Limak Elektrik

Mustafa Esgin’den bir Bursa hikâyesi!

Önceki akşam,
Kısa adı BUSAT olan Bursa Sağlık Turizmi Derneği’nin, Ördekli Kültür Merkezi’nde birinci olağan genel kurulu vardı.

Kongreye ait,
Söylenecek pek bir şey yok. Zira kurucu Başkan Dr. Mustafa Esgin, oy birliğiyle yeniden başkan seçildi.

Ve fakat
Kongrede çizilen “Bursa Ufku” adına söylenecek çok şey var… Başkan Esgin’in, sağlık turizmini Türkiye’de bir ülke politikası haline getirme ve bu konuda bir “Bursa Modeli” oluşturma adına ortaya koyduğu vizyonun çok iyi okunması gerektiğini düşünüyorum…

Öte yandan,
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı İlhan Parseker’in, Bursa’nın yeni kaldıracının sağlık turizmi olduğuna ve BUSAT’ın bu manada ciddi bir sorumluluk üstlendiğine dair sözlerinin de altı çizilmesi gerekiyor…

Ne var ki;
Bursa adına ne zaman “iyi” şeyler düşünülüp, konuşulsa söz dönüp dolaşıp ulaşıma geliyor ve orada düğümleniyor…

Nasıl düğümlenmesin ki;
Türkiye’nin dördüncü büyük kenti olmanın yanında, bir sanayi başkenti olan Bursa’nın bir havaalanı yok… Olanlar da olması gerektiği gibi kullanılamıyor. Karayolu, kara kaderiyle boğuşurken, demiryolunun ise sadece adı var…

Söz ulaşımdan açılınca,
Liberal Demokrat Parti’nin eski ve asabı bozuk Genel Başkanı Besim Tibuk’un, yıllarca, “ulaşım üretimden önemlidir” dediğini hatırlıyor ve bir kez daha haklılığını tasdik etmek istiyorum…

Nitekim
Bursa’nın sağlık turizminde yol alabilmesi için tarifelere açık bir havaalanının vazgeçilmezliği de ortada. İşte tam da burada, BUSAT Başkanı Mustafa Esgin’den çarpıcı bir öneri geldi…

Dr. Esgin,
Güzelyalı Feribot Limanı’nın adının Bursa olarak konması gibi,  Bursa Yenişehir Havaalanı’nın adının da Bursa Havaalanı olarak değiştirilmesinin kentin ortak bir vizyonu olacağını düşündüklerini belirtti.

Ayrıca,
“İstanbul bizi planlamadan, Bursa kendi planını kent dinamikleri ile yapmalıdır” diyen Esgin; otoyol projelerinin, Bursa içinin önemi göz ardı edilmeden sonuçlanması gerektiğine işaret edip, “otoyolla birlikte Sabiha Gökçen Havaalanı’ndan Bursa’ya 45 dakikalık zamanla ulaşmak mümkün olacak” dedi.

Her şey bir tarafa,
Mustafa Esgin’in, “gelecek nesillere bırakacak güzel hikâyeler var. Bu hikâyeleri yazmak için çok çalışmak lazım” sözlerinin altını ayrıca çizmek istiyorum.

Kuşku yok ki;
Birçok yönüyle Mustafa Esgin kendi “Bursa Hikâyesi”ni yazıyor. Hem de çok güzel yazıyor. İyi de, Bursa’nın hikâyesini asıl yazmakla mükellef belediye başkanları siz neredesiniz Allah aşkına? 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR