Limak Elektrik

Helal olsun size gençler!

Üstad
Necip Fazıl yaşasaydı, devrimbaz kodamanların viski çektiği kamışla yüreğinden kalemine kan çekerek maya tutması için yırtınışının boşa olmadığını görür ve bir kez daha anlını secdeye mıhlayıp Allah'a hamd etme makamına çıkardı...

Nitekim,
Bir neslin kanını zehirleyerek 15 Temmuz'daki ihanet kalkışmasını karşı, O gençlik, sağına ve soluna bakmadan, "ben varım" deyip, meydanlara akın etti. Tankların önüne yattı, mermilere göğsünü gerdi, adeta ölümüne ölümün üstüne üstüne yürüyerek sadece darbeyi değil, ölümü de geri püskürttü...

Bu müthiş duruşuyla O gençlik,
Zamanın kendisinde ve mekanın kendisine emanet olduğu şuuruyla, kendisinin olmadığı yerde hiç kimsenin olamayacağını, ihanete karşı isyan narasını kopartıp, istikamet üzere olduğunu gösterdi...

15 Temmuz gecesi,
Adeta göçmen kuşların ufukta sökün etmesi gibi, Şehreküstü Meydanı'na doğru karanlığı yara yara sökün eden gençliği görünce, elimde olsa fert fert alınlarından öpmek, o temiz alınların şereflendirdiği dudaklarımla Allah şükrümü haykırmak istedim. Sadece istemekle kalmadım, "ey kahpe rüzgar artık ne yandan esersen es" diyerek sükuta vardım.

Evet,
Kahpe rüzgarın her yandan estiği ortada... Ve fakat, O gençliğin destansı direnişi de ortada... 15 Temmuz'un kahraman yürekleri, 16 Eylül için yine fert fert bir araya gelmişler ve "MESELE MEMLEKET MESELESİ, SÖZ KONUSU VATAN" diyerek, "Bursa Platformu" ismiyle yoğun bir çaba içine girmişler. Yüzlerce genç, yüzlerinde tebessüm, ellerinde ay yıldızlı bayraklar ve broşürleriyle çalmadık kapı, selam vermedik hane bırakmamacasına çalışıyorlar.

Peki,
Ne mi yapıyorlar bu gençler? Söyleyeyim, 15 Temmuz'da kendilerine ihanetle dayatılmaya çalışılan koşullara katlanmayıp, yeni bir düzenin inşası için emirsiz bir içtima yapıyorlar. Tanık olduklarımın arasında çoğunluğu Yıldırımlı gençlerden müteşekkil "Bursa Platformu"na mensup gençler, geleceklerini kendi elleriyle imar etmeye "EVET" diyorlar... O'nların "evet"i sadece bir "evet"ten ibaret değil kuşkusuz. Surda mukaddes bir gedik de açıyorlar. Ve tabii ki; yüzüstü çok sürünen/süründürülen Sakarya'yı ayağa da kaldırıyorlar. Birbirlerinin yüreklerinden aldıkları güçle, dirilişin destanını yazarcasına, güçlü bir Türkiye için "EVET" diyorlar ve "EVET"i anlatıyorlar...

 

Helal olsun size gençler...

Selam olsun size gençler...

Yedi düvel selam dursun size gençler...

Ufkumuz, umudumuzsunuz siz gençler...

Allah yar ve yardımcınız olsun gençler...   

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR