Ekmek değil abi, ayva!

Bizim evin yakınında,
Büyükçe bir market var. Reklama girecek ama hadi o da benden kıyak olsun ismini de vereyim, Akuğur... Gencecik çocuklar çalışıyor. Hepsi pırıl pırıl...  

Her zaman olduğu gibi,
Yine, Esra'nın uzun sipariş listesini tedarik için markete gittim. Manav reyonundan domates, biber alırken yan tarafta duran sarı sarı ayvalara takıldı gözüm.

Manav sorumlusuna sordum,
Ekmek ayvası mı bunlar? diye... Temiz yüzlü delikanlı, bıyık altından gülerek, "ekmek değil abi, ayva" dedi. Önce espri yapıyor sandım, ben de tebessüm ettim ama çocuk ciddi...

Çocuktaki kararlılığı görünce,
Artık yan taraftaki armutları sormaktan vazgeçtim. Nitekim, "Deveci armudu mu" diye sorsam; belki de içinden, "yok deve" diye geçirip, "deve değil abi, armut onlar!" dediğini düşünsenize...

Hadi bunlar neyse de,
Hemen öbür tarafta duran limonlar için, "yatak limonu mu?" şeklindeki soruma, "sapık mısın abi sen, ne yatağı limon onlar limon" cevabını duymak bile istemezsiniz herhalde... Tabi, ayvadan ağzım yanınca, armudu ve limonu sormadım artık...
 

***

Bu fıkra tadında
Ama gerçek olayı şunun için anlattım. Ne yazık ki; çocuklarımız, gençlerimiz, içki, sigara ve madde bağımlılığının kıskancında olduğu kadar ve hatta daha da fazla ölümcül bir sanal kıskaç altında...

Tek kelimeyle,
Çocuklarımızın ve belki de çoğumuzun sanal dünyaya mahkum olduğu bir zamanda yaşıyoruz.

Tamam,
Teknolojinin bu denli hızlı ilerlemesi, iletişim ve bilgi paylaşımı noktasında hayatımızda sayısız kolaylıklar sağlıyor. Fakat bu durumun bizi içine çektiği hayatın ve bu hayatın bize dayattığı sanal zorbalığın farkında değiliz. Özellikle bu sanal dünyanın anaforuna kapılmış gençlik, zindanlara hapsolmuş ve duvardaki gölgeleri gerçek sanan mahkumlara benziyor maalesef.

Teknolojinin
Gelişmesine sevinirken galiba asıl meseleyi ıskalıyoruz. Donanımıyla dünyayı kazanmasını beklediğimiz gençliğimizi/geleceğimizi sanal dünyanın tuzaklarına kaptırıp hayata dair temel şeyleri bile öğrenmekten geri kaldığına üzülerek şahitlik ediyoruz.

Bir önceki kuşağın,
Vazgeçilmezi televizyondu. Şimdiki kuşağın vazgeçilmezi ise internet... Kararında olsa sorun yok. Lakin çoğu meselde olduğu gibi ayarsızlığımız başa bela ve bu konuda da kantarın topuzunu çoktan kaçırmışız. Umarım, bu kötü gidişi tersine çevirecek bir hamle yapabilme iradesi oluşur/gelişir. Yoksa gelecek neslini sanal kara delikte kaybetmiş bir millet olarak ayvayı yeriz.  

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR