MHP'de Akşener mayası tutmuş!

Mayanın tuttuğunu,
İktidar özlemiyle yanıp tutuşan ve Meral Akşener'in çevresinde sıra sıra halkalar oluşturan MHP'lilerin ışıldayan gözlerinden okuduk. Bana öyle geliyor ki; Genel Merkez, kongre noktasında ayak sürümeye devam ettikçe Akşener'i çevreleyen halka daha da genişleyecek...

Daha önce de yazdım,
Akşener'in adı geçtiğinde, "Meral Akşener candır" cümlesi çıkar ilkin ağzımdan. Buna sebep, kariyerinde lekesi, gölgesi olmayan birisi olması kadar, Türkiye'de bütün kesimlerin zihin haritalarını yırtıp paramparça ederek bütün darbelerden daha çok ve kalıcı iz bırakan 28 Şubat'ın cuntacı generallerine ayar vermesidir.

 

***

Dün sabah,
Kervansaray Termal Otel'de, Bursa basınıyla yaptığı kahvaltıda dinledik Meral Akşener'i... O, yeri geldiğinde "posta koyan" tavrı/üslubu korumanın yanında, konuşmasını esprilerle süsleyerek daha sıcak, daha samimi bir ortamın oluşmasını sağladı.

Salona girişte,
MHP Orhaneli İlçe Başkanı İsmail Asa karşıladı beni. Tanırım, Ülkücü Hareket'e ömrünü vermiş, yürekli bir Dağlı'dır kendisi. Son yerel seçimlerde bütün rüzgarın Ak Parti lehine esmesine rağmen, Orhaneli'nin merkezinde MHP'yi birinci parti yapmayı başarmış bir ilçe başkanıdır. Bütünşehir Yasası gereği ilk defa köylerin de ilçe belediyesine oy kullandığı seçimlerde 167 oyla kaybettiler belediyeyi.

İsmail Asa;
MHP Genel Merkezi'nin görevden alma eğilimine rağmen yılmadan, yorulmadan Meral Akşener'le birlikte şehir, kasaba geziyor aylardır. Partililerin heyecanına istinaden, gidilen her yerde aynı heyecanın olduğunun altını çiziyor ki; bunu, Ak Parti'nin kuruluş sürecinde halkın duyduğu heyecanına benzetiyor İsmail Başkan.


***

Tekrardan Akşener'e dönecek olursak;
Devlet Bahçeli'nin, "bizim paralele teslim edecek partimiz yok" sözleriyle birlikte bütün gözler Akşener'e odaklandı ki; Paralel Medya ve kurumların Akşener'e ilgisini de görünce, taraflı tarafsız hemen herkes "acaba!" dedi.

Ve fakat,
Meral Akşener, bu konuda en çok kendisinin mağdur edildiğinin altını çizip, "Paralelle mücadeleyi gündemde tuttuğum için hedef haline getirildim. Bunu gündemde tuttuğum için bir kadının uğrayabileceği en ağır iftiraya uğradım. Ben bu arkadaşlarla, bu şerefsizlerle mücadelemi yapacağım" dedi.

Öte yandan,
Yüzde otuz, "Tayyipçiyim" diyen kitleye henüz dokunamadıklarını söyledi Akşener. Ancak buna rağmen yüzde 19'luk bir kitlenin ayağa kalktığını,  25'lik bir oy seviyesinin kendilerine yöneldiğinin altını çizdi.

Kuşkusuz bu tablo,
Akşener özelinde muhaliflerin, olağanüstü kurultayda aday olamamaları durumunda, merkez sağa da hitap edecek yeni alternatif bir parti oluşumuna giderler mi sorusunu getiriyor akla...

Meral Akşener,
"Üst kurul delegesi ne derse ben onu yapacağım" diyor. Bu ucu açık ifade Akşener'in ve/veya yol arkadaşlarının 2018'deki olağan kongreye hazırlanmak da dahil, eğer bir kitle partisi rüzgarının yakalanması durumunda yeni bir partinin müstakbel genel başkanı olarak sahne alması ihtimaline de işaret ediyor.

Ancak,
Burada bir uyarıda bulunmak isterim. Her gidilen yerdeki heyecan dalgası Meral Akşener'i de, yol arkadaşlarını da asla yanıltmasın. Bu hareketlilik Milliyetçi, Ülkücü taban üzerinde şekillenen bir heyecandır. Akşener ve arkadaşları, sahada kendilerine gösterilen ilgiye bakıp tarihsel siyasi duruşlarıyla uyuşmayan bir oluşuma giderlerse ummadıkları bir fiyaskoyla karşılaşabilirler...

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR