Limak Elektrik
11 Aralık 2017 Pazartesi

Genel Merkez desteği başarının tescili değil midir?

Bireysel veya toplumsal olsun,
Bir kanıyı en kestirme yoldan anlatmak için, “ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz” diye çok güzel bir vecizemiz var bizim…

Gelin,
Son günlerin en zinde tartışma konusu olan Ak Parti İl Başkanlığı kongresini bu yakıcı temel üzerinde ele alalım ve derinlemesine bir analiz yapalım… 

***

Bir tarafta,
Günler öncesinden adaylık açıklamasını yapıp, mahalle muhtarlarına partisinin mevcut il başkanını şikâyet eden Şevket Orhan; diğer tarafta Genel Merkez’inin desteğini arkasına almış olmasına rağmen polemiklerden uzak, Bursa sorunlarıyla hem olmaya çalışan ve adaylığını bugün Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde açıklamaya hazırlanan Sedat Yalçın…

***

Allah ikisinin de yolunu açık etsin,
Fakat bir kişin, “yapacağım” dediklerini yayıp, yapamayacağı konusunda bir kanaate sahip olmak için en doğru yol sanırım bir adım geriye gitmek olsa gerek…

Biz de öyle yapalım ve
Partide, “sevgi eksikliği” olduğunu iddia eden Şevket Orhan’ın, öncesini masaya yatıralım. Kuruluşundan kısa bir süre sonra genel seçimlere katılan Ak Parti’nin milletvekili sıralamasına bir göz atalım.

Kurucu İl Başkanı sıfatıyla
Şevket Orhan listede 8’inci sıraya koyulurken, “istifa etme seni listeye koymazlar” diye telkinde bulunduğu İnegöl İlçe Başkanı Sedat Kızılcıklı’nın 4’üncü sıradan listeye girdiğini görüyoruz.

Şimdi soralım,
Burada bir yanlışlık yok mu? Elbette var. Öyle ki; burada ya listeyi yapan Genel Merkez’de bir yanlışlık var; ya da, Şevket Orhan’ın İl Başkanlığı yapma biçimde…

Ak Parti gibi,
Kılı kırk yaran bir teşkilatta, liste sıralaması yapılırken her adayın kamuoyundaki karşılığının dikkate alınmadığını düşünmek mümkün mü? Öyleyse, bu durum bir il başkanı için handikap değil midir? (Kaldı ki; sıralamadaki yerini beğenmeyen Şevket Orhan’ın o günlerde söylediklerini yazmıyorum bile.) 

***

Geçelim
Şevket Orhan’ın parlamento performansına… Vekillik süresince kaç kanun tasarısı sundu, kaç komisyonda hangi kanun çalışmasına katkı koydu veya kaç soru ve araştırma önergesi verdi acaba? Hadi bunlar bir yana, Meclis kürsüsüne çıkıp kaç konuşma yaptığını soralım?

Öte yandan,
Ak Parti’nin, vekilliği sona erse de nitelikli kişileri ister partide isterse devlet kademesinde değerlendirdiğine şahit oluyoruz. Başbakan Erdoğan’ın, Şevket Orhan’dan bu manada bir talebi olmuş mudur acaba?

***

Hatırlıyorum da,
Şevket Orhan, delege seçimleri sırasında, televizyon ekranlarında partisini ve il başkanını çok sert bir dille eleştirmişti ki; kanımca, ihracı gerektiren bir davranıştı o… Elbette ki; bu partinin iç meselesidir, karışacak değiliz fakat Şevket Orhan’ın, kabadayı diliyle sevgiden bahsetmesi size de tuhaf gelmiyor mu?

***

Bütün bunlar bir yana,
Ak Parti Genel Merkezi; Şevket Orhan’ı da Sedat Yalçın’ı da fazlasıyla tanıyordur. Ne var ki; Sedat Yalçın ile “yola devam etmek” istiyor. Bu teveccüh, aynı zamanda Başkan Yalçın’ın başarısının tescili anlamına da gelmiyor mu?

Genel Merkez,
Girdiği bütün seçimlerden anlının akıyla çıkmış. Geliştirdiği Seçim Koordinasyon Merkezi çalışmasıyla Türkiye’ye model göstermiş, akçeli işlerle işi olmayan, temsil kabiliyeti yüksek, entelektüel birikim ve vizyon sahibi bir il başkanını bırakıp neden bu vasatın altında bir tercih yapsın ki?

SON SÖZ:
İster beğenelim ister beğenmeyelim, Ak Parti Bursa teşkilatları, Sedat Yalçın yönetimiyle belli bir seviyenin üzerine çıktı. Bu vasatı Şevket Orhan’la 10 sene geriye götürmek, ayağına kurşun sıkmak anlamına gelmez mi? Ak Parti’de, seçilmiş delegelerinin bu analizi yapmadığını, yapmayacağını düşünebiliyor musunuz?  

 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR