıp kaybedeceklerine tamah ederek yamulan Müslümanlar, dik durmayı tercih edenleri hor görüp, rapor edip, yanlarından uzaklaştırdılar.

Artık 28 Şubat bitti,
Fakat yamulan Müslümanların dik durmayı tercih edenlere karşı hor görme, rapor etme ve yanlarından uzaklaştırma süreci aynen devam ediyor. Hatta o kadar ki; yaptıkları bir yanlışa, ”yanlış” deseniz, sizin aşınıza ekmeğinize göz dikme pervasızlığından adeta haz alıyorlar… 28 Şubat bitti fakat Müslümanların Müslümanlara uyguladığı “örtük” 28 Şubat artarak / katılaşarak devam ediyor…  

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR