ROTA BURSA

Hayırlı olsun!

Siyasette,
En olmayacak olayların olduğunda/oldurulduğunda, artık söylenecek bir söz kalmadığında en hafif sitemin adıdır aslında "hayırlı olsun"

Nitekim,
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu, Başbakanlık'tan, Ak Parti Genel Başkanlığı'ndan ayrılışı, ayrılmak zorunda bırakılışı karşısında yutkunup, "hayırlı olsun" demekten başka diyecek bir söz bulamıyorum.

Sürecin adına
Her ne kadar, "olağan" denilse de, olağan olmadığı ayan beyan ortada. Şurası artık çok açık ki; hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak. Daha mı iyi olacağı veya daha karışık bir sürece mi şahitlik edeceğiz bunu zaman gösterecek.

Ve fakat
Ciddi kaygılar eşliğinde gönüllerde derin bir huzursuzluk var. Öyle ki; Ak Parti'nin sadece siyasi bir parti olmadığı, daha önemli ve ötesinde anlam ifade ettiğini bir gerçek. Haliyle biz Ak Parti'den, sadece ülkeyi iyi yönetmesini beklemiyoruz. Yeryüzünde insan medeniyetinin gök kubbesinin çökertildiği bir çağda; çağrısı çağları aşan ve insanlığa yeni bir çağ aşılayan ses/nefes olmasını bekliyoruz. Yeniden çizilen haritalarla yeni bir dünya kurulurken, kişisel hesaplarla değil, hesapsızca sevdalarla insanlığa diriltici nefes üfleyecek öncü kuşakların harman olduğu bir okul olmasını istiyoruz.

Böylesine,
Derin anlam ve misyon sahibi Ak Parti'nin, kendisini yenilemesi ve zamanın şartlarına uygun, kurucu, kuşatıcı politikalar üretmesi elbette ki; bir zarurettir. Fakat, yenilenmeyi; eskiyi andıran usullerle ve sadece Genel Başkan değişimine indirgemek ve gerekçesine de "uymuyor" demek bana fazlasıyla uydurukça geliyor doğrusu.  Ak Parti'de, eğer bir şey olacaksa "klasik siyaset usulleriyle değil, İslam nezaheti içinde olmalı"ydı...

Toplum,
Davutoğlu'nun Başbakan'lığından razıydı. Üstelik Türkiye, içeride ağır siyasi sorunlarla, dışarıda da büyük meselelerle uğraşırken böylesine bir gelişmenin zaman/imkan/insan israfından başka bir şey değildir.

Bu konuda,
Artık ne söylesek boş. Başta da ifade ettiğim gibi, "hayırlı olsun" demekten, hayır olması için dua etmekten, samimiyetle çaba göstermekten başka çare yok...

Davutoğlu,
Büyük bir nezahetle devraldığı görevi, yine büyük bir nezaketle bırakacağını açıkladı. Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı, "Cumhurbaşkanımızla birçok vesilelerle omuz omuza oldum. Bundan büyük bir onur duydum. Hep bunu öne aldım. Cumhurbaşkanımızla son nefesime kadar vefa ilişkisini sürdüreceğim..." demesinin altını çizmek isterim. Umarım, Davutoğlu'nun bu nezaheti, nezaketi ve vefası birilerine örnek olur.

Son söz:
Şimdi, en önemli soru/sorun, Ak Parti'nin başına kimin getirileceği ki; bu aynı zamanda partinin geleceğine dair de önemli bir ipucu olacak. Tamam, Erdoğan merkezli bir siyasetin işleyişini daha çok hissedeceğiz. Bu bağlamda bürokratik atamalar başta olmak üzere belli konularda daha hızlı adımların atılacağı da söylenebilir.. Fakat bu süreç hasarsız atlatılmadığı zaman arzulanan sonuçlara ulaşmadan daha büyük sorunların baş gösterme ihtimali de söz konusu.   

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR