ROTA BURSA

"Kendini inkarla" bir partinin bitişi!

“Cellâdına âşık olmak”
Tam da böyle bir şey olsa gerek. Saadet Partisi’nden bahsediyorum, milletin vicdanı olmuş bir partiden… Emperyalizmin, işbirlikçilerin korkulu rüyası olmuş, siyasi geleneğiyle Müslüman coğrafyaya “yeni ve yaşanılabilir” bir dünya vaat etmiş bir partiden…
 
***
 
Önceki gün,
E- Postama düşen Bilal Kayaaltı imzalı habere takıldı gözlerim. Haberde özetle, Bursa’daki parti örgütlerini ziyaret eden Has Parti İl Başkanı Ali Mollasalih’in, Saadet Partisi’ni de ziyaret edip, İl Başkanı Selim Sait Terzioğlu’na hazırladıkları Anayasa taslağını verdiğini, bu esnada Terzioğlu’nun, Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu ilk kendilerinin söylediğini ve bunun Genel Başkanları Mustafa Kamalak tarafından Başbakan Erdoğan’a bizzat iletildiği yer alıyor…
 
Buraya kadar sorun yok,
Hatta geçmişte birlikte mücadele edip, sonradan yolları ayrılan insanların olgunlukla birbirlerini ziyaret etmesini gayet şık bulup tarafları tebrik de edebiliriz…
 
Peki, sorun nedir o zaman?
Selim Sait Terzioğlu, mimar olduğu vurgusuyla kendisinin inşaat işlerinden anladığını, dolayısıyla Anayasa’dan anlamadığını söyleyerek; kendisini ziyaret eden Ali Mollasalih’in de “anayasal konularla alakadar olmasına bir anlam veremiyorum” demiş…
 
Eğer,
Haberi yollayan yanlış yazmadıysa, Selim Sait Terzioğlu’nun bu çıkışını tam bir hayal kırıklığı olarak tarihe not düşmek isterim… Zira yeni bir Anayasa’ya ihtiyaç olduğunu ilk söyleyen ve bunu Başbakan’la paylaşan bir partinin il başkanının, Anayasa’dan anlamadığını ve bir başka partinin il başkanının da bu işlerle alakadar olmasına bir anlam veremediğini söylemesi kadar anlamsız bir şey olabilir mi? Kim anlayacak bu Anayasa’dan, doğrusu çok merak ediyorum!
 
Tamam,
Numan Kurtulmuş’un güven vermeyen bazı tutumlarına bizzat şahit olmuş birisi olarak liderliğini yaptığı Has Parti’nin millete, “yeni bir umut” olmadığı konusunda Saadetlilerle hemfikirim.
 
Ve fakat
Anayasa gibi tam da Ali Mollasalih’in, Selim Sait Terzioğlu’nun, Gürhan Akdoğan’ın, Sedat Yalçın’ın, Necmettin Şengül’ün, Ahmet Yıldırım ve diğer il başkanları başta olmak üzere sizin, benim anlayacağı bir konuda “konuşmayı anlamsız bulmak” kadar anlamsız bir şey olabilir mi?
 
***
 
Üzülerek söylüyorum fakat
Saadet Partisi’nin millette yarattığı tek hayal kırıklığı bu değil. Darbelerden çok canı yanmış bir partinin lider kadrosundan Oğuzhan Asiltürk, meşru hükümete karşı, “Balyoz Darbe Planı” yapmakla suçlanarak tutuklanan subayları “vatansever” ilan etmişti ki; duyunca kulaklarımıza inanamamıştık…
 
Aynı konuda,
Daha vahim bir açıklama ise Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak’tan geldi. Kamalak, “onlar Asiltürk’ün kendi görüşü ama parti genel başkanı olarak ben de katılıyorum” demiş…
 
Saadet Partisi’nin,
Bu yaklaşımını siz neye bağlar ve nasıl tanımlarsınız bilemiyorum fakat benim aklıma, “kendini inkârla bir partinin bitişi” demekten başka bir şey gelmiyor…  

www.twitter.com/seferisair
 
 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR