ROTA BURSA

Faruk Çelik’in hemşerileri sindiriliyor mu?

Önceki gün,
Gazeteci dostum Yüksel Baysal’ın köşesinden ibretlik satırlar döküldü. Okurken, Şems-i Tebrizi’nin, “Şu dünya dağ gibidir, ona nasıl seslenirsen o da sana sesleri öyle aksettirir…” deyişi yankılandı adeta kulağımda ve yüreğimde…

Baysal’ın köşesinde,
Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in hemşerisi, Artvin İli Murgullular Derneği Başkanı Fetanet Yıldırım’ın, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yolladığı eleştiri ve uyarı dolu mektuptan satırlar okuduk…

Fetanet Yıldırım,
Son zamanlarda izlenen politikaların kendilerini üzdüğünü söyleyerek, “Bursa’da bir tane bile bürokratımız, kurumlarda çalışan memurumuz kalmadı. Olanlar da bir bir görevlerinden alınıyor ve alınanlar da ağır cezalarda yargılanıyor…” diyor.

Bununla da yetinmeyen Yıldırım,
Biraz da kantarın topuzunu kaçırarak, “Muşlu iseniz, Erzurumlu iseniz, Arnavut iseniz, Laz iseniz, yani, Artvinli olmayıp da nereli olursanız olun aş da var, iş de var” diyerek yüksek sesli serzenişine devam ediyor…


***

Önce,
Fetanet Yıldırım’a, insanların, ne çektiyse adalet ve hakka sıcak bakmayan güçlerden çektiğini hatırlatmak isterim…

Ne yazık ki;
Bursa da ne çektiyse bu “Artvincilik” yüzünden çekmedi mi? Ve hatta bugün Artvinli Fetanet Yıldırım’ın şikâyet ettiği, “Erzurumculuk – Muşçuluk – Arnavutçuluk” lobilerinin bu ölçekte tetiklenmesine sebep, yıllar yılı arsızca yapılan “Artvincilik” lobisi olduğunu bilmeyen var mı?

Artvinli Faruk Çelik’in
Nefes gücüyle koltuğa oturtulan Artvinli belediye başkanı; Artvinli (üstelik akrabası) birisini, devlet memurluğunun gerektirdiği hiçbir sınava tabi tutmaksızın memur kadrosuna alıp, sonra müdür olarak atarken Artvinli olmayan hangi vatan evlatlarının hakkı sindiriliyordu, Fetanet Yıldırım bunu hiç düşünmüş müdür acaba? Bu örnekleri sayfalarca uzatmak, saatlerce anlatmak mümkün

Öte yandan,
Fetanet Yıldırım’ın iddiasıyla bugün görevden alınan Artvinli bürokratların yerlerine atananlar bu memleketin çocukları değil mi? Veya “bugün görevden alındığı iddia edilen Artvinlileri kim, kimleri görevden alarak ve nerelileri sindirerek atadı” şeklinde yakıcı bir soru sorsak cevabı ne olur dersiniz?

Bütün bu gerçekler ortadayken,
Yani, mağrurluğun zirvesindeyken derinden bir “mağdur edebiyatı”na soyunmak; en hafifinden samimiyetsizlik olmaz mı? Veya olayları kendi çıkarına göre düzenleyişin ağababalığı değil midir bu yaklaşım?

***


Bugün,
Fetanet Yıldırım, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın son bir yılda uyguladığı siyasetle Artvinlilere haksızlık yaptığını düşünerek tepki vermiş. İyi de Bakan Faruk Çelik’in 10 yılı aşkın bir süredir Artvinli olmayanlara yaptığı haksızlığın hesabını kim verecek? Bu şehirde sayıları en az Artvinliler kadar olan Kürtler’in şikayet hakkı yok mu? Erzurumlular, Muşlular, Arnavutlar ve tabii ki; Bursa’nın asıl yerlileri konumundaki Dağlılar’ın gasp edilen hakları ne olacak?

Üzülerek söylüyorum fakat
Bu hemşericilik illeti, Artvinli Bakan Faruk Çelik’in, Bursa’ya bulaştırdığı ölümcül bir virüstür ki; nasıl temizlenir gerçekten bilemiyorum.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR