Gençleri bu işlere bulaştırmayın!

İkidir,
Ak Parti Yıldırım İlçe Gençlik Kolu yönetim kurulu üyelerinden Ömer Avcı arıyor. Çekingen, sesi çatallaşan bir gençlik mahcubiyetiyle bazı yazılarımdan duyduğu (duyurulduğu) memnuniyetsizliği ifade edip, sözü İlçe Teşkilat Başkanı Süleyman Kunuk’a getiriyor.

Malumunuz,
Süleyman Kunuk, bir dönem ateşli bir Faruk Çelik karşıtıydı ki; Bakan Çelik hakkında söylediklerinin en hafiflerini, “Okuyun! Bir yaşınıza daha gireceksiniz” başlıklı yazımda paylaşmıştım. Kaldı ki; kendisi de, Yüksel Baysal’a, Bakan Çelik’i savunmak adına verdiği mülakatın satır aralarında, “Faruk Bey’i ben devirdim” manasında ifadeler kullanıyor…

Nitekim,
Hemen arkasından da, “Bakan Faruk Çelik’e gidenlerin resmi çekiliyor. Bu olur mu arkadaş? Partimin bakanı yahu!” gibi son derece kendisiyle çelişen ifadeler kullanıyor. Madem öyle, “partinin bakanını ne diye devirdin yahu!” diye sormazlar mı adama?

Ve fakat
Aynı Süleyman Kunuk, bugünlerde saf değiştirerek, dün “baron” dediği Bakan Çelik’i savunmaya başladı. Bu keskin fikir değişikliği ise kamuoyunda ister istemez farklı yorumlara sebebiyet verdi…

Hemen belirteyim ki;
Bu saf değişikliğinin farklı yorumlanmasına da sebep yine Süleyman Kunuk’un kısa süre önce Bakan Çelik’i kastederek, delegelerin saf değiştirmesi için, “bundan sonra kara para konuşturcaklar, kötümser rakam 300 iyimser baktığımda 350 yeter mi?” gibi fazlasıyla iddialı laflarıdır kuşkusuz.

Böylesine
Büyük laflar eden birisi aniden karar değiştirip, “baron” nitelemesi yaptığı Bakan Çelik’e, “26 yıllık ağabeyimdir” derse herkesin aklına, konuşturulacağını iddia ettiği “kara para” gelmez mi?

***

Bal gibi de gelir…
Fakat ben bu konuya bir virgül koyup başta / başlıkta ifade ettiğim, “gençleri bu işlere bulaştırmayın” meselesine dönmek istiyorum.

Ak Parti
Yıldırım İlçe Gençlik Kolu Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Avcı beni arıyor ve Süleyman Kunuk’u savunmaya çalışıyor. Pekala ben kendisine, “benim muhatabım sen değilsin. Bu konular da senin üzerine vazife değil” diyerek terslemesini de bilirim…

Ama öyle yapmadım, yapmam da…
Çünkü: Gençlerin hata yapma hakkı vardır ve Ömer Avcı da bu hakkını kullanmıştır. Bir gencin kalbinin kırılmaması adına ben kendisine muhatabımmış gibi davranıp izahat yaptım…

Ve fakat
Genç Ömer, söylediklerimi dinlemek yerine, savunmaya geçip, “madem öyle, ben de size bilgi getireceğim. Falan yerde filan olmuş, yazın…” gibi laflar edince bu açıktan nasihati yazmanın artık bir zorunluluk olduğuna kanaat getirdim…  

Sadece Ömer için değil,
Sadece Ak Partili gençler için de değil. CHP’de, MHP’de, velhasıl bütün partilerde siyasete soyunan gençler için söylüyorum. Siz böylesi ucuz işlerle uğraşmayın! Memleketin geleceğisiniz, yüksek bir ahlak ve sıkı bir bilgiyle donatın kendinizi…

Ve tabii ki;
Büyüklere de seslenmek istiyorum. Kendiniz küçük hesaplar uğruna olmadık yollara direksiyon kırabiliyorsunuz. Dün “kara” dediklerinize, bugün “ak”, dün “baron” dediklerinize bugün “ağabey” demekten yüzünüz kızarmıyor. Tamam, kendinize yakışanı yapıyorsunuz. Anladık bu yaştan sonra değişmeniz de belki imkansız. Ama lütfen bu kirli işlere gençleri bulaştırmayın. Gençlerin masumiyeti üzerinden kendi nefsinizi tatmin etmeyin…      

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR