Limak Elektrik

Hep zararsın Altepe!

Haksızlık mı ediyorum, bilmiyorum ama
1855'de, "Kıyamet-i Suğra" olarak da adlandırılan o büyük deprem felaketinden sonra Bursa'nın başına gelen en korkunç şey Recep Altepe'nin Bursa'yı yönetmesi olsa gerek ki; hem de iki dönem...

Duran saat bile
Günde iki defa doğruyu gösterir mesabesindeki Mihraplı Parkı'nı saymazsak el attığı hemen her işin koca bir zarar olduğu gerçeğiyle karşılaşıyoruz Recep Altepe'nin.

Buyurun işte,
Önceki gün yine, "hurda vagonların yolda kaldığı" haberleri yeterince asabımızı bozmaya yetti de arttı bile. Emek hattında arızalanan eski vagon haberinin altına bir vatandaşın yazdığı şu yorum herhalde her şeyi anlatmaya yetiyor.

Diyor ki; vatandaş:
"Bu vagonlar benim çocukluğumda, 1970'lerde Hollanda'nın Rotterdam şehrinde kullanılıyordu. Benim için güzel nostalji oluyor..."

Peki ya,
Birkaç gün önce, "Bursalılar'ın beş milyon doları nasıl çöpe gitti" başlığıyla medyaya düşen habere ne demeli? İddia o ki; Orhangazi-İznik arasında taşımacılık yapılması için beş milyon dolar harcanan feribot çürümeye terk edilmiş.

Öte yandan,
Recep Altepe'nin, "Timsah Arena"sına diyecek söz bile bulamıyorum desem yeridir. Yapıldığı yer ve yapılış şekliyle küllüm zarar olan bu top sahasına dökülen para topumuzun köküne kibrit suyu dökecek cinsten.

Hele şu,
Keşmekeşe dönen trafiğe çözüm bulmak yerine halkın parasıyla alınan ama halkın hiç görmediği, kullanmadığı Helitaksi ve benzerleri kim bilir ne kadar zarar ediyordur da haberimiz bile olmuyordur. Sahi var mı sizin haberiniz?

Her şey bir yana,
Ya o, Bursa'nın bağrına hançer gibi saplanan Doğanbey Ucubeleri'ne ne demeli. Daha önce de yazdım. Bir şehrin nasıl katledilebileceğinin en acıklı örneği olarak müzeye çevrilmeli Doğanbeyve gelecek kuşaklara ders olarak anlatılmalı...

Hemen her sözünde,
Recep Tayyip Erdoğan'a, "diktatör" demekten imtina etmeyen birileri, Recep Altepe için "heykeli dikilecek" demiş. Ulu şehrin bağrına saplanmış o korkunç Doğanbey heyulasına bakınca bir şehir katliamının devasa  heykelinin dikildiğini çoktan görüyoruz ki; üzerinde de Recep Altepe'nin siması ve imzası var.

Biliyorum,
Bursa, bağrına saplanmış bu korkunç hançerle ömür boyu yaşayamaz. Er ya da geç birileri çıkacak ve Doğanbey Ucubelerini yıkacak. Ve belki de, "dedemiz mezarında rahat uyusun" diyerek ilk balyozu Altepe'nin torunları vuracak o heyulalara.

Son söz:
Bursa'da gün geçmiyor ki; su kesintisi yapılmasın. Acaba neden? Hani diyorum, sudan bahaneler mi, yoksa suyunda gitmeyen işler mi var? Şu konuları da bir ara ("Festo!" fes) konuşalım derim.  

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR