Kazananlar - Kaybedenler

Bursa,
Hafta sonunu oldukça hareketli geçirdi. Malumunuz Başbakan Erdoğan uzunca bir aradan sonra Bursa’ya geldi.

Ak Parti İl Başkanlığı’nın 
10 bini aşkın kişiyle gerçekleştirdiği o tarihi iftar programında, Başbakan’ın Bursa’ya geleceği duyurulduğu andan itibaren yazarından okuruna hemen hepimiz, “ne mesaj verecek” diye bekledik… 

***

Ve Başbakan geldi…
Ve tabii ki; düşünen insanın aklını tokatlayacak kadar ölçüde mesajlarını da verdi. Hatta bırakın mesajı, o kendine has üslubuyla talimatlar bile yağdırdı.

Şimdi,
Bu mesajları, talimatları ve Başbakan Erdoğan’ın Bursa programının kazananlarını – kaybedenlerini ele alacağım.  Lakin öncesinde, Twitter’dan da paylaştığım bir tespitimi yinelemeden geçemeyeceğim.

Arkadaş,
Bu millet bu adamı seviyor. Sebebi ise adam olması… Eğer aksi olsaydı, onbinlerce insan, Yıldırım’ın Mevlana Mahallesi’nde, sağanak yağmura inat saatlerce bu adamı bekler miydi?
 

MİTİNGE KAÇ KİŞİ KATILDI?  


Evet,
“Onbinlerce insan” dedim madem, yerel medyanın geleneği olduğu üzere, “mitinge kaç kişi katıldı”sorunsu sorup, düzeni bozmadan başlayalım isterseniz…  

Fakat 
Öncesinde yine bir ayrıntının altını çizelim ki; algı hatasına, dolayısıyla yanlış yorumlamalara sebep olmayalım. O da şudur: Her ne kadar adına “miting” desek de hafta sonu Bursa’da gerçekleşen bir miting değil, temel atma töreniydi. Yani, Ak Parti’nin siyasi bir mitingi değil,  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın; yani, devletin bir faaliyetiydi… (Bu ayrıntıyı lütfen aklınızda tutun. Çünkü yazının ileriki bölümlerinde yine bir konunun doğru okunmasında yardımcı olacak)

Bu girizgâhtan sonra
Gelelim törene kaç kişinin katıldığına… Öğrendiğime göre polis kordonu içerisindeki alan 15 bin metrekare imiş. Metrekaresi 4 kişiden hesaplandığına göre etti mi 60 bin…

Emin olun,
Tören alanının dışındakiler içindekilerden daha fazlaydı. Hele o çevre binaların çatılarına, balkonlarına çıkmış insanlar adeta bir insan dağı gibi görünüyordu karşıdan…

Öte yandan 
Törene saatler kala bardaktan boşalırcasına yağan yağmurun etkisini de siz düşünün. Üstelik Yıldırım’ın Mevlana Mahallesi, yerinde bir tören için uygun olabilir belki fakat bir miting için seçilebilecek en zor yer olduğunu da unutmamak lazım.

Demem o ki;
Bütün olumsuz şartlara rağmen, Sedat Yalçın yönetimindeki Ak Parti İl Başkanlığı’nın “100 bin kişi” hedefi tutmuş ve Başbakan Erdoğan büyük bir coşkuyla karşılanıp uğurlanmıştır… 
 

GELELİM MESAJLARA: KİM KAZANDI, KİM KAYBETTİ? 


Başbakan Erdoğan
’ın,
Mısır için dünyaya verdiği kararlı mesajı hiçbir yoruma gerek kalmayacak kadar açık ve netti. Başbakan, meydanı dolduran, 100 bin Bursalı’nın, “ya Allah bismillah Allahüekber” nidaları arasında dünyaya, Türkiye’nin yerinin hakkın ve haklının yanı olduğunu en yüksek sesle ve en net bir dille haykırdı…
 

***

Gelelim,
Başbakan Erdoğan’ın yerel siyasete dair verdiği mesajlara: Sanırım bu konuda en objektif sonuca varabilmek için konunun objeleri üzerinden bir değerlendirme yapmak en doğru yol olacaktır.

O bakımdan
Konuyu, Sırasıyla Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Ak Parti İl Başkanı Sedat Yalçın, Bursa Valisi Münir Karaloğlu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç özelinde ve üzerinde tek tek ele almamız gerekiyor.

BİR: Özgen Keskin kaybetti, çünkü: Yapılan faaliyet Özgen Keskin’in görev ve sorumluluk alanı içerisindeydi. Üstelik yapılacak işin Şehircilik Bakanlığı ile Yıldırım Belediyesi’nin ortaklaşa yürüteceğini düşünecek olursak, usulen törenin açış konuşmasını Özgen Keskin’in yapması gerekirdi. Ancak böyle olmadı, Başkan Keskin’e söz verilmedi. Bu, öyle görmezden gelinecek, hafife alınacak bir mesaj olmasa gerek…

Öte yandan, 
Başbakan’ın, yapılacak yapılara dair, “binalar kibrit kutusu gibi olmayacak. Zemin artı 5 katı geçmeyecek. Öyle gökdelenler falan istemiyoruz” deyip, Selçuklu ve Osmanlı mimarisini adres göstermesi bir defa Özgen Başkan’ın bütün hesaplarını altüst etti. Zira o bölgeye yüksek katlı yapıların inşa edilmek istendiğini bilmeyen yok. Emin olun, Başkan Keskin, bu işin böyle sonuçlanacağını bilse idi Başbakan’ın Mevlana’ya gelmesini katiyen istemezdi… Öyle ki; Başbakan’ın Özgen Başkan’a mesajı nettir: “Evet, burada bir kentsel dönüşüm yapacağız ama bu mantıkla değil…”

İKİ: Recep Altepe kaybetti, çünkü: Tıpkı Özgen Keskin’e söz verilmediği gibi Recep Altepe’ye de söz verilmedi. Oysa usulen Keskin’den sonra Altepe’nin konuşması gerekirdi. Ama olmadı, Altepe de konuşturulmadı. Hatta Başbakan’ın, “öyle gökdelenler falan istemiyoruz” sözü taşı gediğine koyarcasına bir Doğanbey eleştirisi olduğunu bilmem söylememe gerek var mı?

Öte yandan,
Çok uğraşılmasına, araya bütün hatırlıların sokulmaya çalışılmasına rağmen Başbakan’ın, İpekböceği’ne binmemesi de ciddi bir çiziktir Altepe için. Tabii ki; Başbakan Erdoğan’ın, başlangıcında para vererek desteklediği Timsah Arena’yı görmek istememesini de bir yere not etmek lazım. Acaba neden?

Yine,
Başbakan’ın İl Başkanlığını ziyareti sırasında, yerel seçime dair, “aday olacak arkadaşlar, ‘ben mi, biz mi’ diyecekler. Biz dersek kazanırız, ben olursa kaybedilir…” sözleri de kanımca Altepe’ye iyi bir mesaj olsa gerek. Zira daha seçimlere 2 yıldan fazla bir süre varken Altepe’nin, çıkıp, “ben adayım, başka bir görev de kabul etmem” dediğini herkes gibi Başbakan da duymuş olmalı ki; “ben” ve “biz” hatırlatması yapıyor.

Recep Altepe,
Bir çizik de ev sahipliğini BURFAŞ’ın yaptığı gecenin finalinde; yani Merinos’ta yenen akşam yemeğinde yemiş oldu. Davet edilmediğimiz için orada değildik ancak içeriden gelen bilgiler Altepe adına hiç de iç açıcı değil. Bir kere, Başbakan, 200 dolayındaki davetli sayısından hiç memnun olmamış. En az 1000 kişilik bir davetli olmasını arzulamış. Kaldı ki; o 200 kişilerin bir kısmına da zaten yemek servisi bile yapılamamış. Birçok sivil toplum lideri içeri alınmazken, BURFAŞ personelinin salonda yer tutması da ayrı bir fiyasko tabii ki… Velhasıl,Altepe adına bu da kötü bir sınav oldu… Bana öyle geliyor ki; 17 Ağustos’ta en büyük hasarı Recep Altepe gördü…

ÜÇ: Münir Karaloğlu kazandı, çünkü: Bursa’nın çiçeği burnunda Valisi Karaloğlu, Başbakan’ın övgüsüne mazhar oldu ve yoruma gerek kalmayacak bir biçimde kazandı. Vali Karaloğlu kazanmakla kalmadı, Yıldırım’daki dönüşümün takibiyle de görevlendirildi ki; Altepe ve Keskin’in olayı zamana yayıp farklı bir proje üzerinde çalışma imkânı da ortadan kalkmış oldu…

DÖRT: Bülent Arınç kazandı, çünkü: Mevlana Mahallesi’ndeki binlerce insanın, “Bursa seninle gurur duyuyor” diye yeri göğü inletmesi aslında her şeyi anlatmaya yeter de artar sanırım.

Ve fakat
“Başbakan’la arası açık” yollu üretilen iddiaların asılsız/kastlı olduğuna dair birkaç gözlemimi aktarmam lazım. Başbakan Erdoğan’ın, tören boyunca en çok sohbeti Bülent Arınç’la yapması neyin ne olduğunun görülmesi bakımından yetmez mi? Diğer taraftan İl Başkanlığı’nda aralarından su sızmayan sohbeti de düşman çatlatır cinsten olduğu gelen bilgiler arasında…

BEŞ: Sedat Yalçın kazandı, çünkü: Birileri bütün fırtınayı Sedat Yalçın üzerinde koparmayı hedeflediği için O’nun değerlendirilmesini en sona bıraktım. “Kazandı” derken o birilerinin, “Sedat Yalçın’a da konuşma verilmedi” dediğini duyar gibiyim. Lakin söz verilmemesi değil abes olan, aksine verilmesi abes olurdu.

Zira 
(Yukarıda ‘aklınızda tutun’ dediğim yeri hatırlayın lütfen) Mevlana Mahallesi’nde yapılan bir parti mitingi değil devlet töreniydi. Devleti değil, siyaseten bir temsille orada olan Yalçın’ın konuşmaması doğaldır/doğrudur. Şöyle ki; Ak Parti’nin yaptığı bir toplantıda Valinin gelip konuşma yapması ne kadar anormal ise Yalçın’ın o törende konuşması da o oranda anormal olurdu… Yani, “söz verdi, vermedi”konusundan bir ekmek çıkmaz, hani yine çuvallamayın diye söylüyorum.

Kaldı ki;
Mevlana’daki törenden sonra Başbakan’ın İl Başkanlığı’na gitmesi, partinin önünde Sedat Yalçın’ı da yanına alarak vatandaşlara hitap etmesi. 2 saate yakın İl Binasında kalması, 25 dakikayı aşkın bir süre Başkan Yalçın’ın yaptığı, “2023 Bursa Kent Vizyonu” sunumunu dikkatlice dinlemesi ve notlar alması önemli bir değer göstergesi değil midir?  

SON SÖZ:
Başbakan Erdoğan’ın,
Mevlana Mahallesi’nde, “ne yazık ki onlarca yıl Bursa'ya haksızlık yapıldı. Öyle gökdelenler falan istemiyoruz. Bursa'yı yeniden özüyle buluşturacağız...” sözleriyle, İl Binasında Başkan Yalçın’ın, “2023 Bursa Kent Vizyonu” sunumu esnasında aldığı notların doku uyumu size Bursa’nın geleceği adına az da olsa bir ipucu vermiyor mu? 

 

Mustafa Gültekin’i TWİTTER’dan takip edin
www.twitter.com/seferisair    

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR